Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

Her yıl 30 milyondan fazla kişiyi etkileyen ve yaklaşık 8 milyon kişinin ölümüne sebep olan sepsisin görülme oranı son 20 yılda yüzde 140 arttı. Her yaşta ortaya çıkabilen sepsis, özellikle gelişmekte olan ülkeler için önemli bir tehlike. Spsisten korunmanın bir yolu var mı? Bu hastalığın teşhisinde gerekli olan 'altın standart' ne? Kimler risk altında? uzmanlarımızdan önemli açıklamalar...

Sepsis Nedir?

Sepsisin yaygın adı kan zehirlenmesi olsa da bu deyim yanlış. Sepsis, enfeksiyona karşı vücudun verdiği cevabın organlara zarar vermesiyle ortaya çıkar. Şok, organ yetmezlikleri ve özellikle de erken tanınıp tedavi edilmezse ölüme yol açar. Aşı, antibiyotik ve yoğun bakım uygulamalarındaki tüm ilerlemelere rağmen enfeksiyondan ölümün en sık nedeni. Sepsis olan hastaların yüzde 30-60’ı hastanede ölüyor. Dünyada her üç saniyede bir kişi sepsis nedeniyle kaybediliyor. Sepsis, yüksekten düşme, trafik kazası, miyokard enfarktüsü, ağır enfeksiyon, bir grip virüsü, yine basit veya zor bir ameliyat gibi her hangi bir nedenle vücutta ciddi bir stres yaratan olaylar sonrasında gelişebilir. Bunların etkisiyle aktive olan bağışıklık sisteminin olumsuz yönde çalışarak bir veya daha fazla organ yetmezliğine neden olabiliyor. Sepsis bir hastalıktır. Enfeksiyonun uzantısı olmayabilir. Ancak sepsise enfeksiyon eşlik eder. Burada bağışıklık sisteminin baş edememesi değil, bağışıklık sisteminin aşırı aktivasyonu veya yanlış kodlanması sonucunda oluşan savunma amaçlı bir takım maddelerin organizmayı hasarlandırması sözkonusu. Bağışıksık sistem anarşisi de diyebiliriz. Organizmanın başına gelen her hangi büyük bir olay karşısında bağışıklık mekanizmasının şaşırması söz konusu. Sepsiste iç dinamikler ve dengeler bozulur. Sepsisin oluşmasında ileri derecede karmaşık bir takım döngüler söz konusu. Bütününde değerlendirildiğinde ise sepsis organizmanın tamamını ilgilendiren son derece karmaşık süreçler bütünü.

Sepsis Çeşitleri Nelerdir?

Sepsis, vücudun mikroorganizmayla mücadelesi esnasında salgılanan çeşitli biyokimyasal moleküllerin etkisiyle, yaygın iltihabi reaksiyonun gelişmesi sonucu ortaya çıkar. Sitokin adı verilen bu moleküller; normal bireylerde bağışıklık sisteminin enfeksiyon etkenini tespit etmesi, aktifleşmesi ve etkili bir şekilde elimine etmesi için önemli rol oynar. Ancak enfeksiyon vücudun geneline yayıldığında, sitokin üretimi de çok miktarda artar ve olağandan fazla enflamasyona neden olarak hastalık tablosuyla sonuçlanır. Sepsis tedavi edilmediğinde sitokin üretimi daha da artarak vücudun fizyolojik işlevlerini bozar ve başta kalp-damar sistemi olmak üzere vücudun tüm sistemlerinde aksamalara sebep olur. Sonuçta dolaşım yetmezliği ile beraber çoklu organ yetmezliği gelişir. Yine sepsisin etkisiyle, kan hücrelerinin fonksiyon kaybına uğramasıyla yaygın damar içi pıhtılaşmalar ve tıkanmalar gelişebilir. Bunun devamında ise dokulara kan dolaşımı vasıtasıyla oksijen taşınması engellenir. Şok adı verilen bu durum, sepsis nedeniyle geliştiğinde septik şok olarak isimlendirilir. Septik şok tıbbi olarak acil müdahale gerektiren bir durumdur. Hızla müdahale edilmediği takdirde, çoklu organ yetmezliği ve kaybına bağlı ölüm gerçekleşir. Tıbbi olarak, vücutta yaygın sitokin üretimine bağlı gelişen hastalık tablosu aşağıdaki parametrelere göre sınıflandırılır:

Sistemik Enflamatuvar Yanıt Sendromu (SIRS):

Vücutta olağandan fazla sitokin yanıtının gelişmesine bağlı ortaya çıkan patofizyolojik mekanizmaların geneline SIRS adı verilir. Bu kapsamda SIRS tanısı konulabilmesi için hastada;

38,3 dereceden yüksek veya 36 dereceden düşük vücut sıcaklığı,

Dakikada 20’nin üzerinde solunum hızı,

Dakikada 90’nin üzerinde kalp atım hızı,

Kan tahlilinde; beyaz kan hücrelerinin 4000’in altında, 12000’in üzerinde veya %10 oranında olgunlaşmamış hücrelerin görülmesi,

SIRS geliştiğinde ise hastaların akıl sağlığında bozulma, kan şekerinde yükselme, böbrek fonksiyon testlerinde bozulma gibi ek bulgular saptanabilir.

Sepsis

SIRS tablosu olan bir hastada enfeksiyon tespit edilmesi sepsis tanısı koydurur. Bir başka ifadeyle, enfeksiyona bağlı gelişen SIRS durumuna sepsis adı verilir. Sepsis, vücudun genelinde enfeksiyona yol açan herhangi bir etkene bağlı gelişebilse de; sıklıkla gram negatif veya pozitif bir bakterinin varlığı söz konusudur.

Ciddi Sepsis

Vücutta çeşitli seviyelerde organ yetmezliği tablosu geliştiğinde ciddi sepsisten söz edilir. Bu bağlamda hastada;

Cilt renginde değişiklik veya döküntü,

Vücut sıcaklığının düşmesine bağlı üşüme veya yüksek ateş,

İdrar miktarında azalma,

Akıl sağlığında kötüleşme,

Kan pulcuklarının (trombosit) sayısında azalma,

Kalp fonksiyonlarında gerileme,

Tansiyon düşüklüğü,

Nefes almada güçlük gibi bulgular tespit edildiğinde ciddi sepsis söz konusu olur.

Septik Şok

Ciddi sepsis tablosundaki şok bulgularının gelişmesi durumunda septik şok tanısı konur. Buna göre, aşağıdaki bulgulara sahip hastada septik şok varlığı söz konusudur:

Ciddi tansiyon düşüklüğü

Yeterli sıvı ve ilaç tedavisine ve rağmen düzeltilemeyen tansiyon değeri

Böbrek yetmezliği gibi dolaşımdaki aksaklığa bağlı organ bozuklukları

Laktik asit gibi dolaşım bozukluğuna işaret eden maddelerin kan değerlerinde artışı

Sepsis Kimlerde Görülür?

Bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler, hamile kadınlar, 1 yaşın altındaki çocuklar ve 60 yaşın üzerindeki erişkinlerde sepsisin gelişebilme olasılığı diğer bireylere oranla oldukça yüksektir.

Sepsis Belirtileri Nelerdir?

Yüksek ateş

Kalp atış hızının hızlanması (dakikada 90 atışın üzerinde olması)

Solunum hızının yükselmesi

Üşüme, ürperme ve titreme

Nefes darlığı

İdrar yaparken yanma ve acı, idrarın azalması

Zihin bulanıklığı ve bilişsel fonksiyonlarda azalma

Kandaki trombosit seviyelerinde düşüklük

Kalp ritminin bozulması

Vücut ısısının düşmesi (hipotermi)

Aşırı kilo kaybı

Sepsis Nedenleri Nelerdir?

Sepsis oluşumunda birçok enfeksiyon türü rol oynayabilmektedir. Bunlardan en yaygınları idrar yolu enfeksiyonları, solunum yolu enfeksiyonları, zatürre, karın içi enfeksiyonlar, menenjit, yara ve yanıklar, menenjit ve deri enfeksiyonlarıdır. Özellikle yaşlı bireylerde sepsise yakalanma olasılığı çok daha yüksektir. Geçirilen cerrahi operasyonlar sonrasında vücutta oluşan yaralar, sepsisin risk faktörleri arasında yer alır. Bunların yanı sıra gereksiz antibiyotik kullanımı, antibiyotiklerin yarıda bırakılması gibi nedenlere bağlı olarak bakterilerin antibiyotiklere karşı direnç geliştirmesi, enfeksiyonların kontrol altına alınmasının önünde engel teşkil ettiğinden sepsise yakalanma riskini arttırır. Bazı hastalıkların tedavisinde veya organ nakli gibi durumlarda vücudun nakledilen organı kabul etmesi amacıyla kullanılan immün sistemi baskılayıcı ilaçlar da bağışıklık sistemini zayıflattığından enfeksiyonların sepsise yol açmasını kolaylaştırmaktadır. 1 yaş altı çocuklar, hamile kadınlar, kronik hastalığı bulunan kişiler ve yaşlı bireyler sepsis açısından risk grubunda yer almakta olup bu bireylerin en küçük enfeksiyonları dahi önemseyerek derhal bir sağlık kuruluşuna başvurması ve gerekli tanı testlerini yaptırması gerekmektedir.

Sepsis Teşhisinde Altın Kural

Elazığ Mediline Hastanesi Tıbbi Mikrobiyoloji Uzmanlarımız, sepsisin teşhisini kolaylaştırmak adına dikkat edilmesi gereken ‘altın standart’tan bahsetti:

Sepsis çok ciddi ve ağır bir klinik tabloya sahip bir hastalık. Bu anlamda tedaviyi başarıyla sonuçlandırmanın temel koşulu iyi bir laboratuvar alanına sahip olmaktır. Bununla birlikte kesin tanı koyabilmek için hala altın standart diye kabul edilen kan kültürü alışkanlığının geliştirilmesi gerekiyor. Maalesef ülkemizde kan kültürü alma alışkanlığı hala çok yaygın değil. Dünya ülkelerinde hastanede yatan hastalar için bu oranlar yüzde 20’lerde iken, ülkemizde yüzde 3-5’lerde seyrediyor. Dolayısıyla kan kültürü alma konusunda laboratuvarların çok ciddi çaba harcamaları gerekiyor.

Sepsis Tedavisi

Erken başlanan ve agresif sürdürülen tedavi, bireyin sepsisten kurtulma şansını artırır. Sepsisli bireylerin, bir hastane yoğun bakım ünitesinde yakın izleme altında tutularak tedavi edilmeleri gereklidir.

Sepsis veya septik şok etkisi altında olan bireylerin solunumlarını ve kalp fonksiyonlarını stabilize etmek için çeşitli hayat kurtarıcı önlemlere ihtiyaç duyulabilir.

Sepsis ve septik şok tedavisinde bir dizi ilaç kullanılır. Bu ilaçlar arasında öncelikle antibiyotikler bulunur. Sepsis durumunda antibiyotikler ile tedavi bir an önce başlamalıdır. Başlangıçta bireye çeşitli bakterilere karşı etkili olan geniş spektrumlu antibiyotikler verilir.

Bu antibiyotikler birçok vakada her zaman damar içinden verilir. Bu süreçte alınan kan örneklerinden elde edilen sonuçlara göre doktor enfeksiyona neden olan belirli bakterilerle savaşmayı hedefleyen farklı bir antibiyotik kullanımına başlayabilir. 

Sepsisi olan kişilere genellikle hemen, bazı vakalarda ise üç saat içinde intravenöz sıvı verilir. Damardan sıvı aldıktan sonra bile bireyin tansiyonu çok düşük seviyelerde seyrederse, bireye kan damarlarını daraltan ve kan basıncını artırmaya yardımcı olan bir vazopresör ilacı verilebilir.

Sepsis ve septik şok tedavisi sürecinde bireyin alabileceği diğer ilaçlar stabil kan şekeri seviyelerini korumaya yardımcı olacak insülin, bağışıklık sisteminin normal tepkilerini değiştiren ilaçlar ve ağrı kesiciler ya da yatıştırıcılar bulunur.

Birçok vakada sepsisli bireylere oksijen içeren destekleyici bakım sunulabilir. Bireyin durumuna bağlı olarak, nefes almasına yardımcı olacak bir makineye desteği sunulabilir. Bireyin böbrekleri etkilendiyse, bireye diyaliz yaptırılması gerekebilir.

Daha nadir vakalarda irin birikintilerini, yani apseleri, ve enfekte dokular veya kangren gibi enfeksiyon kaynaklarını ortadan kaldırmak için cerrahi müdahaleye başvurulması gerekli olabilir.

Öpücük hastalığı tedavisi hakkında merak ettiğiniz konuları Elazığ Özel Mediline Hastanesi Tıbbi Mikrobiyoloji Bölümü Uzman ekiplerine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden  online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu Çağrı Merkezimizi arayarak bilgi alabilirsiniz.

Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.

Sosyal Medyada Paylaşın: