Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

Şirpençe, deri altı hücre dokusunun ve yağ bezlerinin iltihaplanması dolayısıyla ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Genişlediğinde yarattığı tehlike daha büyük olan Şirpençe, öldürücü seviyelere ulaşabiliyor. Şirpençe tam olarak nedir? İşte, o konu hakkında merak edilen bazı bilgiler.

Şirpençe (Aslan Pençesi) nedir?

Tıptaki adı karbonküldür. Daha çok ense, vücutta kaba et olarak bilinen yerde ve sırt bölgesinde birden çok çıbanın birleşmesiyle meydana gelen hızlı bir şekilde yayılan bir çıban türüdür. Enfeksiyon temas ile başka insanlara kolayca bulaşır. Derinin alt tabakasında cerahat oluşumları gözlenir. İnsanı ölüme kadar götürebilen bir hastalıktır ama tedavisi kolay bir hastalıktır. İlk görünüşte basit bir çıbana benzer. Rengi koyu kırmızıdır.

Şirpençe hastalığı, karbonkül, aslan pençesi hastalığı ve şirpençe çıbanı olarak farklı farklı isimlendirilen bu hastalık, Osmanlı padişahlarından olan Yavuz Sultan Selim’in ölüm nedeni olarak tarih kaynaklarına geçmiştir. Bakterilerin, kıl kökünden girerek, derinin alt kısımlarına doğru ilerlemesiyle oluşan bir enfeksiyon hastalığıdır. 

Basit bir enfeksiyon olabileceği gibi, ölüme de neden olabilen şirpençe hastalığı boyun ve ense bölgesi sık olmakla beraber kalça bölgesinde, kol ve bacaklarda da görülebilmektedir.

Şeker hastalığı olanlarda, obez bireylerde görülme ihtimali yüksek olan şirpençe hastalığında,  kıl kökü iltihabına benzer belirtiler görülmektedir. Ağrılı şişlik ve kaşınma hissi oldukça belirgin olan şirpençe hastalığında erken tanı ve tedavi oldukça önemlidir. 

Şirpençe hastalığında esas olarak deri altı yağ dokusunun etkilenmesi söz konusudur. S. Aureus isimli bakteri, şirpençe hastalığına en sık neden olan bakteridir.

Şirpençe Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Başlangıçta hafif ağrı ve kaşıntı şeklinde kendini göstermekle beraber bu kaşıntı ve ağrı gün kadar sonra geçer. Daha sonra çıban tekrar kendini göstererek hızlı bir şekilde büyür. Tahta sertliğinde, dokunulduğunda şiddetli ağrısı olan, ateş, titreme, halsizlik ve baş ağrısı gibi şikayetlere yol açar. Çıbanın ucu sarı ya da beyaz renkte olup, kendi kendine patlayıp içindeki sıvıyı atar.

Deri sayesinde, mikropların vücut içine girişi engellenir ve böylece enfeksiyon hastalıklarına karşı korunmaya çalışılır. Deri bütünlüğünün bozulmasıyla başta bakteriler olmak üzere mantar ve virüsler vücudumuza girerek hastalığa neden olabilmektedir. 

Deri bütünlüğünün bozulmasına sebep olan bir takım faktörlerin etkisiyle S. Aureus isimli bakteri en sık olmakla beraber, çeşitli küçük canlılar şirpençe hastalığının gelişimine neden olmaktadır.

Kısa bir süre zarfında gelişen, en az bir kıl kökünde veya kıl kökünün çevresinde  oluşan kırmızı şişlik, ağrı, hassasiyet 

Apse oluşumu görülürken, apselerin dış kısmında tıkaca benzer, siyah renkli bir küçük yara dokusu bulunmaktadır. Apsenin içerisinde ise bakteriler, kan ve birtakım ölü hücreler bulunmaktadır. 

Ateş

Halsizlik

Üşüme

Titreme

Belirtiler sıklıkla boyun ve yüz bölgesinde olmakla beraber, ense, meme başı, meme çevresi ve kalça bölgesinde görülmektedir. Bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla beraber, bu belirtiler daha sık görülebilmektedir.

Şirpençe Hastalığı Nedenleri Nelerdir?

Bu hastalığa genellikle stafilokoklar neden olur. Birden fazla kıl keselerinin enfeksiyon kapmasıyla oluşmaktadırlar. Stafilokoklar, mikroskop altında incelendiğinde ise daha çok üzüm taneleri gibi görünüşü olur. Şirpençe (Aslan pençesi) hastalığına erkekler kadınlardan daha yatkındır. Bu durum yaşlı ve hasta kişilerde, bağışıklık sistemi güçlü olmayan kişilerde ve diyabeti olan erkeklerde daha sık rastlanır. Sağlık şartlarının iyi olmaması, giysi tahrişleri, fiziksel yıpranma, akne, dermatit, permisyöz anemi de hastalığın diğer nedenleri arasındadır.

Kronik Deri Rahatsızlığı: Birçok deri hastalığında (Sedef hastalığı vb.) bakterinin vücudun içerisine girmesi kolaylaşır.

Şeker hastalığı (Diyabet): Deride oluşan hasarların iyileşmesi zorlaştığı ve savunma sistemi zayıfladığı için gelişebilir.

Bağışıklık sistemi sorunları: Güçlü bağışıklık sistemi, bütün canlıların hayatta kalması için olmazsa olmazlardandır. Bağışıklık sisteminin bozulmasıyla beraber, enfeksiyon hastalıklarına yakalanma riski artmaktadır. Aynı zamanda, normal sağlık bireylerde hastalık yapamayacak küçük canlılar, bağışıklık sistemi zayıflamış bireylerde daha kolay bir şekilde hastalık yapabilmektedirler. Böbrek yetmezliği, kemoterapi, Karaciğer hastalıkları, teroid (kortizon) tedavisi, kalıtsal olarak bağışıklık sisteminin çalışmaması gibi durumlarda sık gelişir.

Obezite Obez bireylerin de bağışıklık sistemi, normal bireylere göre daha hassastır ve ayrıca obez kişilerde vücutta katlar oluşması ve bunların birbirine sürtünmesi sonucu cilt tahriş olur. Ayrıca bu bölgelerin fazla terlemesi de çıbana neden olabilir.

Sık sık terleme: Bazı tiroit hastalıklarında terlemenin çok olması çıbana neden olabilir. Ayrıca, vücutta nemin fazla olduğu kasık, koltuk altı gibi bölgelerde daha sık görülür.

Hijyen konusunda güvensiz yerlerde yaşamak da hastalık yapabilecek küçük canlıların sayısını arttırarak, şirpençe hastalığı gelişmesine neden olabilir

Nemli ve sıcak bölgelerde sürekli bir halde bulunmak.

Şirpençe Hastalığı Tedavisi

Şirpençe hastalığında apsenin boşaltılması gerekmektedir. Apse boşaltılma işlemine drenaj denilmektedir. Hastanın aynı zamanda kesinlikle istirahat etmesi önerilmektedir. Kısa aralıklarla takip edilen hastalara, sıcak baskılar uygulanılır. 

Sıcak baskılar sayesinde, apse daha da olgunlaşır ve rahatlıkla boşaltılabilir. Aynı zamanda antibiyotikli kremler, anti septikler bu bölgeye sürülür ve hastanın rahatlaması amaçlanır. 

Şirpençe hastalığı ağrılı bir hastalık olduğu için, hastaya ağrı kesici verilebilmektedir. Hastalık tedavisi 2 hafta olmakla beraber hastanın bakımının sağlanması için hasta ve hasta yakınları uyarılmalıdır. Hasta yeterli bakımı sağlayamadığında tedaviye yanıt gecikebilir veya olmayabilir. 

Aynı zamanda bakterinin kana karışması gibi istenmeyen durumlarda söz konusu olabilir.

Hafif ve orta olgularda, hastanın yara kültürü alındıktan hemen sonra antibiyotik tedavisi başlanmaktadır. Ortalama 2 haftalık antibiyotik tedavisi verilmektedir. Trimetoprim-sulfametoksazol etkenli antibiyotik veya doksisiklin etkenli antibiyotik kullanılır.

Ciddi olgularda, vankomisin, teikoplanin, daptomisin, linezolid etkenli antibiyotikler kullanılır. Antibiyotik öncesi rutin bir şekilde yara kültürü alınır, yara kültürü sonucu beklenmeden bu antibiyotiklerden herhangi birine başlanır. Yara kültür sonucu çıktığında, verilen antibiyotiklere direnç kazanmış bir bakteri ürerse, daha güçlü antibiyotiklerle tedavi değiştirilir.

Şirpençe Hastalığı Tedavi Edilmezse sonuçları;

Şirpençe hastalığı kesinlikle tedavi edilmelidir. En korkulan durum, deri altından yağ dokusuna giren bakterilerin, kana karışması tablosu oluşur. Sepsis adı verilen bu tablo fark edilemediğinde, ölümcül olabilmektedir. 

Şirpençe Hastalığı İlaçları 

Şirpençe hastalığı ağrılı bir süreç olduğu için hastalara ağrı kesici verilebilir. Hafif veya orta durumlu hastalarda trimetoprim-sulfametoksazol etken maddesinin olduğu ilaçlar veya doksisiklin verilebilir. 

İlaçların verilmesi için kültür sonucu beklemek gerekmez. Kültür sonuçları daha geç çıkacağından dolayı, erken bir şekilde antibiyotik tedavisi verilir. Kültür sonucuna göre antibiyotikler değiştirilebilir.

Trimetoprim-sulfametoksazol böbreklerde istenmeyen yan etkilere yol açabileceği gibi, en sık yan etkisi vücutta yeni döküntülere neden olmasıdır. Aynı zamanda folik asit eksikliği olan bireylerde, halk arasında kansızlık olarak bilinen anemi tablosuna neden olabilmektedir. Bu yüzden bu ilacın yanında folik asit takviyesi de yapılabilmektedir. Steven – Johnson sendromu en korkulan yan etkisidir ve bu durum ölümcül olabilmektedir. Fakat bu durum oldukça nadir görülmektedir.

Doksisiklin ilacının böbrek üzerine herhangi bir etkisi yoktur. Dolayısı böbrek yetmezliği olan hastalarda da rahatlıkla kullanılabilen bu ilaçlar, bulantı – kusma, reflü gibi istenmeyen yan etkilere neden olabilmektedir. Hamilelerde, 8 yaşının altındaki çocuklarda ve emziren annelerde kullanılması uygun değildir. 8 yaşının altındaki çocuklarda kullanılmamasının temel nedeni kemik gelişimine zarar verebilecek yan etkilerinin bulunmasıdır. Ayrıca denge bozukluğuna yol açabilen doksisiklinin, yeni doğan bebeklerde kullanılması durumunda psödotümör serebri tablosu gelişebilmektedir. Psödotümör serebri durumu, nedeni açıklanamayan kafa içi basınç artışıyla karakterize bir hastalıktır.

Ciddi sistemik bulguların olduğu durumlarda ise vankomisin, daptomisin, teikoplanin gibi antibiyotikler kullanılmaktadır. Vankomisinlerin böbreğe ve kulağa istenmeyen yan etkileri bulunmaktadır. Ağız yoluyla verildiklerinde yeterince emilmedikleri için, genellikle damar yolundan verilirler. Aynı zamanda damar yolundan hızlıca verildiklerinde alerjik reaksiyonlara neden olabilmektedirler

Teikoplanin antibiyotiği ise vankomisine oldukça benzer. Vankomisin gibi böbreğe ve kulağa istenmeyen yan etkileri bulunmaktadır. Vankomisinden farklı olarak kas içerisine enjekte edilen formları da mevcuttur.

Daptomisin ise dirençli S. Aureus bakterisinin tedavisinde damar yolundan verilecek şekilde kullanılır. İdrarı siyaha boyayabilir. Kas ağrısı ve kanda kreatin kinaz enziminin artışına sebep olabilir.

Şirpençe (Aslan pençesi)  Hastalığı Tedavisi hakkında merak ettiğiniz konuları Elazığ Özel Mediline Hastanesi Cildiye (Dermotoloji) Bölümü Uzman ekiplerine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden  online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu Çağrı Merkezimizi arayarak bilgi ve randevu alabilirsiniz.

Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.


Sosyal Medyada Paylaşın: