Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

İnme belirtileri kendini, vücudun bir ya da her iki tarafında güçsüzlük, vücudun bir ya da her iki tarafında his kaybı, konuşma güçlüğü ve bilinç değişikliği olarak gösterir. İnme geçiren hastanın nerede ve nasıl tedavi ve bakım gördüğü önemlidir. Peki inme nedir ve neden olur? İşte bilmeniz gerekenler...

İnme (felç) nedir?

“Felç” adı ile de bilinen inme, çoğunlukla beynin bir bölgesinin oksijen ve şeker ihtiyacını sağlayan kan akımının aniden kesintiye uğramasıyla, bazen de beyin dokusu içine kanama ile ortaya çıkar. Kalp krizinden esinlenerek bu duruma“ beyin krizi” adını verenler de vardır.  Bu durumda beyin hücrelerinde geçici veya kalıcı bir hasar oluşur. 

Hücrelerdeki kalıcı hasar vücudun, bu hücreler tarafından kontrol edilen bölgesinde kalıcı fonksiyon kaybına yol açabilir; örneğin sağ beyinde hareket fonksiyonunu kontrol eden hücreler hasarlandığında vücudumuzun sol tarafında kol ve bacakta güçsüzlüğe yol açan tam veya kısmi inme oluşur. İki ana inme tipi vardır:

İskemik İnme:  Tüm inmelerin yaklaşık % 85'i iskemik yani tıkanmış veya daralmış bir arterden kaynaklanır. Trombotik inme tipi olan iskemik inme; beyninize oksijen bakımından zengin  kan akımı sağlayan damarlardan birinde  kan pıhtısı yada tıkanıklığı  oluştuğunda ortaya çıkar. Embolik inmede ise başka bir damardan kopan kan pıhtısının damar boyunca hareket etmesi ve sonuçta dar bir beyin arteri içine girip tıkamasıyla oluşur.

Hemorajik İnme:  Bu daha az görülen inme tipinde  beyindeki kan damarından yırtılma yada parçalanma sonucu ortaya çıkar. Damarı duvarlarının  kontrolsüz yüksek tansiyon veya zayıf noktalarının bulunması hemorajik inmenin olası nedenlerinden sadece ikisidir. Beyinde hemorajik inme meydana geldiğinde buna intraserebral kanama denir. Beyninizin yüzeyinde veya yakınında inme meydana geldiğinde, buna subaraknoid kanama denir.

İnme (Felç) belirtileri nelerdir?

Felç belirtileri beyin tarafından kontrol edilen vücut kısımlarında görülür. Bu belirtilerin bazıları şunlardır:

Vücudun bir ya da her iki tarafında güçsüzlük : Sıklıkla kollar, bacaklar, eller ve yüzde meydana gelir. Kol ve bacaklarda genellikle sağ veya sol taraftan biri etkilenir.  

Vücudun bir ya da her iki tarafında his kaybı :  Bazı kişilerde vücudun bir kısmında hissizlik, uyuşma ve iğnelenme şeklinde bir his oluşabilir. 

Konuşma güçlüğü : inme geçiren kişi konuşmada ağırlaşma, peltekleşme veya bazen doğru kelimeleri bulmada zorluk yaşar. Bazı kişiler ise konuşulanları anlamakta güçlük çeker.  

Bilinç değişikliği: Bilinç kaybı, uyku hali, etrafın farkına varamama, sorulan soruları ve yapılması istenenleri anlayamama durumu görülebilir.

Görme bozuklukları :  İnmede, çift görme, tek gözde, sağ ve ya sol görme alanında bir görme kaybı oluşabilir.  

Ani başağrısı : Nedeni bilinmeyen ani baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, kusma ve denge sorunları yaşanabilir. 

İnme (felç) nedenleri nelerdir?

Beyindeki nöronlar da aynı vücudumuzdaki hücreler gibi kan yoluyla taşınan oksijen sayesinde beslenmektedir, fakat bir sinir hücresinin doğrudan kanla teması o hücrenin ölümüne sebep olur. Bu sebeple de bahsedilen sıvı içerisinden beyni besleyen atardamarlar geçer. Bu damarlar kısmi ya da tamamen tıkandığında beynimiz görevi olan; hareket etme, düşünme, konuşma, hissetme, görme, algılama gibi ‘bilişsel işlevler’ denilen fonksiyonlarını kısmi ya da tamamen yerine getiremez.·

Damar sertliği: Ateroskleroz olarak da bilinen damar sertliği, inmenin en sık görülen sebebidir. Damar sertliği temelde, damar cidarında gelişen kolesterol temelli bir yapılaşmaya bağlı ortaya çıkar. Plak adı verilen bu yapı, kanın aktığı damar lümenini daraltarak veya yırtılması sonucu pıhtılaşma etkisiyle tamamen tıkayarak kan dolaşımının bozulmasıyla sonuçlanır. Bu bağlamda, yanlış beslenme, hareketsiz yaşam, obezite, yüksek kolesterol, diyabet gibi çeşitli etkenler damar sertliğine yol açarak inmeyle sonuçlanabilir.

Emboli: Özellikle atrial fibrilasyon gibi kalp ritim bozukluklarında kalp odacıklarında gelişen pıhtıların kan dolaşımı ile taşınarak sinir sistemine ait damarları tıkamasına emboli adı verilir. Damar içinde pıhtılaşmayı artıran her türlü sağlık problemi emboli ile sonuçlanabilir.

Beyin kanaması: Sinir sisteminde yer alan damarlardaki balon şekilli bozukluklara anevrizma adı verilir. Anevrizmaların duvarları damar cidarına göre ince ve yırtılmaya müsait olduğundan, çeşitli koşullarda anevrizmaların bütünlüğü bozulabilir ve ciddi beyin kanamaları meydana gelebilir. Bu durumda anevrizmalı damarın beslediği dokularda dolaşım yetersizliği oluşarak inme gerçekleşebilir.

Hipertansiyon: Kan basıncının çok yüksek olduğu koşullarda, beyin damarları zarar görerek sinir dokularının içinde kanamalarla sonuçlanabilir. Bu ise ilgili dokuda dolaşım yetersizliği ve inmeyle neticelenir.

Damar anomalileri: Arteriovenöz malformasyon adı verilen anormal damar yapılanmaları dolaşım yetersizliğine ve inmeye yol açar.

Vaskülitler: Damar duvarlarının iltihaplanması olarak bilinen vaskülitler özellikle çeşitli oto-immün ve romatolojik hastalığın  seyri esnasında meydana gelir. Vaskülitler beyin damarlarında dolaşım bozukluğu yaparak inmeye sebep olabilir.

Enfeksiyonlar: Sinir sisteminde gerçekleşen çeşitli enfeksiyonlar hem damar yapılarına zarar verebilir; hem de apse oluşturarak damarlara bası yoluyla dokuların oksijen desteğine engel olabilir.

Kalp yetmezliği: İleri sol kalp yetmezliklerinde sinir sistemine yeterli kan pompalanamaması durumunda dokular oksijensiz kalarak inme gerçekleşebilir.

Zehirlenmeler: Kandaki oksijen taşınmasından sorumlu hücrelerin çeşitli zehirlenmeler nedeniyle oksijeni dokulara ulaştıramadığı durumlarda inme ortaya çıkabilir.

Sigara kullanımı: Sigara hem damar sertliğini artırarak, hem damarların kasılmasını ve daralmasını uyarması sonucu kan dolaşımını bozarak, hem de oksijen taşınmasını olumsuz etkileyerek inme gelişimini tetikleyebilir.

Kanser: Çeşitli kanserlerde tümör hücreleri hem kan dolaşımına geçerek damarlarda tıkanma yapabilir; hem de damar içi pıhtılaşmayı artırarak inmeyi kolaylaştırabilir.

Bazı hematolojik hastalıklar: Orak hücreli anemi, lösemi gibi çeşitli hematolojik hastalıkların seyrinde inme gerçekleşebilir.

Ek olarak, bazı ilaçlar sinirlerin işlevini etkileyebilir ve nadir durumlarda felce neden olma potansiyeline sahiptir.

İnme (felç) Tedavisi

İnme geçiren hastanın nerede ve nasıl tedavi ve bakım gördüğü önemlidir. Son yıllarda sağlanan en önemli gelişme hastaların erken dönemde kalp krizi geçiren hastaların yatırıldığı koroner yoğun bakım ünitelerine benzer şekilde yapılandırılmış “İnme Merkezleri” veya daha sık kullanılan adıyla “İnme Üniteleri” inme geçiren kişilerin bu merkezlerde bakım ve tedavi gördüklerinde belirgin fayda sağladıkları belirlenmiştir.

İnme hastaları hastanede her hangi bir yatağa yatırıldığında, bu yatak isterse bir genel nöroloji servis yatağı olsun ölüm ve sakatlık riski açısından inme ünitelerine göre daha büyük bir risk altındadır. Kalp krizi geçiren hastalar gibi tedavi şansı açısından zamana karşı yarışan inmeli hastaların bu konuda deneyim sahibi özelleşmiş bir doktor ve hemşire ekibinin denetiminde, hastanenin bu konudaki tedavilere ayrılmış özel bir mekânında, önceden belirlenmiş tedavi ve bakım protokolleri ile tedavi edilmeleri, modern inme tedavisinin temelini oluşturmaktadır. 

İnme (felç) Tedavi Yöntemleri:

İntravenöz tromboliz : İnmenin acil tedavisinde beyni besleyen damarın tıkanması nedeni ile bozulan beyin kan akımının hızlı bir şekilde düzeltilmesi gerekmektedir. Tedavide,  felcin oluştuğu andan itibaren her dakika çok önemlidir. Toplardamar içi pıhtı eritici ilaç tedavisi (intravenöz trombolitik tedavi) felç belirtileri başladıktan sonra en geç ilk 4.5  saat içinde yapılabilen toplardamar içi pıhtı eritici ilaç uygulamasıdır. Bu amaçla ilaç olarak rekombinan yani genetik mühendislik yolu ile üretilmiş doku plazminojen aktivatörü (rtPA) kullanılır. İdeali mümkün olan en kısa süre içinde yapılmasıdır. 

Bu tedavi pıhtıyı çözerek kan akışının hızlı  ve etkin bir şekilde düzelmesine dolayısı ile felcin düzelmesine yardımcı olur.

Eğer hastanın durumu bu tedavinin uygulanması için uygun değil ya da felcin oluşmasından itibaren geçen zaman dilimi uzamış ise damar içi pıhtı çözücü tedavi uygulaması yapılamaz. Doktorunuz tedavide başka ilaç ve yöntemlere başvuracaktır.

Endovasküler tedaviler : Beyni besleyen ana damarlar pıhtı ile tıkanmış ise bu geniş damarların içindeki pıhtı kitlesinin eritilmesinde toplardamar yolu ile uygulanan pıhtı eritici ilaç yani intravenöz tromboliz tedavisi yeterli olmaz. Bu durumda tedavinin esas amacı pıhtının damarın içinde eritilmesi veya damarın içinden çıkarılmasıdır. Bu amaçla yapılan tedaviler endovasküler veya girişimsel tedaviler olarak adlandırılmakta ve anjiyografi yoluyla yapılmaktadır.

Bu tedavi yönteminin felç başlangıcından sonraki ilk 8 saatte uygulanması gerekmektedir.

Atardamariçi Pıhtı Çözücü İlaç Tedavisi (İntraarteryel Tromboliz) : Anjiyografik yöntemle kasıktan ince ve esnek  bir kateterle atardamarın içine girilir, burada beyni besleyen damarlara doğru ilerlenerek felce neden olan tıkalı damara ve onu tıkayan pıhtıya ulaşılır, pıhtının içine ya da yakınına düşük dozda pıhtı eritici ilaç, rtPA direkt  olarak uygulanır. Bu yöntem günümüzde genellikle yardımcı bir tedavi yöntemi konumundadır. 

Mekanik Pıhtı Çıkarma Tedavisi (Trombektomi) : Anjiyografik yöntemle kasıktan ince ve esnek  bir kateterle atardamarın içine girilir, burada beyni besleyen damarlara doğru ilerlenerek felce neden olan tıkalı damara ve onu tıkayan pıhtıya ulaşılır. Damarı tıkayan pıhtı damarın içinden özel geniş çaplı kataterlerle emilerek (aspirasyon) veya özel geriye çekilebilir stentler ile tutulup damar içinden çıkarılır.

İnme (felç) tedavi yöntemleri hakkında merak ettiğiniz konuları Elazığ Özel Mediline Hastanesi Nöroloji Bölümü Uzman ekiplerine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden  online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu Çağrı Merkezimizi arayarak bilgi ve randevu alabilirsiniz.

Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır.. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.

Sosyal Medyada Paylaşın: