Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

Deliryum, zihinsel yeteneklerde görülen ciddi bir rahatsızlıktır. Bilinçte bulanıklık, kendini bir şeylere odaklamada sorun yaşama, garip hayaller görme, etraftaki eşyaların şekil, yer değiştirdiğini görme ya da anlamsız öfkelenme, çevre bilincinin azalması ve kafa karışıklığı ile kendini gösteren geçici bir durumdur.

Deliryum, diğer adı ile akut beyin yetmezliği hastalığı çok karmaşık bir yapıdadır. Deliryum, hem ruhsal hem de nörolojik nedenlerden kaynaklanmaktadır. Belirtileri bireyden bireye ve hastalığın aşamasına göre farklılık göstermektedir.

Deliryum hastalığının en önemli özelliği hastalığın hızlı bir şekilde ilerleme özelliğine sahip olmasıdır. Kısa sürede çok hızlı bir şekilde ilerler. Deliryum düşüncede ortaya çıkan bir hastalıktır. Deliryum hastalığı çok eski çağlarda tanısı konulmuş bir hastalıktır.

Deliryum Tipleri

Klinikte tek tip deliryum tablosuna rastlanmaz. Klinik olarak üç tip deliryumdan söz edilmektedir

a. Hiperaktif ( ajite, hiperalert) tip : Daha çok madde yoksunluğunda görülür. Sanrı, halüsinasyon, ajitasyon, yönelim bozukluğu ön plandadır. Tüm olguların yaklaşık %30’unu oluşturur. Hastanede kalma süreleri daha kısa, prognozları daha iyidir.

b. Hipoaktif ( laterjik, hipoalert) tip : Depresif, katatonik belirtiler, laterji ve uyanıklık düzeyinde azalma belirgindir. Bu hastalar konfüzedir ve yorgun görünümdedir. Tüm olguların yaklaşık %24’ünü oluşturur.

c. Karışık (mikst)tip : Her iki tipin de özelliklerini taşır. Bu grupta, klinik belirtiler kısa sürede önemli değişiklikler gösterir. Tüm olguların yaklaşık %46’sını oluşturur. 

Deliryum belirtileri nelerdir?

Bilinçte dalgalanma ve oryantasyon bozukluğu: Bilinçlilik halini, uyanık olma ve etrafa olan farkındalığın tam olması şeklinde tarif edebiliriz. Deliryumda bu uyanıklılık ve çevreye farkındalık hali gün içinde dalgalanmalarla seyreder. Gün içinde bir an etrafında olup bitene farkındalığı tam olan, zihni berraklaşan hastalarımız birkaç saat sonra belirgin kafa karışıklığı yaşayabilir. Özellikle geceleri kötüleşmeler daha sık yaşanır ve kişi günün hangi saatinde, hangi günde, hangi ayda ya da yılda olduğunu bilemeyebilir. Nerede olduklarını ve niçin orada olduklarını hatırlayamayabilir, başka bir yerde olduklarını sanabilir, zaman zaman çevrelerindeki kişileri tanıyamama ve karıştırma da gözlenebilir.

Uyku uyanıklık döngüsünde bozulma: Deliryum sürecinde hastaların gece gündüz döngüleri tersine dönebilir ve geceleri uyumayan, uyuyamayan hastalar, gündüzleri uyuklayarak geçirme eğilimde olabilir. Düzenli gece uykusunun alınamaması ise tablonun şiddetlenmesinde önemli bir etkendir.

Dikkat ve hafıza sorunları: Şiddeti değişmekle birlikte deliryum tablosunda hastalar, dikkatlerini toplamakta, konsantrasyonlarını sürdürmekte güçlük çekerler. Bazen dikkati sürdürememe o kadar belirgin olur ki, karşısındakilerin dediklerini anlamasına, bazen de doğru kelimeleri bulup, düzgün cümleler kurarak derdini anlatabilmesine engel olabilir. Zaten zaman, yer ve kişiler konusunda da kafaları karışık olduğu için, konuşmaları dinleyenlere dağınık ve saçma gelebilir.

Algılar ve düşünceler: Deliryum tablosunda beyin işleyişinin bozulması nedeniyle hastalarımız gerçekte var olmayan ancak onların 5 duyu yolu ile algıladıklarını iddia ettikleri bazı uyaranlardan bahsedebilirler. Varsanı - halusilasyon da denilen bu durumlarda hastalarımız, başkalarının görmediği şeyleri gördüklerinden, duymadıkları sesleri duyduklarından bahsedebilirler. Örneğin odada birinin gezdiğini, duvarda örümceklerin, böceklerin dolaştığını, birilerinin onlara seslendiğini söyleyebilirler. Bazen de, tuhaf, gerçek olması mümkün olmayan ancak onların güçlü bir şekilde inandığı düşüncelere sahip olabilirler. Sanrı olarak da tarif edilen bu durumlarda, kendilerine birilerin zarar vereceği düşünceleri hakim olabilir. Bu sebeple, hemşireler tedavi verirken ya da aile bireyleri kendilerini besler iken zehirlenebileceği düşüncesini ve korkusunu yaşayabilirler.

Duygular ve davranışlar: Deliryumda başlamadan hemen öncesinde silik duygusal değişiklikler yaşanır. İç sıkıntısı, çabuk öfkelenme, aşırı kaygı ve huzursuzluk hali, çabucak duygulanarak ağlama gibi yoğun duygular görülebileceği gibi, tam tersi şekilde aşırı bir durağanlık ve çevreye kayıtsız hali de gözlenebilir. Hiperaktif deliryum denilen ve huzursuzluk ve yerinde duramama halinin belirgin olduğu durumlarda, devamlı yataktan kalkmak isteme, yargılama ve doğru karar verme süreçlerinin bozulması nedeniyle de damar yollarını ve serumu sökmeye çalışma, hastaneden gitmeye çalışma gibi uygunsuz davranışlar sıklıkla gözlemlenebilir. Hipoaktif deliryum tablosunda ise hastalar daha az iletişime girer, daha az hareket eder ve günün büyük bir kısmını uyku halinde geçirebilirler.

Deliryum hastalarının sadece yarısı, yaşadıkları bu deneyimi hatırlayabilmektedir. Öte yandan hasta yakınları için, korkutucu olabildiği gibi, belirtilerin yönetilmesi güç olduğundan aynı zamanda zorlayıcı da bir dönemdir.

Deliryum Nedenleri  Nelerdir?

Deliryum, beyindeki sinyallerin karışması durumunda ortaya çıkar. Bozukluğun sebebi, beyni savunmasız hale getiren ve beyin aktivitesindeki bir sorunu tetikleyen faktörlerin kombinasyonundan kaynaklanmaktadır.

Deliryuma sebebiyet veren tek bir neden ya da birden fazla neden mevcut olabilir. Bazen hiçbir neden tespit edilemez. Bunlar:

Belirli ilaçlar ya da ilaç toksitesi

Alkol ya da uyuşturucu zehirlenmesi

İnme, kalp krizi, kötüleşen akciğer ve karaciğer hastalığı ve düşme sonucu yaralanma gibi tıbbi bir durum kaynaklı

Düşük sodyum, düşük kalsiyum gibi metabolik dengesizlikler

Şiddetli, kronik veya ölümcül hastalık yaşamak

Özellikle çocuklarda rastlanılan ateş ve akut enfeksiyon maruz kalmak

Yaşlılarda görülen idrar yolu enfeksiyonu, zatürre ya da grip 

Karbonmonoksit, siyanür gibi toksinlere maruz kalma

Yetersiz beslenme ve dehidrasyon sorunları

Uyku yoksunluğu veya şiddetli duygusal sıkıntı

Ağrı

Anestezi içeren cerrahi veya diğer tıbbi prosedürler

İlaç veya ilaç kombinasyonları etkileri

Deliryum yaşayanlar;

Deliryum yaşayanlar sıklıkla depresyon, fonksiyonel psikozlar (şizofreni, hezeyanlı bozukluk gibi), bipolar bozukluk ve kısa reaktif psikoz, demans ile ayırıcı tanı güçlüğü yaratır. Bu hastaların çoğundan; depresyon, negativizm, uyum güçlüğü gibi ön tanılarla psikiyatrik konsültasyon istenmiştir. Tıbbi hastalarda ortaya çıkan davranış bozukluklarında her şeyden önce, deliryum gelişim riskini dikkate almak gerekir. Akut başlangıç, bilinç durumunda bozulma, ruhsal tabloda değişiklikler, yaygın bilişsel bozukluk, uyku-uyanıklık ritminin bozulması, yönelim bozukluğu, tablonun gece ağırlaşması, patolojik refleksler, görsel ve taktil halüsinasyonlar, diğer fonksiyonel psikiyatrik bozukluklardan ayırıcı tanıda yardımcı ve patogonomiktir. 

Deliryum Tedavisi

Deliryum bedensel sorunların ruhsal hastalık görüngüsünde ortaya çıkması olduğundan temel tedavi altta yatan bedensel sorunun tespiti ve tedavisidir. Altta yatan sorunun tespiti için fizik muayene yanında kan testleri istenebilir. Şüphelenilen hastalığa göre zaman zaman radyolojik görüntüleme (akciğer grafisi, tomografi, MR) istenebilir.

Tetkikler sonucunda tespit edilen probleme yönelik tedavi uygulanır. Deliryum, vücutta su tuz minarel dengesizliğine bağlı ise sıvı takviyesi ve eksik minerallerin yerine konulması bir tedavi seçeneğidir. Altta yatan sorun enfeksiyon ise, antimikrobiyal ilaçlar ile tedavisi öncelikli olacaktır. Ağrı ise ağrının giderilmesi, ağrı kesiciler ise, ilaç sadeleştirilmesi veya doz azaltılması tablonun düzelmesini sağlayabilir. Yani sorun ne ise tespiti ve tedavisi deliryumun esas tedavi şeklidir. Deliryum ne kadar sürede geçer sorusunun cevabı da altta yatan durumun tedavisine bağlıdır. Ancak ne yazık ki tüm çabalara rağmen birçok hastada deliryuma sebep olabilecek sorun net olarak tespit edilememektedir.

Altta yatan hastalığı tedavisi sırasında, hastanın yaşam kalitesini arttırabilmek, uyku uyanıklık düzenini sağlamak, farkında olmadan kendisine veya çevresine zarar verme riskini azaltmak da en birincil amaçtır.

Deliryum hastalarını mümkünse kalabalıktan ve gürültüden uzak, tek başına bakım alabileceği ve hem hasta yakınları hem de tedavi ekibince yakından takip edilebilecek bir odada gözlemek uygun olacaktır.

Gece olduğunda ışıkları loşlaştırmak ya da kapatmak gündüz olduğunda ise gün ışığının odaya girmesini sağlamak, gece gündüz döngüsünün düzelmesini destekleyecektir.

Hastalarımızın kafası karışık olabileceğinden, kendisi ile ilgilenen kişilerin konuşmaya başlamadan kendisini tanıtması, mümkünse aynı hemşireler ve bakım verenler tarafından bakılması, sık sık nerede olduğu, niçin burada olduğu, haftanın hangi günü olduğu, ne kadar süredir hastanede olduğu gibi bilgilerin aktarılması, hastanın yeniden etrafa farkındalığını artıracaktır (re-oryantasyon)

Benzer şekilde odada, takvim, saat ya da aşina oldukları eşyaların bulunması da çevresine farkındalığı destekleyecektir.

Hasta huzursuz ve sıkıntılı olduğu durumlarda telkin edilmelidir. Zaman zaman hayaller görme ya da sesler duyma nedeniyle hastalarımız çok huzursuz olabilirler. Bu durumda hasta yakınları ne hayalleri onaylayıp eşlik etmeli (Örneğin: Evet anne ben de o örümcekleri görüyorum, temizleteceğim sen kafana takma), ne de hastayı olmadığına dair ikna etmeye çalışmalardır. (Örneğin; öyle bir şey yok, gel bak dokunmaya çalış istersen vs). Yapılması gereken, hastanın sıkıntısının fark edildiğini belli etmek ve dikkatini başka bir yöne çekmeye çalışmak olacaktır. (Örneğin: Ben senin gördüğün örümcekleri görmüyorum ama senin çok sıkıntılı olduğunu görebiliyorum, bazen hasta iken böyle olabiliyormuş istersen biraz televizyon izle ya da gözlerini kapa uyumaya çalış, ben burada olacağım…)

Bazen yukarıda bahsedilen davranışçı yöntemler de fayda etmeyebilir. Bu durumda hastanın yerinde duramama ve huzursuzluk halini azaltacak, uyku düzenini sağlayacak, halusilasyonlarını giderecek ilaç tedavileri verilebilmektedir. Antipsikotik ilaçlar sıklıkla ilk tedavi seçeneği olarak kullanılır. Şiddetli tablolarda antipsikotiklere benzodiazepin denilen yatıştırıcı etkisi olan ilaçların eklenmesi gerekebilir.

Deliryum geçirenler ; 

Deliryum geçiren hastalarda tedavinin etkili olabilmesi için kontrollerin aynı doktor tarafından yapılması büyük önem taşır. Ayrıca, hastanın dış uyaranlardan uzak, sessiz ve yeteri kadar ışık alan bir odada kalması da önemlidir. Doktor tarafından hastanın düzenli aralıklarla kontrol edilmesi ve hastanın kendine zarar verme riski göz önünde bulundurularak daima odada başka birinin bulundurulması da dikkat edilmesi gereken noktalar arasında yer alır. Hastanın kaldığı odaya saat, takvim gibi eşyalarla birlikte kendisine ait olan, tanıyacağı eşyaların konulması hastanın farkındalığını artırır ve bu noktada hastanın yakınlarıyla irtibata geçmek hastanın daha yakından takip edilebilmesini sağlar.

Deliryum tedavisi hakkında merak ettiğiniz konuları Elazığ Özel Mediline Hastanesi Psikiyatri Bölümü uzmanlarına sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu Çağrı Merkezimizi arayarak bilgi ve randevu alabilirsiniz.

Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.

Sosyal Medyada Paylaşın: