Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

Sinüzit nedir?

Sinüzit, burun boşluğunun etrafındaki hava dolu cepler olarak tanımlanabilecek sinüslerin enfeksiyonudur. Sinüsler, normal şartlarda, soluduğumuz havayı nemlendirerek ısıtan yapılardır.

Sinüs kelimesi latince “sığ boşluk” anlamına gelir. Toplam 4 çift olan sinüsler, arasında bulundukları kemiklere göre isimlendirilir. Burnun her 2 yanında elmacık kemiklerine yakın olarak bulunan sinüsün adı maxiller sinüstür. Başın ön kısmını oluşturan frontal kemiğin içerisinde frontal sinüsler bulunur. Gözlere yakın olarak burnun her 2 tarafındaki sinüsler etmoid sinüs olarak isimlendirilir. Gözlerin arka kısmında ve kafatasının iç kısmında bulunun sinüs ise sfenoid sinüstür.

Sinüzit çeşitleri nelerdir?

Akut sinüzit: Akut sinüzit, subakut sinüzit, kronik sinüzitler ve tekrarlayan sinüzitler. Akut sinüzit hepimizin bir nezle veya grip sonrası senede 1-2 defa yaşayabildiği geçici iltihaplanmalardır. Çoğu kez antibiyotik tedavisiyle kısa sürede en fazla 1 ay içinde düzelir. Subakut sinüzit 1-2 ay arası süren sinüzitlere denir. Kronik sinüzitler genel olarak 2 ay veya daha uzun sürerler.  Yıllarca süren ve yılda birkaç defa olan sinüzitlere tekrarlayan (rekürran) sinüzitler denir. Tekrarlayan sinüzitlerin bir çeşit kronik koşul olduğu söylenebilir.

Paranazal sinüsler: Paranazal sinüsler, sinüs boşluklarının tümünü kapsayan tıbbi bir tanımlamadır. Sinüzit hastalığı hangi sinüsü tutmuşsa ona göre isimlendiririz. Bunlardan maksiller sinüzit yanak bölgesinin, frontal sinüzit alın bölgesinin, etmoid sinüzit göz arasındaki sinüslerin ve sfenoid sinüzit ise kafamızın orta bölümündeki sinüslerin iltihaplanmasıdır. Tümünün iltihaplanmasına pansinüzit deriz.

Çocuk sinüzitleri ve erişkin sinüzitleri: Çocuklarda da sinüzit atakları görülür. Geniz eti çocuklarda sinüzit ataklarının önde gelen nedenlerindendir. Çocuk sinüzitlerinde sıklıkla alerjik nezleyi de beraber görüyoruz. Erişkin yaşlarda geniz eti olmaz (geniz eti 16 yaşından sonra kaybolmuş olmalıdır)

Bakteriyel sinüzitler ve mantar sinüzitleri: İltihaplı sinüzit denildiğinde sıklıkla bakterilerin yol açtığı, sarı-yeşil burun ve geniz akıntılarının bulunduğu sinüzitler akla gelir. Oysa antibiyotiklerle düzelmeyen sinüzit hastalarında, üstelik tropikal ülkelere seyahat öyküsü de varsa mutlaka mantar sinüzitlerini düşünmek gerekir. Tıbbi adıyla da fungal sinüzitler belirgin hastalık tablosu yaratmadan sinsi ağrı veya geniz akıntısı belirtileriyle yıllarca sürebilirler.

Odontojenik sinüzitler: Odontojenik sinüzitlerde dişle ilgili bir müdahale sonrası, ağız içiyle bağlantılı bir kanal oluşabilir veya implant ya da dolgu maddesi sinüs boşluğu içine girerek burada iltihaplanmaya yol açabilir. Alerjik sinüzitlerde burun içinde yoğun akıntılar ve şişme sinüs kanallarını tıkayabilir. Eozinofilden zengin alerjik salgılarda bulunan toksik maddeler burun mukoza örtüsünün ve sinüs içerisinin işleyişini bozabilir. Polipli sinüzitlerde nedeni henüz tam olarak belirlenememiş polip adı verilen oluşumlar sinüs kanallarını tıkarlar. Bunlar kortizon tedavisi ile geriletilebilirler ancak tekrarlama eğilimindedirler. Genetik kökenli sinüzitler mukoza örtüsünün işleyişinin bozulduğu immotil silia sendromu, Kartagener sendromu ve kistik fibrozis gibi durumlardır. Bunlar çocukluk çağından itibaren ömür boyu sürebilecek sinüzit hastalıklarına yol açabilirler.

Görüldüğü gibi sinüzit çeşitleri çoktur, tüm bu durumların kombinasyonları da olabilir. Bu nedenle sinüzit tedavisi basit bir konu değildir. Başarılı sinüzit tedavisi için sinüziti doğru teşhis etmek ve tüm yönleri ile ele alabilmek gereklidir.

Sinüzit belirtileri nelerdir?

Sinüzitin belirtileri kişiden kişiye değişir. Genelde insanlar başı veya yüzü ağrıdığında sinüzit olduğunu düşünürler, oysa sinüzit kendisini ağrı ile çok az fark ettirir.  Sinüzitte ağrı oranı yüzde 5 civarında seyreder. Sinüzitte daha ön planda olan şikâyetler, burun tıkanıklığı, sesteki bozulma, yüzde dolgunluk hissi ve burun akıntısı olarak biliniyor. Genel olarak sinüzit belirtileri bu şekilde tanımlanabilir;

Geceleri veya sabaha karşı ortaya çıkan inatçı öksürük,

Sarı-yeşil renkli koyu kıvamlı burun akıntısı,

Göz çevresinde basınç hissi,

Nefeste kötü koku, koku alma bozukluğu, mide bulantısı ve/veya kusma,

10-14 günden fazla süren soğuk algınlığı (nezle/grip), bazen hafif ateş yükselmesi,

Burun tıkanıklığı ve horlama,

Geniz akıntısı ile birlikte bazen boğazda yanma,

Davranış değişiklikleri,

Uzun süre geçmeyen baş ağrısı

Sinüzit neden olur?

Sinüzitin oluşmasının birçok sebebi olabilir. Genel olarak sinüzit nedenleri kişiye ait faktörler ve çevresel faktörlerin bir araya gelmesi ile oluşur. Akut sinüzitin en sık karşılaşılan sebebi virüslerdir ve bu durum genellikle kendini sınırlama eğilimindedir. Soğuk algınlığı olan bireylerin yaklaşık olarak %90’ında sinüzite dair belirti ve bulgulara rastlanılır.

Alerjik bünyeye sahip insanlar atopik olarak sınıflandırılır. Atopik kişilerde sık sık sinüzit atakları meydana gelebilir. Bu kişilerde sinüzit gelişmesinde hava kirliliği, hayvan tüyleri, sigara dumanı ve toz gibi çevresel faktörler ön plandadır. Alerjiler aynı zamanda kronik sinüzit gelişimine de neden olur.

Geniz eti, burun eğriliği, kistik fibrozis, bağışıklık sistem yetersizliği, kuvvetli sümkürme bir diğer kronik sinüzitin nedenlerindendir. Bunun yanı sıra sürekli su altında kalan yüzücülerde de sinüzit gelişebilir. Burunda bulunan polip ve tümörler, yabancı cisim, burunda anatomik anormallikler ve  diş çürükleri de sinüzite neden olan diğer faktörler arasında yer alır.

Sinüs iltihaplanması anlamına gelen sinüzit herkeste karşılaşılabilen bir durumdur. Bazı rahatsızlıklar ve çeşitli durumlar halinde sinüzit gelişimine karşı bir yatkınlık söz konusu olabilir.

Burnun ortasında yer alan duvar yapısı septum olarak isimlendirilir. Septumun sağa ya da sola doğru yatık olması ise septum deviasyonu olarak adlandırılır. Septum deviasyonu olan bireylerde burnun bir tarafından hava geçişinin engellenmesine bağlı olarak kapalı bir ortam oluşur ve burada mikroorganizmaların üremesi kolaylaşabilir.

Septum deviasyonu dışında diğer bazı durumlarda da kişilerde sinüs enfeksiyonu gelişebilir.

Sinüzite yol açabilecek diğer durumlar şunlardır:

- Nazal polipler

- Alerji öyküsü

- Küf maruziyeti

- Zayıflamış bağışıklık sistemi

- Yakın zamanda geçirilmiş üst solunum yolu enfeksiyonu

- Kistik fibrozis

- Uçakla sık seyahat etmek

- Burun yapısındaki anormallikler

- Genişlemiş adenoidler (genizetleri)

- Dalış ve yüzme

- Diş enfeksiyonları ve tedavilerinin komplikasyonları

- Burun yaralanması

- Burunda sıkışmış yabancı cisimler

- Sigara ve sigara dumanı

Sinüzit Tedavisi 

Sinüzit tedavisinde kullanılan en önemli ilaçlar antibiyotikler ve burun içinden sprey olarak kullanılan steroidlerdir. Antibiyotik tedavi süresi sinüs enfeksiyonlarında en az 2-3 hafta olmalıdır. Bu enfeksiyonlarda antibiyotiklere karşı artmış direnç oranı, aynı anda birden fazla farklı bakteri ya da oksijensiz ortamda çoğalan mikroorganizma bulunma ihtimali ve uzun tedavi süresi göz önüne alınarak endoskopi eşliğinde burun içinden alınacak kültürlerin sonuçlarına göre ilaç seçimi tercih edilebilir. Bağışıklık sistemi yetmezliği olan ya da hastanede yatarken enfeksiyon alan hastalarda sinüs enfeksiyonlarının her tipinde kültür ve anti-biyograma göre antibiyotik seçilmesi gereklidir.

Sinüzit tanısı ile tedavi verilen hastalarda bilgisayarlı tomografi çekiminden önce 2-3 hafta uygun dozda antibiyotik ve kortizonlu burun spreyleri kullanılmalıdır. Belirgin şikayeti olmayan hastalarda tomografide sinüzit bulguları bulunsa bile ameliyat kararı vermeden önce hastayı takip edip şikayetlerin kontrol edilmesi uygun yaklaşım olacaktır. Şikayetleri düzelmeyen ya da tekrarlayan hastalarda cerrahi tedavi natif olarak düşünülmelidir.

Sinüzit tedavi aşamaları :

Sinüzit enfeksiyonlarında da akut enfeksiyonlarda olduğu gibi ilk tedavi seçeneği ilaçlarla uygulanan tıbbi tedavilerdir. Uygun süre ve içerikte uygulanan tıbbi tedavilere cevap alınamayan hastalarda cerrahi tedavi seçenekleri gündeme gelmektedir. Günümüzde sinüzitlerin cerrahi tedavisinde tercih edilen yaklaşım endoskopik sinüs cerrahisidir.

Bu ameliyat sırasında sinüslerdeki kronik enfeksiyon odakları temizlenmekte ve sinüslerin tıkalı olan burun içine boşalma kanalları uygun teknikler kullanılarak açılmaktadır.

Sinüzitten korunma yolları:

Kış aylarında görülme sıklığı artan hastalık, havalandırmanın yetersiz olduğu ortamlarda daha da artabilir. Bulunduğunuz ortamı sık sık havalandırarak enfeksiyon riskinden korunabilirsiniz. Isı değişiklikleri; özellikle soğuk ve rüzgârlı havalar sinüzit riskini arttırır. Böyle havalarda ağız ve burnunuzu kapatarak burnunuzun üşümesini engelleyerek sinüzit oluşumunu engelleyebilirsiniz. Burun kuruluğu burun tıkanıklığına ve dolaysıyla da sinüzit oluşuma neden olabilir. Burnunuzu sık sık nemlendirebilir ya da nemlendirici jel ya da sıvılar kullanabilirsiniz. Kalorifer petekleri ve klimalar havanın kurumasına yol açar. Kalorifer peteklerine nemli bir havlu koyabilir ve klimalarınızın nem oranını yükseltebilirsiniz. Bağışıklık sistemini güçlendirmek ve vücudun su ihtiyacını karşılamak amacıyla su tüketimini artırabilir ve ayrıca taze meyve tüketebilirsiniz.

Sinüzit Tedavisi hakkında merak ettiğiniz konuları Elazığ Özel Mediline Hastanesi Kulak - Burun - Boğaz    Bölümü uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu Çağrı Merkezimizi  arayarak bilgi ve randevu alabilirsiniz.

Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.

Sosyal Medyada Paylaşın: