Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

Lejyoner Hastalığı Nedir?

Lejyoner hastalığı veya Legionellosis, Legionella türlerinin neden olduğu ciddi bir akciğer enfeksiyonudur. Legionella ailesi şu anda 70 ayrı serogrubu kapsayan en az 50 türden meydana gelmektedir. Bunların sadece bir kısmı insanda hastalık ile ilişkilidir. Hastalığa en sık neden olan tur L.pneumophila’dır ve diğerlerinden farklı invazyon ve virulans yetenekleri ile " L.pneumophila serogrup ", vakaların %75-80’inden sorumludur. Bununla birlikte diğer türlerde özellikle  nozokomiyal pnömonilere neden olabilir.

Hastalık ilk olarak 1976 yılında Philadelphia’da bir otelde (Bellevue Stratford Hotel)  Amerikan Lejyonerlerinin katıldığı bir kongrede, katılımcılar arasında pnömoni ile seyreden bir salgınla tanımlanmıştır. Kongreye katılan  katılımcılardan 221’i L. pneumophila’dan etkilenmiş ve 34’ü yaşamını kaybetmiştir. Enfeksiyon ilk olarak lejyonerlerin olduğu toplantıda ortaya çıktığı ve  etken mikroorganizma akciğer doku örneklerinden izole edildiği için  hastalığa “Lejyoner hastalığı” denilmiş ve enfeksiyona neden olan bakteri de Legionella pneumophila olarak adlandırılmıştır. Lejyoner hastalığı ilk olarak otel kaynaklı bir salgın ile tanımlanmış olup çok geçmeden hastane kaynaklı salgınlar veya sporadik olgularla ortaya çıkabileceği de anlaşılmıştır.

Lejyonelloz terimi ise hafif ateşli hastalıktan (Pontiac ateşi), hızlı ve fatal olabilen pnömoniye kadar uzanabilen (Lejyoner hastalığı) bakteriyel enfeksiyonları tanımlamak için kullanılır. Lejyoner hastalığı, ılımlı bir alt solunum yolu tutulumundan, tüm organları etkileyen, ağır koma ve ölüme ilerleyebilen formlarıyla geniş bir klinik yelpazede ortaya çıkabilen sistemik karakterli bir enfeksiyondur. Temel patolojik olaylar akciğerlerde ortaya çıkar ve hastalığın seyrini savunma mekanizmalarının durumu belirler. Klinik ve radyolojik olarak diğer pnömonilerden ayırt edilemediği için kesin tanısı mikrobiyolojik inceleme ile konur.

Lejyoner Hastalığının nedenleri nelerdir?

Legionella bakterileri doğal sularda bulunan mikroorganizmalardandır. Dünyanın hemen her yerinde göl, nehir, bataklık, kaplıcalar gibi su kaynaklarından, toprak örneklerinden, kuyu suları, gübre, kanalizasyon içeriği ve okyanus kıyılarından Legionella’ lar  izole edilmiştir. Legionella’lar insan yapımı su sistemlerinde de yaygın bir şekilde gösterilmiştir. Su sıcaklığı uzun süre 25-55 0C arasında kaldığında Legionella ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkar. Güçlü bir su akışı bakterilerin üremesini engelleyebilir, ancak bu akış tüm sıcak su sistemi boyunca sabit değilse, suyun durgun olduğu bölgelerde ölü boşluklar meydana gelir. Ölü boşluklar bakterinin yerleşmesini kolaylaştırarak riski artırır.

Lejyoner Hastalığı Nasıl Bulaşır?

Kontamine bir su kaynağı yoksa Lejyoner hastalığı gelişmez. Bakterinin akciğerlere ulaşmasında iki yol olduğu kabul edilir. Yaygın olarak kabul gören yol, solunum havasına çevresel kaynaklardan yayılan (soğutma kulelerinin fanları, jakuzi ve duş başlıkları, sprey nemlendirme cihazları, dekoratif fıskiyeler...) Legionella içeren su aerosollerinin solunmasıdır. Diğer önemli bulaşma yolu, Legionella içeren suyun aspirasyonu sonucu orofarinkse yerleşmiş bakterinin solunum yollarına geçmesidir. İnsandan insana bulaş yoktur.

Lejyoner Hastalığı belirtileri nelerdir?

Lejyoner hastalığının inkübasyon periyodu 2-10 gün olmakla birlikte birçok vakada 5-6 günden sonra semptomlar ortaya çıkabilir. Hastalık erken dönemde ciddi bir gribal enfeksiyon şeklinde başlayıp bunları ateş kuru öksürük, baş ağrısı, yorgunluk, iştahsızlık, solunum sıkıntısı, kas ve eklem ağrıları gibi semptomlar takip eder. Akut durumlarda vücudun birçok sistemi etkilenip bulantı, kusma , mental konfüzyon ve hatta renal yetmezlik gelişebilir.

Lejyoner Hastalığı Risk Faktörleri nelerdir?

Lejyoner hastalığı “fırsatçı” bir enfeksiyon olarak da değerlendirilir; çünkü belirgin bir şekilde altta yatan bir hastalığı olan veya bağışıklık sistemi zayıf bireyler hasta olmaktadır. Normal bağışıklık sistemine sahip sağlıklı bireyler etkene maruz kalsalar bile çoğu kez enfeksiyon gelişmemektedir. Erkekler kadınlardan daha çok etkilenmektedir.

 Aşağıda yer alan faktörler hastalık riskini  arttırmaktadır. 

Sigara içiciliği

Alkol bağımlılığı

Kronik Akciğer hastalığı 

İleri yaş (50 yaş ve üstü)

Steroid ya da diğer immunosupresif ilaç kullanımı, bağışıklık sistemini baskılayan herhangi bir hastalığın veya sağlık sorununun bulunması (HIV-AIDS, kanser, kemoterapi-radyoterapi, organ transplantasyonu gibi)

Lejyoner Hastalığının Seyri nasıldır?

Ilımlı bir alt solunum yolu enfeksiyonundan komaya kadar değişik ağırlıkta klinik görünümlerle ortaya çıkabilir. Fizik muayenede hasta toksik bir görünümde olabilir. Pnömoni hızla her iki akciğere yayılabilir ve diğer organların da tutulduğu sistemik bir enfeksiyona ilerleyebilir. Olgular genellikle semptomların başlamasından sonraki 2-6 gün içinde hastaneye başvururlar. Klinik tablo hastanın yatırılmasını ve solunum desteği verilmesini gerektirecek ölçüde ciddi olabilir. Lejyoner hastalığında temel patolojik olaylar akciğerlerde ortaya çıkar ve hastalığın seyrini savunma mekanizmalarının durumu belirler. Fatalite hızı altta yatan hastalığa ve bağışıklık sisteminin durumuna göre değişir. Toplum kaynaklı vakalarda fatalite hızı %10-20 arasında görülmekte iken, hastane kaynaklı vakalarda % 40'a çıkabilmektedir.

Lejyoner Hastalığının komplikasyonları nelerdir?

Uygunsuz ADH salınımına bağlı olarak hiponatremi, renal yetmezlik ve rhabdomyoliz en önemli komplikasyonlar olmakla birlikte pulmoner fonksiyonlarda azalma, fulminan solunum yetmezliği, endokardit, dehidratasyon, septik şok, nörolojik semptomlar (mental durum değişikliği, letarji, baş ağrısı vb), septik şok, koma gibi komplikasyonlarda ortay çıkabilir.

Lejyoner Hastalığında Tedavi yöntemleri nelerdir?

Lejyoner Hastalığının aşısı yoktur. Makrolid, kinolon ve tetrasiklin gibi hücre içine giren antibiyotikler etkilidir. Erken antibiyotik tedavisi alanlarda genellikle 3-5 günde semptomlarda iyileşme gözlenebilmekle beraber antibiyotik tedavisi 10-14 gün devam ettirilmelidir.

Lejyoner Hastalığında Tanı Nasıl Konulur?

Klinik ve radyolojik özellikleri ile diğer pnömonilerden ayırt edilemeyen Lejyoner hastalığının kesin tanısı, hastalığın akla getirilmesini takiben yapılan mikrobiyolojik inceleme ile konmaktadır. Tanı, başlıca klinik örneklerin kültüründen bakterinin izolasyonuna, idrarda Legionella antijenlerinin gösterilmesine veya serumda Legionellalara karşı antikor titresindeki artışın saptanmasına dayanır.

Lejyoner hastalığı nasıl önlenebilir?

Lejyoner hastalığının meydana gelmesini önlemek için binalardaki havalandırma ve su sistemlerinin endüstriyel standartlara göre düzenli bakımı yapılmalıdır.

Duş başlıkları ve hortumları sökülmeli ve düzenli olarak  temizlenmelidir.

Duş başlıkları her zaman kullanılmıyorsa duştan önce sıcak su birkaç dakika duş başlığından iyice tazyikli bir biçimde akıtılmalıdır.

Kuyu suyu kullanılmadan önce sterilize veya filtre edilmelidir.

Toprak, saksı toprağı, organik gübrelerde bakteri tespit edildiği için bu kaynaklarla mesleki olarak temas etmek zorunda kalan ve bahçe işleriyle uğraşanların Lejyoner Hastalığına  yakalanmasını önlemek için aşağıda yer alan bazı önlemlerin alınması gerekir:

Bahçe işlerinde sulama yaparken su akışının düşük basınçta olması sağlanmalıdır.

İyi havalandırılmayan mekanlarda çalışılmaması gerekir.

Üreticilerin saksı toprakları ve gübre paketlerinin etiketleri üzerindeki aşağıda yer alan uyarıları dikkate alarak saksı toprağı tozuna maruz kalma riskini azaltmaları gerekir:

Tozu azaltmak için saksı toprağını ıslatınız.

Saksı toprağı, gübre paketlerini açarken yüzünüze yakın mesafede açmayın ve kullanırken eldiven ve P2 maskesi takınız.

Saksı toprağı veya diğer toprağı elledikten sonra, bir şey yemeden – içmeden ve sigara içmeden önce ellerinizi yıkayınız.

Lejyoner Hastalığı Tedavisi hakkında merak ettiğiniz konuları Mediline Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Uzman ekiplerine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden  online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu telefonumuzu arayarak bilgi alabilirsiniz.

Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.


Sosyal Medyada Paylaşın: