Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

Ülseratif Kolit Nedir?

Kalın bağırsağın iltihaplanmasını takip eden süreç içerisinde “yara oluşumu” gözlemlenirse ülseratif kolitten bahsetmek mümkün olmaktadır. Kişinin yaşamını ciddi oranda olumsuz yönde etkileyen ülseratif kolit, hem psikolojik hem de sosyolojik bağlamda “sorun” yaratabilen bir hastalıktır.

Genel olarak Crohn hastalığı ile karıştırılan ülseratif kolit, sadece “kalın bağırsakta” gözlemlenir. Crohn hastalığı ise ince bağırsakla birlikte kalın bağırsaklarda da görülebilen bir bağırsak hastalığıdır. Alt sindirim sistemi rahatsızlığı olarak bilinen ülseratif kolit, genellikle kalın bağırsağın son bölümlerinde görülebilirken bazen tüm bağırsağı da tutabilmektedir. İnflamatuar bağırsak hastalıkları grubuna dahil edilen ülseratif kolit, diğer bağırsak hastalıklarına nazaran tanısı ve tedavisi kolay olan bir hastalıktır.

Ülseratif Kolitin Belirtileri Nelerdir?

Alt sindirim sisteminde görülen infalamatuar bağırsak hastalığı ülseratif kolit, çeşitli belirtiler verebilmektedir. Ülseratif kolitin diğer inflamatuar bağırsak hastalıklarının ayrımı ise “kronik oluşu” ile yapılabilmektedir.

· Dışkılama ile kan gelmesi, kanlı dışkılama

· Özellikle kanlı ve mukuslu ishal

· Kabızlık ( özellikle bazı distal ülseratif kolitlerde rektal kanama ile birlikte )

· Hafif ateş yükselmesi, şiddetli ve toksik kolitlerde gittikçe yükselen ateş görülür.

· Rektumda gerginlik hissi (Tenesmus)

· Dışkıda barsak salgısı ve cerahat görülmesi

· Yorgunluk, halsizlik,

· Kilo kaybı

· Kansızlık ( Demir eksikliği anemisi )

· Sindirim sistemi dışında; gözün dış tabakasının iltihaplanması (Episklerit) veya göz merceğinin iltihaplanması (İritis)

· Ciltte özellikle diz altlarındaki bölgelerde ağrılı şişlikler (Eritema nodosum) ve ayak bileğinin yakınında ülserler oluşabilir.(Pyodermagangrenozum)

· Kalça ve omurga eklemlerinde hastalık olmasa bile ağrı olabilir.

· Karaciğer ve safra yollarına inflamasyon gelişebilir. Karaciğerde görülen inflamasyon barsak inflamasyonu ile birlikte düzelirken safra yollarını etkileyen sklerozan kolanjit düzelmez.

Ülseratif Kolit Neden Olur?

Ülseratif kolite tam olarak neyin sebep olduğu bilinmemekle birlikte bağışıklık sisteminin sağlıklı dokuları düşman olarak görmesinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Ülseratif kolit nedenleri arasında genetik faktörler de bulunur. Kalıtımsal bir hastalık olan ülseratif kolit bazı etnik guruplarda daha fazla görülebilmektedir. Ülseratif kolit genellikle 30 yaşından önce başlamakla birlikte her yaşta ortaya çıkabilmektedir. Çevresel faktörlerin de ülseratif kolit hastalığına neden olduğu yönünde birçok çalışma yapılmışsa da kesin veriler ortaya konulamamıştır.

Kalın bağırsakta görülen kanamalı yaralar, iltihaplanma eşliğinde “kişinin” yaşam konforunu ciddi manada düşürmektedir. Yanlış beslenme başta olmak üzere genetik faktörlerinde son derece etkin rol oynadığı ülseratif kolit hastalığı, her hastada farklı sebeplerle ortaya çıkabildiği gibi farklı belirtilerle de ortaya çıkabilmektedir. Ağır sanayi şehirlerinde ülseratif kolitle sık karşılaşılmasının sebebi ise çevresel faktörlerle açıklanmaktadır. Mide ve bağırsak sisteminde meydana gelen emilim bozuklukları ve mide asidinin dengesiz bir şekilde artışı da yine ülseratif kolitin ortaya çıkışını hızlandırmaktadır.

Ülseratif kolitin genel olarak sebepleri ise;

Stresli bir yaşantı

Hamilelikler

Alkol gibi sağlığa zarar veren alışkanlıklara devam etmek

İlaç kullanımının fazla olması

Baharatlı gıdaların fazla tüketimi

Enfeksiyon hastalıklarının sık sık geçirilmesi

Bağışıklık sistemi hastalıklarına sahip olmaktır.

Ülseratif kolit tedavisi

Tedavinin seçimi hastalık aktivitesinin derecesine, hastalığın seyrine, nükslerin sıklığına, bağırsak dışındaki bulgulara, daha önce alınan ilaçlara, ilaçların yan etkisine ve hastanın tercihine göre yapılır. Tedavinin amacı belirtileri azaltmak ve remisyon olarak bilinen sessiz dönemi uzatmaktır.

Ülseratif kolit ilaçları

Ülseratif kolitte ilaçla tedavideki amaç kolon mukozasına yönelik inflamatuvar aktiviteyi engellemek / baskılamak ve hastalığı sessiz döneme sokmaktır. Hastalığın şiddetine göre tek veya birçok ilaç bir arada tercih edilebilir.

Kortikosteroidler : Akut ülseratif kolit hastalığının aktif döneminde kortikosteroid ilaçlar iltihapların azalmasını sağlayarak karın ağrısının giderilmesi, ateşin düşürülmesi, ishalin azalması ve iştahın düzelmesini sağlar. Kortikosteroidler çok etkili olmakla birlikte yüksek dozlarda ve uzun süreli kullanımlarda yüzde yuvarlaklaşma, iştah artışı, hipertansiyon, diyabet, mide ülseri, kas incelmesi, kemik erimesi ve ruhsal durumda değişiklikler gibi istenmeyen yan etkilere yol açmaktadır. Lokal etkili Budesonid Budenofalk ilaçlarının yan etkileri oldukça azdır.

Kortikosteroid lavman ve köpükler:  Bu ilaçlar rektumdaki şikayetleri hafifletmek ya da geçirmek için kullanılır.

Sulfasalazin: İçeriğindeki sufapiridin nedeniyle bazı hastalarda ciltte döküntü, baş ağrısı, mide ağrıları, bulantı ve kansızlığa yol açabilir. Erkeklerde bazen sperm sayısını azatlığı için çocuk sahibi olmayı engeller. Ancak bu geçici bir durumdur. İlacın kesilmesinden 3 ay sonra normale döner. Çocuk sahibi olmadan önce doktorunuzla görüşmelisiniz ilacınızın dozunu azaltabilir veya değiştirebilir.

ASA grubu ilaçlar: Bu grup ilaçların yan etkisi daha düşüktür. Nadiren ishal, baş ağrısı ve deri döküntüleri görülebilir.

Azatioprin: Bağışıklık sistemini etkileyen azatioprin gibi ilaçlar uzun dönemde hastalığın aktifleşmesini engellemek için kullanılmaktadır. Yan etkilerinin gözlenmesi açısından ilaç düşük dozlarda başlanır; zaman içinde kademeli doz artışı sonucunda oluşabilecek yan etkiler gözlenir. Tedavi sırasında bulantı, grip benzeri yakınmalar, halsizlik, karın ağrısı, deri döküntüleri ve kansızlık gibi belirtiler çok az sayıda hastada görülebilir. Bu grup ilaçları kullanırken aralıklı olarak beyaz küre sayımı yapılmalıdır.

Antibiyotikler: Metronidazol ya da Siprofloksasin gibi antibiyotikler anüs (makat) çevresinde iltihaplanma, apse gibi durumların tedavisinde kullanılabilir.

Vitamin takviyeleri: Kansızlığı olan hastalarda demir, folik asit veya B12 vitamini gibi mineral ve vitamin desteğine ihtiyaç olabilir.

Ülseratif kolit ameliyatı (kolektomi)

Kolektomi olarak da bilinen ülseratif kolit ameliyatında kalın bağırsağın tamamı ya da bir kısmı alınır. İnce bağırsak, atık ürünleri kalın bağırsak yerine vücuttan atabilmesi için anüse bağlanır ya da vücut derisine ağızlaştırılır. Ülseratif kolitte ameliyat gerektiren durumlar:

Yoğun kanama

Delinme riski taşıyan veya delinmiş toksik megakolon

Steroid tedavisine yanıt vermeyen şiddetli akut ülseratif kolit

Darlığa bağlı barsak tıkanması

Kolon kanseri varlığı veya şüphesi

İlaç tedavisine bağlı sistemik komplikasyon gelişmesi nedeni ile ilaç verilemediği durumlar

Hastalığın kontrol altına alınamaması

Çocuk hastalarda görülen gelişim geriliği

Ülseratif kolitte ameliyat yöntemleri hastalığın şiddetine göre değişiklik gösterebilir:

Subtotal (İleostomili) kolektomi : Subtotal kolektomi, ülseratif kolit tedavisinde en yaygın kullanılan cerrahi yöntemidir ve genellikle poşet ameliyatının daha sonraki bir tarihte yapılmasına olanak tanır. Bu işlem sırasında cerrah kolonu çıkarır, ancak rektumu bırakır. Ardından ince bağırsağın sonu karın duvarında bir delik açılarak ağızlaştırılır. Buna ileostomi veya stoma denir.

Ameliyat sonrası atıkların toplanması için bu deliğin üzerine özel torbalar yerleştirilir. Subtotal kolektomide ileostomi geçici veya kalıcı olabilir. Hastanın durumuna göre daha sonra ince bağırsağın ucu anüse yerleştirilebilir.

İleo-anal poş ile Restoratif Proktokolektomi : Bu prosedür genellikle poş ameliyatı olarak adlandırılır. Bu prosedürde iki veya üç ameliyat gerekir. İlk operasyonda, cerrah tüm kolonu çıkarır, ancak rektum ve anüsü bırakır. Subtotal kolektomide olduğu gibi, daha sonra sindirimden kaynaklanan atıkları toplamak için geçici bir ileostomi yapılır. Bu aşamada hastalar genellikle ülseratif kolit ilaçlarını bırakırlar.

İkinci işlem sırasında, ince bağırsağın alt ucu anüse bağlanarak bir kese yapılır. Kese, rektumun fonksiyonunu değiştirmeyi amaçlar ve dışkıyı bağırsak hareketi ile vücuttan dışarıya atılana kadar saklar. İleostomi yeni oluşturulan bu keseye genellikle üç ay süren iyileşme şansı verir. Bu geçici ileostomi daha sonra ikinci veya üçüncü operasyonda kapatılabilir, böylece kese kullanılabilir.

Total kolektomi : Bu operasyonda kalın bağırsak, rektum da dahil olmak üzere makat kanalına (anal kanal) kadar tamen alınır. Kalın bağırsak alındıktan sonra, bağırsak devamlılığının sağlanması gerekir. Bunun için ince bağırsak karında açılan bir delikle ağızlaştırılır. Ameliyat sonrası atıkların toplanması için bu deliğin üzerine özel torbalar yerleştirilir. Bu ameliyatın geri dönüşü yoktur. Ancak iltihaplanma veya barsak kanseri geliştirme riskini ortadan kalkar.

Laparoskopi : Yukarıdaki işlemlerin bazıları, laparoskopik cerrahi yöntemiyle gerçekleştirilebilir. Cerrah, karın duvarında büyük bir delik açmak yerine, her biri sadece yaklaşık 1 cm uzunluğunda dört veya beş küçük kesi yapar. Küçük tüpler kesikler içinden geçirilir ve karnı hafifçe şişirmek ve cerraha daha fazla alan vermek için zararsız bir gaz kullanılır.

Laparoskop denilen, ucunda ışık ve kamera olan ince bir tüp yardımıyla karın içine bakılır ve ameliyat bu şekilde gerçekleştirilir. Laparoskopik işlem açık ameliyattan daha uzun sürer, ancak daha az ağrı, küçük ameliyat izleri ve hızlı iyileşme gibi avantajları vardır.

Ülseratif kolit tedavisi hakkında merak ettiğiniz konuları Elazığ Özel Mediline Hastanesi Dahiliye Bölümü Uzman ekiplerine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden  online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu Çağrı Merkezimizi arayarak bilgi ve randevu alabilirsiniz.

Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.


Sosyal Medyada Paylaşın: