Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

Uyku esnasında nefesin durması ve yüzeysel hale gelmesi anlamına gelen uyku apnesi gece boyunca defalarca tekrarlayabilir. Sabahları yorgun uyanma, dikkatsizlik gibi orunlara neden olabilen bu rahatsızlık tedavi edilmediği takdirde ölümcül tablolara da dönüşebilir. Elazığ Özel Mediline Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü Uzmanlarından Op. Dr. Evin DAŞ ŞAHİN, uyku apnesi ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

"Düzenli uyku saatlerine rağmen sabahları yorgun kalkıyorsanız, gün içerisinde dikkat dağınıklığı ve baş ağrısı yaşıyor, üzerine bir de yakınlarınızdan “horlama” şikayeti alıyorsanız dikkat! Her 100 kişiden 4’ünde görülen uyku apnesi rahatsızlığı sizde de olabilir."

Uyku apnesi nedir?

Obstrüktif uyku apnesi sendromu ya da halk arasında bilinen adı ile uyku apnesi, uyku sırasında tekrarlayan üst solunum yolu tıkanmaları ve buna eşlik eden kan oksijen değerinde azalma ile karakterize bir sendromdur. Genellikle orta yaşlı ve kilolu erkeklerin hastalığıdır. Her yaşta görülebilirse de, en sık 40-65 yaşları arasında karşımıza çıkar. Uyku apne sendromu görülme sıklığının erkeklerde %4, kadınlarda %2 olduğu bildirilmiştir. Erkeklerde 2-3 kat fazla görülür, kadınlarda ise menapozdan sonra sıklığı artmaktadır.

Uyku apnesi çeşitleri nelerdir?

Uyku apnesi başlıca 3 çeşitte görülmektedir.:

Obstrüktif (Tıkayıcı) Uyku Apnesi: Üst solunum yollarında tıkanıklığa yol açan faktörler nedeniyle ortaya çıkan tiptir. En yaygın olarak bu form görülür.

Santral Uyku Apnesi: Beyin solunumu kontrol eden kaslara uygun sinyaller göndermediğinde ortaya çıkan formdur.

Mikst Uyku Apnesi: Mikst uyku apnesi sendromu, kişide hem obstrüktif hem de santral uyku apnesi birlikte görülür.

Uyku apne sendromunun en ciddi zararı apne sırasında oksijen miktarının düşmesi ve kandaki karbondioksit miktarının artmasıdır. Apne uzadıkça, bu düşme oranı ciddi derecelere varabilir. Kalbin dakikadaki atım sayısı düşer, ritim bozularak kalp krizi ve kalbin durmasına bağlı uykuda ani ölüm görülebilir.

Uyku apnesi belirtileri nelerdir?

Uyku apnesi olan hastaların çoğu geceleri şiddetli horlar. Hastalar kendileri fark etmeseler bile eşleri tarafından nefes almada zorlanma, zaman zaman nefeslerinin durması ve sonrasında şiddetli horlama ile tekrar nefes alma yakınmalarının olduğu ifade edilir. Bu solunum olayları gece içinde defalarca tekrarlar ancak hastalar bu durumun farkında olmaz. Soluk alıp vermede yaşanan bu zorluklar hastaların boyun, baş ve enselerinde terleme olmasına ve sıklıkla gece tuvalete kalkmalarına neden olur. Gece tuvalete kalma sıklığı hastalığın şiddetinin belirlenmesinde yardımcı faktörlerden biridir.

Kötü ve kalitesiz bir gece uykusunun ardından hastalar sabah dinlendirici olmayan bir uykudan uyanırlar ve genellikle baş ağrısı, reflü yakınmaları olur. Konsantrasyonları azalan, dikkati bozulan hastaların iş performansları ciddi olarak düşer. Gün içinde otururken, yemek sonrasında, toplantıda, gazete okurken uyuklamaya başlarlar. Şiddetli uyku apnesi sorunu olan kişilerin çeşitli aktiviteler sırasında; örneğin arabada trafik ışığında beklerken, direksiyon başındayken veya bir makineyi kullanırken bile uyuklayabilmeleri söz konusudur.

Uyku apnesi, hipertansiyon, diyabet, hiperlipidemi ve obezite  gibi hastalıklara zemin hazırlar, kalp krizi ve inme gibi hastalıklar için bağımsız risk faktörü olan uyku apne sendromu mutlaka tedavi edilmelidir.

Uyku apnesi nedenleri nelerdir?

Uyku apnesinin nedeni, boğazdaki kasların havanın geçeceği alanı kapatacak şekilde gevşemesidir. Üst solunum yolundaki darlıklar çocukluktan itibaren, solunum yolunun yıpranmasına sebep olabilir ve bu da uyku apne sendromuna neden olabilir. Fazla kilolu olmak, büyük bademciklere ve geniz etine sahip olmak da uyku apnesi nedenleri arasında gösterilebilir.  Uyku apnesi sadece yetişkinlerde değil, çocuklarda da görülebilir. Uyku apne sendromu olan kişide horlama, 3-4 kat daha fazla, çok kaba ve gürültülü şekilde gerçekleşir. Horlamanın yanı sıra nefes darlığı, sık sık iç çekme, el kol hareketleriyle çırpınarak uyanmaya çalışma, sık ve uzun süreli solunum durmaları, sabah yorgun uyanmak da uyku apne sendromu yaşayan kişilerde görülür. Uyku apnesinin tam nedeni sayılmasa da, uyku apne sendromlu hastaların %30-50'sinde hipertansiyon görülmektedir.

Uyku Apnesi tedavisi nasıl yapılır? 

Uyku apne sendromu tanısı alan tüm hastalara öncelikle genel önlemler uygulanmalıdır. Ayrıca uyku apne sendromunun hafif, orta veya ağır oluşuna göre de hastalığa özgü tedavisi yapılmalıdır.


Genel önlemler: Obez olan uyku apne hastalarının mutlaka zayıflatılması gereklidir. Bunun için endokrinoloji hekiminden yardım istenerek diyet tedavisi düzenlenmektedir. Bazı hastalara ilaç veya obezite cerrahisi önerilebilir.

Alkol, sigara ve uyku ilacı kullanımı varsa bunları bırakılması istenir.

Eşlik eden hastalıkları varsa bunlar tedavi edilmelidir.

Üst solunum yolunda obstrüksiyona yol açan patolojiler açısından mutlaka KBB (Kulak burun boğaz) muayenesi yaptırılır.

Bazı hastalarda apnelerin büyük çoğunluğu sırt üstü yatarken ortaya çıkar (pozisyonel apne), bu durumda hastanın sırt üstü yatmasını engellemek için pijama veya iç çamaşırının sırtına bir cep dikilerek içine tenis topu konulması önerilir veya kişinin yan yatmasını sağlayacak bazı özel yastıklar kullanması önerilir. Böylece sırt üstü yattığında hasta rahatsız olup yan dönecek ve apnelerinde belirgin azalma olacaktır.

Hastalığa özgü tedavi: CPAP cihazı kullanımı, uyku apne sendromunun bilinen en etkili tedavi yöntemidir. CPAP cihazı ile pozitif basınçlı hava desteği sağlanarak çökmüş hava yolunu açık tutularak nefes durmaları engellenmektedir. CPAP cihazının hangi basınçta apne/hiponeleri ortadan kaldırdığı ve oksijen düşmelerini engellediğini saptamak için bir titrasyon çalışması yapılır ve sonrasında CPAP cihazı kişi için reçetelenir. CPAP tedavisi ile sağlanan pozitif basınçlı havayolu desteği ile apne olayları ortadan kalkacak, uyku kalitesi artacak ve gece boyunca kandaki oksijen düşmeleri engellenmiş olacaktır. Hastaya göre sadece burunu kapatan nasal maskeler, hem ağız hem burnu kapatan oronasal maskeler veya sadece burun deliklerine yerleştirilen nasal pillow denilen burun yastıkçıkları şeklindeki maskeler seçilebilir.

Hastanın cihazını evde her gece ve tüm uyku süresince kullanması istenir. CPAP kullanımı uykudaki nefes durmalarını ortadan kaldırdığı gibi uyku evrelerini de normale döndürür, horlama ve oksijen düşmelerini düzeltir. Sonuçta, hasta CPAP ile kesintisiz bir uyku uyuduğu için gündüz uykululuğu ve dinlenemeden uyanma başta olmak üzere kalitesiz uykuya bağlı tüm yakınmaları ortadan kalkar.

Uyku apnesi olmayıp yalnızca horlayan hastalara ve belirgin yakınması veya eşlik eden hastalığı bulunmayan hafif ve orta uyku apne sendromlu hastalara diş hekimi tarafından yapılan ağız içi araç tedavisi verilebilir. Alt çenenin öne doğru gelmesine veya dilin geriye doğru kaçmasına engel olarak üst hava yollarının genişlemesine neden olurlar ve apne oluşumunu engellerler. Ancak ağır hastalarda ağız içi araç kullanımı önerilmemektedir.

Basit horlama tanısı konulan ve uyku apnesi olmayan, hafif ve bazı seçilmiş orta şidetteki uyku apne sendromu hastalarına burun veya boğaza yönelik bazı ameliyatlar yapılabilir.

Uyku apnesi tedavisi hakkında merak ettiğiniz konuları Mediline Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu telefonumuzu arayarak bilgi alabilirsiniz.

Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.


Sosyal Medyada Paylaşın: