Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

İlk olarak Hindistan’da ortaya çıkan kolera bakterisi, Alman bakteriyolog Robert Koch tarafından Mısır'daki bir salgın sırasında 1883 yılında keşfedilmiştir. Çok bulaşıcı, salgın yapan, öldürücü bir hastalık olan kolera hakkında merak edilen tüm detaylar bu yazımızda...

Kolera Nedir?

Kolera, Vibrio cholerae adlı bir bakterinin yiyecek ve içeceklere bulaşması sonucu yayılan bir hastalıktır.  Kolera, şiddetli ishale neden olan, vücutta dehidrasyona yol açan ve tedavi edilmediği takdirde ölümcül olabilen tehlikeli hastalıkların başında yer almaktadır. Kolera genellikle bakterinin bulaşmış olduğu deniz ürünleri, yiyecekler ve içme suyu ile vücuda bulaşır. 

Kolera, ülkemizde pek görülmese de diğer ülkeler için hala daha ciddi bir sorun olarak görülmektedir. 1800’lü yıllarda oldukça yaygın olan ve birçok insanın ölümüne neden olan bu hastalık, su kanallarına yapılan arıtma sistemleri sayesinde daha az görülmektedir. 

Dünya Sağlık Örgütü, her yıl 1, 3 milyon ila 4 milyon vaka olduğunu bildiriyor. Kolera hastalığının en sık görüldüğü yer savaş, kıtlık, kalabalık ve temizliğin kötü olduğu yerlerdir. Genel olarak Afrika, Güney Asya ve Latin Amerika'nın bazı eyaletlerinde görülmektedir. Eğer bu bölgelere seyahat etmek istiyorsanız mutlaka ilgili önlemleri almalısınız.

Kolera Hastalığı Nasıl Bulaşır?

Kolera hastalığı mikrop ile kirlenmiş su ve gıdaların yenmesi ile bulaşır. Kalabalık ve sanitasyonun bozuk olduğu ortamlar, hijyenik kuralların uygulanamadığı durumlar, temiz su ve kanalizasyonun bozuk olduğu yerlerde salgınlar yapar.

Kolera Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Sadece 20 kolera enfeksiyonunun yaklaşık 1’i şiddetlidir ve enfekte olmuş kişilerin yüksek bir yüzdesi hiçbir semptom göstermez. Semptomlar ortaya çıkarsa, maruziyetten 12 saat ile 5 gün sonra görülmeye başlar. Hafif veya asemptomatik olanla şiddetli arasında değişir.

Koleranın en önemli belirtisi şiddetli ishal ve kusmadır. Diğer belirtiler ise:

– Hastada morarma, karnın içe dönük hali, gözlerin içe çökmesi

– Karın ağrısı ve şişlik

– Ağızda kuruluk ve ses kısıklığı

– Nabzın çok hızlı atması

Solunum yetmezliği

– Bitkinlik ve inleme

Hipotansiyon

Kolera Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Kolera hastalığının en büyük nedenlerinden biri kanalizasyon suyunun içme suyuna karışmasıdır. Mikroplu suyun içilmesi ya da kullanılması, vibrio cholerae bakterisinin vücuda girmesi için yeterlidir. Bunun yanı sıra kirli su ile sebze ve meyvelerin yıkanması, sebze ve meyvelerin hiç yıkanmadan tüketilmesi de koleranın nedenleri arasında yer alır.

Bir kolera hastasının kullandığı tabak, bardak, çatal ile yemek yemek, hastanın kullandığı havluyla aynı havluyu kullanmak, çamaşırlarını giymek gibi eylemler de koleranın başkalarına bulaşmasına neden olmaktadır. Kağıt paralar, karasinekler, az pişmiş ve çiğ deniz ürünlerinin tüketilmesi de koleranın yayılmasına aracı olur.

Kolera Hastalığının Tedavisi

Kolera hastalığı tedavisi için ilk yapılması gereken kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin yerine konmasıdır. Hasta acilen hastaneye yatırılır ve damar yolu açılarak sıvı ve ile tedavisine başlanır. Koleraya neden olan ince bağırsaktaki bakterilerin dışarı atımının gerçekleşmesi için zamanında ve doğru yapılan müdahalenin önemi büyüktür. Hastaya paketlenmiş, şeker ve tuz içeren oral rehidrasyon çözeltisi bol bol içirilir. Damardan uygulanan sıvı tedavisi hastaların % 99'unu iyileştirici etkiye sahiptir. Kolera aşısı özellikle salgın dönemlerinde oldukça önemlidir. Aşı %50 oranında hastalıktan korur. Kolera hastalarının durumu normale dönse bile patojen bakterinin vücuttan atımı 7 gün daha sürer. Bakterinin vücuttan tamamen atıldığını anlamak için 24 saat ara ile 2 dışkı kültürü alınması gerekir. Her iki kültürün de negatif olması bakterinin tamamen dışarı atıldığının göstergesidir.

Kolera Aşısı;

FDA , toksijenik Vibrio cholerae O1'in aktif olarak bulaşma olduğu bölgelere seyahat eden 18-64 yaş arası bireyler için kullanılabilecek tek dozluk oral Vaxchora adlı aşıyı onaylamıştır. WHO (Dünya Sağlık Örgütü) ise, Birleşmiş Milletler'e tedarik edilmek üzere Dukoral, ShanChol ve Euvichol-Plus/Euvichol adlı oral üç aşıyı onaylamıştır. Fakat CDC'ye (Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi) göre hiçbir kolera aşısının %100 koruyucu olmadığı, gıda ve su kaynakları için alınacak kontrol önlemlerinin yerini hiçbir aşının tutamayacağı bildirilmektedir. 

Koleradan Korunma Yolları;

Koleradan tam koruyan bir aşı bulunmamaktadır.

Temiz suya sahip olmak sağlık için temel gerekliliktir. Kolera enfeksiyonlarının asıl kaynağı kirli sulardır. Bu nedenle içme suyu kadar, yiyecek hazırlamada ve banyo yapmada kullanılan sularında temiz olması önem taşımaktadır

İçme ve kullanma suyu olarak klorlanmış şebeke suyu tercih edilmeli, kaynağı bilinmeyen ve klorlanmamış suları tüketmemeli, ancak zorunlu durumlarda 10 dakika kaynattıktan sonra kullanılmalıdır.

Kişisel hijyen kurallarına uyulmalı

Yemekten önce ve sonra tuvaletten önce ve sonra yemek hazırlamadan önce ve sonra bebeklerin altını değiştirmeden önce ve sonra bebekleri beslemeden önce ve sonra eller mutlaka bol temiz su ve sabunla yıkanmalıdır.

Toplu yaşam alanlarında tuvalet temizliği ve hijyeni, kapı kolları ve musluk temizliği çamaşır suyu ile sulandırılmış su kullanarak yapılmalıdır.

Kolera bulunan bölgelere seyahat edecek kişilerin kaynağını bilmedikleri su ve açıkta satılan gıdaları tüketmemeye özen göstermelilerdir.

Kolera olan bölgede özellikle çiğ deniz ürünlerinin yenmemesi gerekir. Deniz ürünlerinin ve yemeklerin en az 70 derecede pişirilmesi gereklidir.

Kolera hastasının dışkısı, kusmuğu ile kirlenen yüzeyler ve hastaların kullandığı eşyalar dezenfekte edilmelidir.

Karasinek gibi hastalığın yayılmasında önemli rol oynayan vektör ve haşerelerle mücadele edilmelidir.

Bireyler için kolera riskini azaltmada en etkili yollar, hijyenik gıda ve su tüketmeye özen gösterilmesi, insan atıklarının güvenli bir şekilde bertaraf edilmesi ve kişisel temizliktir.

Müsilaj (Deniz Salyası)

Son günlerin en çok tartışılan konularından biri olan deniz salyası (müsilaj), Marmara Denizi’nin birçok yerinde etkisini gösteriyor. Planktonların kısa bir sürede aşırı derecede artış göstermesiyle meydana gelen bu ciddi doğa sorunu, ülkemizde bazı uzmanlar tarafından Marmara Denizi’nin öldüğünün göstergesi olarak yorumlanıyor.

Fakat bugün, deniz salyasının insan hayatına yapabileceği en ciddi etkilerden birisi de açıklandı. Çevre bilim uzmanları, deniz salyasının kolera hastalığına yol açan bakteri olan vibrio chlorae’nin yayılmasına sebep olabileceğini belirtti. 

Kolera hastalığı tedavisi hakkında merak ettiğiniz konuları Elazığ Özel Mediline Hastanesi Tıbbi Mikrobiyoloji Bölümü Uzman ekiplerine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden  online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu Çağrı Merkezimizi arayarak bilgi alabilirsiniz.

Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.


Sosyal Medyada Paylaşın: