Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

Omurga eğriliği olarak da bilinen , Skolyoz omurgaya karşıdan bakıldığında omurların orta hattın dışına saparak sağa ya da sola eğilmesiyle oluşan bir hastalıktır.

Omurga eğriliği, sırt ya da bel bölgesinin sağa, sola doğru eğilmesi veya omurların kendi ekseni etrafında dönmesi olarak tanımlanabilir. Omurgada deformiteye bağlı olarak gelişen eğrilik tek başına olabileceği gibi eğriliğe, öne doğru eğilme ile karakterize olan kifoz (kamburluk) da eşlik edebilir.

Tüm yaş gruplarında, omurganın çeşitli bölgelerinde oluşabilen omurga eğriliği, genellikle 10 ila 15 yaş aralığındaki kişilerde, büyüme atağının hemen öncesinde görülür. Toplumda görülme sıklığı yüzde 2 ila yüzde 4 oranında olan skolyoz vakalarının büyük bölümünü düşük dereceli eğrilikler oluşturur.

Farklı bir deyişle, omurga eğriliklerinin yalnızca yüzde 10'u tedavi gerektirecek boyuttadır. Özellikle 30 dereceyi geçen eğriliklerin kızlarda görülme olasılığı erkeklere kıyasla yaklaşık 10 kat fazladır. Skolyoz, yapısal ya da farklı bir deyişle omurganın kendisinden kaynaklanan sorunlara bağlı oluşabileceği gibi tepkisel olarak yani omurgayı ilgilendiren farklı nedenlere bağlı olarak da gelişebilir.

Doğumsal ya da kas ve sinir hastalıklarına bağlı olarak gelişebileceği gibi bazı kişilerde nedeni anlaşılamayan şekilde de omurga eğriliği oluşabilir. Omurga eğriliğinin sınıflandırılması da rahatsızlığın nedenine bağlı olarak yapılır.

Skolyozun türleri nelerdir?

İdiopatik skolyoz (Nedeni bilinmeyen skolyoz) : En sık görülen skolyoz türü; sebebi tam olarak aydınlatılamayan ‘idiopatik’ skolyozdur. Omurgada yana doğru eğilme ‘S’ veya ‘C’ şekilli olabilir. Yana doğru eğilme dışında omurların kendi etraflarında dönmesi de en hafif formlar dahil olmak üzere tüm idiopatik skolyozlarda görülür. Omurlardaki bu dönme sırtta veya belde asimetrik çıkıntılar oluşmasına sebep olur.

Nöromusküler skolyoz : İkinci en sık görülen skolyoz tipi nöromuskuler skolyozdur. Nöromusküler skolyozun temel nedenleri arasında kas veya sinir hastalıkları yer alabilmektedir. Sinir hastalıkları beyin ve omurilikten kaynaklanabilir; kas hastalıkları ise çocukluk ve daha ileriki dönemlerde görülebilir. Nöromusküler skolyozda, idiyopatik skolyozun aksine solunum sıkıntısı ve duyu kusurlarına daha çok rastlanabilmektedir. Solunum problemleri, iletişim bozuklukları, duyu kusurları ve epileptik nöbetler gibi nedenlerden ötürü tedavi sürecinde skolyoz korsesi kullanılmayabilir. Skolyozun bu türünde cerrahi müdahale için daha küçük yaşlar tercih edilebilir. Füzyon tedavisi uygulanabilir.

Konjenital skolyoz : Üçüncü sıklıkla ise konjenital skolyoz görülür. Anne karnındaki çocuğun gelişimi sırasında ortaya çıkan omurga anomalilerine bağlı bir skolyoz türüdür. Konjenital skolyoz ilk yıllarda hızlı bir ilerleme gösterir. Bu sebeple erken dönemlerde ortaya çıkan konjenital skolyozun tedavi süreci küçük yaşlarda cerrahi müdahaleyi gerektirebilir.

Skolyoz Belirtileri Nelerdir?

Skolyoz, yetişme çağındaki çocukların geleceğini tehdit eden bir hastalık. Hastalık erken belirlendiğinde tedavisinde yüzde 100'e varan bir başarı sağlanıyor. Ancak zamanında teşhis edilemeyen omurga eğrilikleri ilerlemişse, çocukların normal gelişimi engelleniyor. Erişkinlik döneminde; bel ve sırt ağrıları, kalp ve akciğer fonksiyon bozuklukları ortaya çıkıyor.

Skolyoz hastalığı yüzünden her 1000 kişiden 2 - 3'ünün aktif tedavi görmesi, her 1000 kişiden 1'inin de ameliyat olması gerekiyor. Skolyoz, dikkatli bir göz tarafından farkediliyor. Bu belirtiler şunları kapsıyor:

* Kalçalar ve omuz seviyeleri arasında eşitsizlik görülüyor.

* Kollar ile vücut arasındaki mesafenin eşitliği ve vücudun balansı bozuluyor.

* Baş bir yana, vücut bir yana savrulduğu için çocuklar bir bacaklarının daha uzun olduğu duygusuna kapılıyor.

* Kız çocuklarının eteğinin bir bölümü yukarı çekiyor.

* Göğüs kafesinde asimetri ve bir kürek kemiğinde tümsek gözlenebiliyor.

Bu şikayetle gelen hastalarda skolyoz olduğu ortaya çıkıyor.

Skolyozun tedavisi nasıl olur?

Skolyozun tedavi süreci skolyoza neden olan hastalığa ve kişide oluşan skolyoza göre değişkenlik gösterir. Yani bazı hastalar için tedavi süreci doğal akışında devam ederken; kimi hastalarda ise kişinin tedaviye verdiği cevap skolyozun türüne göre değişebilmektedir. Skolyoz çocukluk ve ergenlik döneminde büyüme ile ilerleme göstermektedir. Yani, omurganın eğriliği daha da artmaktadır. Tüm bu sebeplerden dolayı skolyoz için tüm durumlara uygulanabilecek doğru ve tek bir tedavi seçeneği yoktur. Skolyozun tanı aldığı yaş, eğriliğin yeri ve derecesi, skolyozu oluşturan sebepler, muayene bulguları ve radyolojik tetkiklerden alınan veriler dikkatlice incelenerek, yani skolyoz için yapılacak tedavi ‘kişiselleştirilerek’ hastadan hastaya değişecek şekilde titizlikle uygulanmalıdır. Her bir tedavi seçeneği kendi içerisinde, hastaya göre değişiklik gösterse de skolyoz tanısı aldıktan sonra genel olarak üç natif yol mevcuttur. İlk seçenek izlemdir ve 20-25 dereceden küçük eğrilikler için uygundur ve belli aralıklar ile takip yapmaktan, sportif faaliyetleri ve genel vücut kondisyonunu artırmaktan ibarettir.

Skolyoz için fizik tedavi : Skolyoza özel fizik tedavi egzersizleri faydalı olabilir. Ancak bu egzersizler için zamanlama önemlidir. Çok erken yaşta başlanan egzersizler, çocukta erken bıkkınlığa neden olabilir. Bunun sonucunda egzersizin asıl gerekli olabileceği ve hızlı büyümenin olduğu ileri yaşlarda çocuk egzersiz yapmak istemeyebilir.

Skolyoz egzersizleri, karın ve bel kaslarını güçlendirmeyi, pozisyon hissini geliştirmeyi ve duruşu düzeltmek amacıyla uygulanıyor. Genellikle fizik tedavi merkezlerinde uygulansa da, evinizde yapabileceğiniz egzersizler bulunuyor. Aşağıda örnek olarak verdiğimiz egzersiz hareketleri her hasta için uygun olmayabilir. Yapmadan önce doktorunuza danışmanızda yarar vardır.

1- Pelvik tilt; Mat veya sert bir zemin üzerinde ayaklar yerde ve dizler bükülü olarak sırt üstü yatın. Karın ve kaba et kaslarınızı kasarak bel çukurunuzu 5 saniye düzleştirin. 2 set halinde 10 tekrar uygulayabilirsiniz. Egzersiz sırasında normal nefes almayı unutmayın.

2- Kedi-deve egzersizleri; Yerde diz ve ellerinizin üzerinde, masa pozisyonu alıyorsunuz. Bu pozisyondayken karın kaslarınızı sıkı ve başınızı dik tutun. Derin bir nefes alın. Alt göğüs kafesini ve belinizi kamburlaştırıp, boynunuzu gevşetin. Nefes verirken göğsünüzü yere yaklaştırın. Bu pozisyonda hafifçe yukarı bakın. Karın kaslarınızı sıkarak tekrar başlangıç pozisyonuna dönün. Bu hareketleri 2 set halinde 10 tekrar yapıyorsunuz.

3- Çift bacak karın presi; Sırt üstü dizleriniz bükülü ve ayaklarınız yerde uzanın. Bir bacağınızı sonra diğerini kaldırarak , sırt düz, dizleriniz yere paralel olacak şekilde pozisyon alın. Ellerinizle dizlerinizi ittirirken karın kaslarınız yardımıyla da dizlerinizi ellerinize doğru çekin. Bu pozisyonda kollarınız düz olmalıdır. Bu pozisyonu üç kez derin nefes alıp verecek kadar devam ettirerek 2 set halinde 10 tekrar uygulayın.

Skolyoz için korse tedavisi : Eğriliği 20-40 derece arasında olan ve büyüme potansiyeli olan kişilerde etkili olan bir yöntemdir. ABD ve Kanada’da çok merkezli olarak yürütülen ve erken dönem sonuçları 2013’te yayınlanan bir çalışma, korse kullanan hastaların ameliyat olma oranlarının, kullanmayanlara göre daha düşük olduğunu açıkça göstermiştir. Yani korse kullananların ameliyat olma ihtimali düşmektedir. Bu erken sonuçla çalışma durdurulmuş ve bütün hastalara korse verilmesi kararlaştırılmıştır. Korsenin günde 20-23 saat takılı kalması etki gösterme açısından önemli bulunmuştur.

Skolyoz hastaları için korseler, kumaş, plastik ve metal karışımından kişiye özel olarak üretiliyorlar. Korse, skolyozun şekline göre leğen kemiklerinden boyna kadar uzanabiliyor. Sizin için en ideal ölçülerde korse önerisini doktorun yapmakla birlikte;

* Cheneau adı verilen hem baskı hem de skolyotik omurgayı aksi yöne yönelim imkanı veren bilgisayar dizaynlı korseleri,

* Gomez skolyoz ortezi olarak kullanılan skolyoz korseleri,

* Çocuklar için özel lycra skolyozlu omurga tarafında ekstra kuvvetlendirilmiş bantların olduğu korse elbiseleri inceleyebilirsiniz.

Skolyoz ameliyatı : Cerrahi genel olarak 40-45 derece üzerindeki eğriliklerde gündeme gelir. Akciğer gelişiminin tamamlandığı ergenler ve erişkinlerde düzeltme ve dondurma (sabitleme) ameliyatları uygulanır. Cerrahiye dahil edilen omurlarda hareket sınırlaması yapılacağı için mümkün olan en az seviye ameliyat edilerek en fazla düzelme sağlanabilmesi için ameliyat öncesi hazırlık ve planlama önemlidir.

Mediline Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Tülün KAYA GÜÇER,  çocukluk çağında tespit edilen skolyozun ilerleyici bir hastalık olduğunu belirtti ve konuya ilişkin dikkate alınması gereken bazı bilgiler verdi.

Çocukluk döneminde ortaya çıkan skolyozda erken teşhisin önemi büyüktür. Erken teşhis edilen vakaların tedavisi çoğu zaman başarılı olur, aileler tarafından yapılabilecek küçük testlerle skolyozu tespit edilen çocukların en kısa sürede fizik tedavi kliniklerine başvurmaları gerekmektedir.

Skolyozu tespit etmenin bazı yöntemleri ;

Ayakta duruş pozisyonunda sırt duvara yaslı iken omuzların yükseklikleri farklı mı?

Çocuk dizleri düz bir şekilde öne eğildiğinde sırt kısımları farklı yükseklikte mi?

Kürek kemiklerinden biri diğerinden belirgin mi?

Kalça kemiklerinde asimetri var mı?

Ayakta iken kollar yavaşça öne sarkıtıldığında, bir taraf diğer tarafla karşılaştırıldığında kol ve vücut arasında daha fazla mesafe mevcut mu?

Çocukta belirgin bir sırt kamburu mevcut mu?

Bel çukurları kıyaslandığı zaman doku kıvrımları asimetrik mi?

Çocuk otururken ya da ayakta iken bir tarafa doğru eğik mi duruyor?

Skolyoz ve Kifoz Arasındaki Fark Nedir?

Ortopedik bir omurga hastalığı olan kifoz; çoğunlukla skolyoz hastalığı ile karıştırılmaktadır. Skolyoz probleminde omurga şekli ‘S’ şeklini alır ve yana doğru bir eğrilik söz konusudur. Ancak kifoz probleminde eğrilik öne doğru oluşmaktadır.

Skolyoz (Omurga Eğriliği) hakkında merak ettiğiniz konuları Mediline Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümünün uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu telefonumuzu arayarak bilgi alabilirsiniz.

Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.




Sosyal Medyada Paylaşın: