Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

Kaslarımız vücudumuza destek sağlayan, hareket etmeye yarayan yapılardır. Kaslarda hareket mevcut değilken bile belli bir gerginlik hali vardır, kaslara gelen sinir uyarıları ile kasların canlı ve harekete hazır halde ancak fazla da gergin olmayan bir durumda tutan güce kas tonusu denir. 

Bazı durumlarda kas tonusunda değişiklikler meydana gelebilir; tonusun artmasına hipertoni, azalmasına ise hipotoni adı verilir. 

Hipertonitede normal dinlenme halinde yumuşak ve gevşek olması gereken kasların bariz biçimde gergin ve elle hissedilebilen bir sertlikte olmasıdır.

Hipertoninin 2 tipi mevcuttur:

Rijidite: Agonist (aynı hareketi yaptıran) ve antagonist (zıt hareket yaptıran) kasların ikisinde de tonus artmıştır. Parkinson hastalığı tipik bir örneği olup; bu hastalarda kollarda ön kolun açılması sırasında kastaki direnç kesik kesik olarak çözülür ve buna dişli çark belirtisi adı verilir. Ayrıca bu hastalarda ön kolun hem kolun katlanması hem açılması esnasında rijidite yavaşça çözülür ve buna da kurşun boru rijiditesi denir ve bu durumda tonus artışı hareket hızından bağımsızdır.

Spastisite: Bu hastalarda ise agonist (aynı hareketi yapan kaslar) ya da antagonist kaslardan birinde tonus diğerine göre daha fazla artmıştır. Spastisite vücuda yayılabilir buna yaygın spastisite adı verilir ya da el bileğine, ayak bileği gibi küçük bir bölümü etkiler buna ise fokal spastisite denir. Hafif bir sertlikten kontrol edilemeyen aşırı kasılmalara kadar yaygın bir kliniği vardır.

Spastisite mekanizmasında eksitatör (kasları uyarıcı) ve inhibitör (kasların çalışmasını önleyen) mekanizmaların bozulması ve eksitator mekanizmaların baskın hale gelmesi temeline dayanır. 

Gerilme hareketleri esnasında hıza bağımlı tonus artışı ile aşırı uyarılma sonucu tendon cevaplarının artması ile meydana gelir. Tonus artışı sadece hızla değil kas uzunluğu ile ilişkilidir.

Rijidite ve spastisite farkı etkilenen kas gruplarının kasılma oranına dayanır ve belirtiler buna göre oluşur. Rijiditede harekete karşı istemsiz olarak iki kas grubu tarafından da meydana gelen hızla alakasız şekilde meydana gelen dirençlerdir. 

Spastisite Nedenleri Nelerdir?

Spastisite birçok nedene bağlı olarak gelişir. Doğumdan önce meydana gelebileceği gibi çocukluk döneminde ve ilerleyen yaşlarda da çeşitli hastalıklar sonucunda spastisite oluşumu söz konusu olabilir. Spastisitenin temel nedeni beyindeki sinir sisteminin veya omuriliğin hareket kontrolünü sağlayan kısmın hasar görmesidir. Çocuklarda görülen spastisitenin başlıca nedeni beynin oksijensiz kalmasıdır. Aynı zamanda beyindeki sinir sistemini olumsuz yönde etkileyen çeşitli durumlar spastisiteye neden olabilir. Spastisite doğumdan sonra meydana gelebileceği gibi doğum öncesinde de ortaya çıkabilir. Doğumdan önce sinir sistemindeki hasara bağlı olarak meydana gelen spastisite ve kas kontrol kaybı “serebral palsi” olarak adlandırılmaktadır.

Spastisite, tek başına bir hastalık olarak kabul edilmez. Beyin, omurilik üzerinde meydana gelen ve bu iki hayati organda deformasyona neden olabilecek her hastalık sonucunda buna bağlı olarak kişide spastisite de görülmeye başlayabilir.

Genel olarak bakıldığında serebral palsi, multiple skleroz, beyin travması, inme ve ciddi yaralanmalar sonucunda spastisite sorunu yaşandığı görülmektedir. Çocuklarda da görülebilen spastisite çocuklarda bazı durumlara bağlı olarak beynin oksijensiz kalması nedeniyle de ortaya çıkabilmektedir.

Spastisite, her kişide farklı boyutlarda görülür. Bazı sebeplere bağlı olarak ortaya çıkan spastisite, ilerleyen zamanlarda ilerleme ve vücudun farklı bölgelerinde de görülmeye başlanabilir. İlerlemesinin engellenmesi için kişinin ve hastanın bakımını üstlenen kişilerin dikkatli olması gerekir.

Tırnak batması, idrar yolu enfeksiyonu, aşırı soğuk veya aşırı sıcak, kabızlık, damar tıkanıklığı, kırık – çıkık, safra kesesi problemleri, diş eti problemleri, hemoroid, adet kanaması, bası yaraları, herhangi bir enfeksiyon spastisiteyi tetikleyerek ilerlemesine neden olabilir.

Spastisiteyi Tetikleyen Unsurlar;

Spastisite yalnızca tetikleyici unsurlar sonucunda ortaya çıkabilir. Ani ve hızlı hareketlerin yanı sıra duygusal uyarım söz konusu olduğunda ortaya çıkabilir. Bu tip spastisite de bu uyaranların en aza indirilmesi ve bu konuda özenli davranılması önerilmektedir.

Aşağıda sıraladığımız unsurlar spastisiteyi tetikleyen ve şiddetini arttıran faktörlerdir. Bu nedenle spastisite hastalarının ve yakınlarının bu durumlara özen göstermeleri özellikle önerilmektedir.

İdrar yolu enfeksiyonu

Vücudun herhangi bir bölümünde meydana gelen enfeksiyon

Tırnak batması

Kabızlık

Bası yaraları

Adet kanaması

Hemoroid

Anal fissür

Diş eti problemleri

Safra kesesi problemleri

Kırık-çıkık

Damar tıkanıklığı

Aşırı soğuk veya aşırı sıcak

Spastisite Belirtileri Nelerdir?

Spastisitenin belirtileri hasarın etkilediği alana göre değişkenlik gösterir. Spastisite tüm vücutta görülebileceği gibi yalnızca el, kol veya bacaklarda görülebilir. Bu nedenle spastisitenin görüldüğü alan belirtilerin değişkenlik göstermesinde etkili bir rol oynar.

Anormal şekilde bükülmüş uzuvlar

Kol ve bacaklarda çapraz duruş

Sürekli tekrarlayan hareketler

Postür bozuklukları ve anormal postür

Konuşma problemleri

Eklem katılığı

Kas spazmları

Ağrılı kas spazmları

Sakatlayıcı kas spazmları

Spastisite Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Spastisite tedavisinde primer amaç hastayı spastisitenin olası sekonder etkilerinden uzak tutabilmektir. 

Spastisite tedavisi boyunca dikkat edilmesi gerekli temel unsurlar şunlardır;

Spatisitenin süresi: Üst motor nöron sendromundan direkt sonra gerçekleşen spastisite hızlı bir iyileşme gösterecektir. Hastalık kronikleşirse tedavi yöntemine yanıt güçleşir.

Spastisitenin şiddeti: Başlangıç aşamasında ki spastisite tedaviye daha iyi yanıt verirken spastisitenin şiddeti arttıkça tedavi süresi ve alanı daralır.

Spastisite dağılım: Fokal ya da global oluşuna göre doğru tedavi yöntemi seçilmelidir.

Lezyon bölgesi: Spinal kord kökenli spastisitede oral baklofen cevabı serebral kökenli spastisiteye göre daha kısa süre de cevap vermektedir.

Ko-morbidite: Tedaviye karar vermeden önce hastada mevcut olan istemli motor kontrol sistemi derecesi test ve kontrol edilmelidir.

Spastisite tedavisi için erken tanı en önemli konudur ve tanıdan sonra erken tedavi de ilk seçenek pozisyonlama ve germe yöntemidir. 

 Fizik Tedavi Yöntemleri;

 Sıcak Tedavi; Spastisite için spastik kaslı bölgelerin, lokal gevşetilmesi durumudur. Sıcak spastik kaslar üzerine paket ya da parafin şeklinde temaslı uygulamadır. Ayrıca spastik kasları ısıtmak için ultrason da kullanılmakta. Sıcak kaynaklı relaksasyon genell anlamda daha kısa sürer.

Soğuk Tedavi ; Soğuk uygulamalar birlikte, spastisitede ve tendon refleks eksitabilitelerinde kısa süre de çok fazla azalmalar görülmekte, ancak soğuk uygulamanın süresi se.ilen çalışma metoduna göre değişkendir. 

Ultrason Tedavisi; Spastisitede uygulanan düşük doz ultrason, spastisiteyi arttıracaktır, halbuki daha yüksek dozdaki ultrason uygulamaları spastisitede açısından kısa süreli azalma göstermektedir. Azalma süresi 15-20 dakika arasında değişmektedir.

Elektrik Stimülasyon Tekniği; Spastisite için uzun zamandır kullanılan bir azaltma yöntemidir.

Resiprokal inhibisyon yoluyla spastisiteyi azaltmak için antagonist kaslar uyarılabileceği gibi kasları inhibe etmek veya yorgun hale getirip devre dışı bırakmak içinde kullanılır.

Fonksiyonel elektrik stimulasyon ve nöroprostetik gibi işlevlilerin  de spastisite açısından faydalı olduğuda söylenmektedir

Lokal Farmakolojik Tedavi Yöntemleri;

İntratekal 

Periferik sinir bloklar

Motor nokta bloklar

Botilinium toksin enjeksiyonlardır.

Spastisite Ameliyatı; İlaçlar ile kontrol altına alınamayan spastisite hastalarında cerrahi müdahale gerekebilir. Bu yöntemlerin genel yöntemi kasları uyaran sinir liflerinin hasarlandırılarak uyarılmanın azaltılmasını sağlamaktır. 

Perkütan RF Rizotomi: Bacaklarda spastisite olan, kalça bölgesinde yoğun ağrı hisseden, mesane fonksiyonları artmış hastalarda tercih edilen bir yöntemdir. Bel bölgesi omurlarına girilerek skopi yardımı ile radyofrekans dalgaları gönderilerek hasarlanma sağlanır. Öncesinde cilt bölgesine lidokain enjekte edilerek anestezi sağlanır. Daha sonraki aşamada 70 santigrad derecede bir buçuk dakika radyofrekans verilerek her bir sinir kökü tek tek yakılır.

Selektif Periferal Nörotomi: Çok sınırlı bir kas grubunun tutulduğu hastalarda uygulanabilen bir yöntemdir. Periferal sinirlerin motor dalları hasarlandırılırken duyusal dalları sağlam bırakılır. Deneyimli bir ekip tarafından yapılması önemlidir çünkü yanlışlıkla duyusal dalların kesilmesi ile deafferantasyon ve kozalji adi verilen özel ağrı tabloları ortaya çıkar.

Longitudinal Miyelotomi: Bacak bölgesinde spastisite ve ağrı şikayetleri olan, motor, seksüel ve idrar fonksiyonları bozulmuş hastalara uygun bir yöntemdir. Total laminektomi (omurganın omurunu oluşturan lamina adı  verilen kemiklerin alınması) sonrası sırt bölgesinin altı ve bel omurlarının  sınır köklerinin hasarlandırılması sağlanır.

Selektif Dorsal Rizotomi: Bacaklarda felç olan ve ağrılı spazmlar yaşayan hastalarda en çok tercih edilen yöntemdir. Bel ve kuyruk sokumu bölgesindeki omurlar arasına girilerek dorsal (sırt bölgesi) ve ventral (karın bölgesi) sınır köklerinin birbirinden ayrılması sağlanır.  Elektromiyelografi (EMG) ile sinir köklerinin uyarılara cevabı incelenir. Anormal cevap gözlenen sinirler yakılarak kesilir.  

Spastisite tedavisi hakkında merak ettiğiniz konuları  Elazığ Özel Mediline Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz.  Hekimlerimizden online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu Çağrı Merkezimizi arayarak bilgi ve randevu alabilirsiniz.

Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.

Sosyal Medyada Paylaşın: