Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

Tip 2 Diyabet, en sık görülen diyabet tipidir. Sıklıkla 40 yaş üstü insanlarda ortaya çıkar ve hastaların önemli bir kısmı fazla kiloludur.

Çoğu zaman çok geç fark edilir, beta hücre rezervi -20 düzeyine inene kadar kendini göstermez. İlerleyen yaşla birlikte geçirilen ateşli bir hastalık, ani ve hızlı kilo alınması, gebelik ve ameliyat gibi nedenlerle de belirtiler ortaya çıkabilir.

Tip 2 Diyabet nedir?

Diyabet enerji kaynağı olan glikozun kanda artması ile giden bir hastalıktır. Vücudumuz glikozun hücrelere taşınması için insülin hormonuna ihtiyaç duyar. Diyabeti olan insanlar insülin hormonu eksikliği veya insülinin yeterli miktarda olmasına rağmen etkisinde bir azalma söz konusudur. Tip 1 diyabette insülin eksikliği söz konusu iken, Tip 2 diyabette insülin etkisinde bir azalma söz konusudur.  Tip 2 diyabet eskiden yetişkinlerde başlayan diyabet olarak biliniyordu, ancak bugün daha fazla çocuğa, muhtemelen çocukluk çağı obezitesinin artmasına paralel Tip 2 diyabet tanısı konmaktadır. Tam olarak tedavisi bulunmamaktadır. Kilo vermek, diyet ve egzersiz hastalığı kontrol altına almak için yeterli olabilir. Bazen diyabet ilaçlarına ve insüline ihtiyacınız olabilir.

Tip 2 Diyabet kimlerde görülür? 

Ailesinde diyabetli olanlar,

Şişman (Obez) kişiler,

4 kg’dan daha ağır bebek doğuran kadınlar,

Stres altında yaşayan kişilerde diyabetin görülme riski daha yüksektir.

Ayrıca pankreasın kronik iltihabı, pankreas tümörleri ve ameliyatları ile hipertiroidi, akromegali gibi bazı hormon hastalıkları Tip 2 diyabete yol açabilir.

Tip 2 Diyabet belirtileri nelerdir? 

Beslenme yoluyla kana geçen glukoz, insülin hormonu eksikliğinde hücrelerin içine giremez ve kan şekeri yükselir. Kan şekerinin kanda yükselmesine hiperglisemi denir. Hiperglisemi teşhisi için 8 saatlik açlığı takiben yapılan kan şekeri normal değerinin 80-100 mg/dl olması gereklidir. Kandaki kan şekeri yüksekliği kontrol altına alınmazsa ve yükseklik sürekli devam ederse iç organlarda ciddi yapısal hasarlara sebep olur. Diyabetin kan şekeri yüksekliğine bağlı olan belirtileri diyabetin klasik 3P belirtisi olarak adlandırılır. Bu belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

Polidipsi (Aşırı susama ve su içme isteği, sıvı alımında belirgin artış)

Poliüri (Çok sık idrara çıkmak)

Polifaji (Çok fazla yemek yeme isteği, iştah artışı)

Bunların dışında sık görülebilecek diğer tip 2 diyabet belirtileri arasında yorgunluk ve halsizlik, ağız kuruluğu, sık ve aşırı acıkma, açlığa tahammülsüzlük, ağızda aseton kokusu, istem dışı kilo kaybetme sayılabilir. Göz merceğinden sıvı çekilmesine bağlı olarak bulanık görme, görme bozuklukları izlenebilir. Yüksek kan şekerinin sinirlerde yaptığı hasara bağlı olarak özellikle ayak tabanlarında olmak üzere, ellerde ve ayaklarda hissizlik ya da yanma, batma hissi tarzında nöropatik ağrı izlenebilir. Kan şekeri yüksekliğinin yara iyileşmesini bozması sebebiyle geçmeyen yaralar da şeker hastalığı belirtisi olabilir.

Tip 2 Diyabet nedenleri nelerdir?

Şeker hastalığı nedenleri konusunda yapılan birçok araştırma sonucunda bu hastalığa genetik ve çevresel faktörlerinin birlikte etki ettiği saptanmıştır. Tip 2 diyabette, vücutta insülin üretilmesine rağmen hücresel düzeyde insülininin kullanımında sorun vardır. Tip 2 diyabet gelişiminde 2 önemli faktör rol oynar.

Beta hücrelerinden insülin üretimi vücudun ihtiyacını karşılayacak düzeyde değildir. 

İnsülin direnci  hücrelerdeki bir mekanizma bozukluğu sebebiyle insülin hücre düzeyinde etki edememekte ve glukoz hücre içine girememektedir.  

 Bunun yanı sıra tip 2 diyabet gelişme riskini artıran faktörler şu şekilde belirtilebilir:

Obezite (şişmanlık)

Anne - babada diyabet öyküsünün bulunması

İleri yaş

Hareketsiz yaşam tarzı

Aşırı stres

Kadınlarda gebelik süresince hamilelik şekeri gelişimi ya da normalden ağır bebek dünyaya getirme hikayesi

Tip 2 Diyabet tedavisinde uygulanan yöntemler?

Birinci basamak tedavi planında medikal beslenme tedavisi yani beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi, yaşam tarzının değiştirilmesi, egzersiz programlarının uygulamaya koyulması yer almaktadır. Eğer, bu tedavi planına uyulmasına rağmen kan şekeri normal sınırlar içinde tutulamazsa ağızdan hap olarak alınan şeker düşürücü ilaçlar tedaviye eklenir. Ancak bazı durumlarda Tip 2 diyabetliler kan şekeri düzeyini normal sınırlar içinde tutabilmek için insüline ihtiyaç da duyulabilir. Bu durumlarda uygun dozda yapılan insülin enjeksiyonları ile tedavi desteklenir.

Ağızdan şeker düşürücü hap veya insülin tedavisi alan Tip 2 diyabetlilerin haftanın belirli günlerinde kan şekerini ölçmeleri son derece önemlidir.

Tip 2 Diyabet olanlara insülin tedavisi gerekir mi?

Beslenme planına uyum sağlamasına, egzersiz yapmasına ve aldığı ilaçlara rağmen kan şekeri yüksek seyreden diyabetlilere,

Ameliyat olacak hastalara,

Ameliyat döneminde,

Gebeliği esnasında diyabet tanısı konan ve hamilelikte kan şekeri kontrolü sağlanmayan kadınlara,

Ağır bir infeksiyon geçirirken iyileşmeyen kişilere,

Ayak yarası olan diyabetlilere,

Diyabete bağlı komplikasyonların gelişmeye başladığı diyabetlilere mutlaka insülin tedavisi uygulanmalıdır. 

Beslenme tedavisinde nelere dikkat edilmelidir?

Diyabette, beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesinin amacı diyabetli bireyin hayatı boyunca uygulayabileceği en ideal beslenme programını oluşturarak

Kan şekerini normal sınırlar içinde tutmak,

Hiperglisemi (kan şekeri yüksekliği) ve hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) gibi akut komplikasyonları önlemek,

İdeal vücut ağırlığını sağlamak ve korumaktır.

Bunun için tip 2 diyabetli bireye, bireysel özelliklerine uygun, yeterli miktarda ve uygun zamanda yemek yemesi,

Kan şekeri kontrolü için gereksinimine uygun miktarda karbonhidrat içeren besin tüketmesi,

Besin tüketiminde çeşitliliğinin sağlanması,

Besinlerle alınan posa miktarını arttırması,

Basit şekerleri (toz ve kesme şeker, bal, tatlı, meyve suyu v.s.) diyetisyen kontrolünde tüketmesi önerilir.

Tip 2 Diyabet tedavisinde kullanılan ilaçlar nelerdir?

Tip 2 diyabette kan şekeri kontrolünü sağlamak amacı ile kullanılan ve ülkemizde mevcut olan ilaçlar etki mekanizmalarına göre 3 grupta incelenebilir:

Sulfonilüreler; pankreastan insülin salınımını arttırır ve vücudu insüline daha duyarlı hale getirirler. (Betanorm, Diamicron, Diameprid, Diabinese, Gliben, Glutril, Glucotrol XL, Minidiab, Amaryl bu grup ilaçlara örnek olarak verilebilir) 

Biguanidler; insülin mevcudiyetinde hücrelere glikoz (şeker) girişini arttırarak kan şekerini düşürürler, ayrıca bağırsaktan şeker emilimini azaltırlar (metformin). Şişman hastalarda tercih edilirler. Ülkemizde bulunan bu grup ilaçlar arasında Glucophage,  Glifor, Gluformin, Glukofen sayılabilir. 

Alfa-Glikosidaz inhibitörleri; Ülkemizde Glucobay adıyla bilinen bu grup ilaçlar, bağırsakta karbonhidratların parçalanmasını yavaşlatarak yemek sonrası olan kan şekeri yükselmelerini azaltırlar. 

Glinidler: Nateglinid, Repaglinid (Novonorm, Starlix) olarak bilinen ilaçlar pankreasta insülin salgılayan beta hücrelerini kısa dönemde uyararak yemeklerden sonra oluşan tokluk kan şekerindeki artışı azaltırlar. 

İnsülin dirençini azaltan; insüline duyarlılığı arttıran ilaçlar: Bu grup ilaçlar metforminden farklı etki göstererek insülin dirençini azaltır. Vücutta hafif derecede su tutulmasına ve ortalama olarak 2-3 kilo ağırlık artışına neden olabilmektedir (Avandia). 

Tip 2 Diyabet tedavisi hakkında merak edilen konuları Elazığ Özel Mediline Hastanesi Dahiliye Bölümü Uzman ekiplerine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden  online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu telefonumuzu arayarak bilgi alabilirsiniz.

Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.

Sosyal Medyada Paylaşın: