Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

Karaciğer vücutta kendi kendini yenileyebilen tek organdır. Karaciğerde ilerleyici ve geri dönüşümsüz bir hastalık olarak kendisini gösteren siroz ise bu organın fonksiyonlarını yerine getirememesine ve yetmezlik tablosuna yol açabilir. Vakit kaybedilmeden tedavi edilmesi çok önemlidir. Elazığ Özel Mediline Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü Uzmanları, siroz hakkında bilgi verdi.

Siroz hastalığı nedir?

Siroz, hepatit ve kronik alkolizm gibi birçok karaciğer hastalığının sebebiyet verdiği karaciğerde ileri derecede hasar oluşumuna denir. Karaciğerde aşırı alkol tüketimi gibi nedenlerle yara dokusu oluşabilir. 

Siroz daha ileri aşamalara geçtikçe, daha fazla skar dokusu oluşur ve bu da karaciğerin çalışmasını zorlaştırır buna dekompanse siroz denir. Kanın dokuya ulaşamaması sebebiyle yeni damar yolları oluşur ve bu da karaciğeri daha olumsuz etkileyerek yaşamı tehdit eder. Sirozun neden olduğu karaciğer hasarı genellikle geri alınamaz. Ancak karaciğer sirozu erken teşhis edilirse hasarın kademesi sınırlandırılabilir.

Siroz hastalığı belirtileri nelerdir?

Siroz hastalığı, erken dönemde genellikle belirti vermez. Fakat hastalığın derecesi ilerledikçe ve karaciğerde oluşan harabiyet düzeyi arttıkça görülen belirtilerde ve bu belirtilerin şiddetinde artış gözlenir. En sık görülen siroz belirtileri aşağıdaki gibi sıralanabilir:

İştah ve kilo kaybı

Bulantı ve kusma

Sürekli halsizlik hissi

Bacaklarda şişme - ödem oluşumu

Karında asit birikimi nedeniyle şişme

Kas kaybı

Kansızlık

Kaşıntı

Sarılık

Kanın pıhtılaşmaması

Kadınlarda adet düzensizliği

Ciltte morarma ve kanamalar

Sinirlilik hali

Kabızlık ve gaz sorunu

Midede ağırlık hissi

Siroz hastalığı nedenleri nelerdir?

Karaciğer bir anlamda vücudun fabrikasıdır. Alınan tüm gıdalar karaciğerde vücut için faydalı ve gerekli ürünlerin yapımında kullanılır. Bunlardan biri olan albüminin de görevlerinden birisi, sıvıların damar yatağı içinde tutulmasıdır. Karaciğer fonksiyonları bozulunca albümin sentezi (yapımı) da etkilenir. Albümin seviyesi azalınca sıvılar damar yatağında tutulamaz ve dokuların arasına sızar. Bu en erken bacaklarda şişme (ödem) şeklinde ortaya çıkar. Aynı mekanizma ile karın boşluğunda da sıvı birikir (assit). Karın şişer. Bu hastalarda en ufak çarpma ile deride morluklar oluşabilir veya kanamaya eğilim artar. Bunun nedeni, pıhtılaşma için gerekli maddelerin (pıhtılaşma faktörleri) karaciğerdeki hasar nedeni ile gerektiği kadar yapılamamasıdır. Yine karaciğerin işleyememesi sonucu bazı maddeler kanda birikir ve ciddi kaşıntılar ve şuur değişiklikleri (ensefalopati) meydana gelebilir. Bilerek ya da bilinçsizce gerçekleşen bazı davranışlar ve durumlar karaciğerde ciddi hasarlara neden olabilir. Bu davranışlar şöyle sıralanabilir:

Doktor önerisi olmadan ilaç kullanmak: Pek çok ilaç ve bitkisel ürün potansiyel olarak tahrip etkisine yol açabilir. Doktor önerisi olmaksızın reçetesiz ağrı kesici, antiromatizmal ilaçlar, antibiyotikler, bitkisel ürünlerle zenginleştirilmiş vitamin preparatlarının kullanımı toksik hepatit tablosu ve bazen karaciğer nakli gerektirebilecek ciddi karaciğer yetersizliği vakaları oluşturabilir. Aktarlarda satılan bitkisel ürünler, sanayide kullanılan bazı kimyasal maddelere maruz kalma karaciğer için ölümle dahi sonuçlanabilen toksik etkiler oluşturabilmektedir.

Obezite: Sağlıklı beslenme, yeterli fiziksel aktivite ve kilo kontrolü tüm vücudumuz için olduğu gibi karaciğer için de çok önemlidir. Düzenli öğünler halinde bir beslenme planı ile yağ, şeker ve karbonhidrat tüketiminin azaltılması, vitamin ve mineral açısından zengin olan sebze ve meyve tüketiminin arttırılması, katkılı hazır gıdaların en aza indirilmesi gereklidir. Yoğun alkol tüketimi akut veya kronik karaciğer hastalığı nedenidir.

Hepatit: Hepatit A, B ve C virüsleri karaciğere yerleşerek enfeksiyona neden olur. Hepatit A virüsü hasta kişilerden dışkı yolu ile çevreye yayılarak, kirli su ve ellerle ağız yolu ile bulaşır. Korunmada tuvalet ve el temizliği çok önemlidir. Hepatit A iyileşme sağlandığında kronikleşmeyen bir enfeksiyon iken hepatit B ve hepatit C enfeksiyonlarında kronikleşme söz konusu olabilir. Kronik enfeksiyon sessiz ve yakınmasız bir durumdan karaciğer sirozu dediğimiz belirgin karaciğer hasarına kadar ulaşabilir. Bu da çevremizde sağlıklı görünen ama hepatit B veya C virüslerini kanlarında taşıyan ve bulaştırma potansiyeli olan bireyler olabileceği anlamına gelir.

Siroz Hastalığı Tedavisi

Her ne kadar siroz karaciğerde geri dönülmez hasarlara neden olsa da, sirozun erken evresinde uygulanacak olan tedaviler hasarı durdurabilir ve hastanın seneler boyunca normal bir yaşam sürmesini sağlayabilir. Sirozun henüz kesin bir tedavisi bulunabilmiş değildir. Ancak karaciğer sirozunun ilerleyişini, semptomlarını ve komplikasyonlarını yavaşlatarak hastalığın kontrol altına alınması sağlanabilir. Siroza neden olan hepatit hastalıklarının tedavisi için antiviral ilaçlar kullanılabilir. Bu hastalıklarının kontrol altına alınması sirozun da ilerlemesini durduracaktır.

Alkol kullanan hastalarda bu alışkanlığın bırakılması, obezite hastalarında ideal kiloya ulaşma amacıyla diyet uygulanması da tedavi seçenekleri arasındadır. Kaşıntı, yorgunluk ve ağrı gibi semptomların önüne geçilebilmesi amacıyla ilaç tedavisi uygulanabilir. Vücutta oluşan ödemin önlenebilmesi için ise çoğunlukla düşük sodyum içeren diyetler uygulanır. Ancak ciddi sıvı birikimi durumlarında uzman müdahalesinde sıvının boşaltılması gerekebilir. Şişmiş ve patlamış kan damarlarının neden olduğu kanamaların azaltılması amacıyla tansiyon ilaçları kullandırılır. Tansiyon ilaçları ile tedavi edilemeyecek damarlarda, cerrahi müdahale gerekebilir.

Bazı antibiyotikler ve aşılar da diğer enfeksiyonların tedavisi için gerekli olabilir. Karaciğerde oluşan iltihabın önüne geçebilme amacıyla bazı durumlarda kortikosteroid içerikli ilaçlara başvurulur. Uzman, sirozun bir komplikasyonu olabilen karaciğer kanserinin varlığını araştırmak ve takip altında tutmak için düzenli testler uygulayabilir. Sirozun en son evresine ulaşmış olan hastalarda ise karaciğer nakline ihtiyaç duyulur. Bu önemli bir operasyondur. Karaciğer nakli için çoğunlukla kadavralar kullanılsa da doku uyumluluğu mevcut ise karaciğerini bağışlamak isteyen bir bireyin karaciğerinin bir kısmı alınarak da nakil yapılabilir.

Eğer siz de karaciğer sirozuna ilişkin erken veya geç dönem belirtileri gösteriyorsanız, hemen en yakın sağlık kuruluşundan randevu alıp muayeneden geçmenizde fayda vardır. Karaciğer sirozunda erken teşhis ile tedaviye bir an önce başlayarak hastalığın kontrol altına alınmasını sağlayabilir, hastalığın karaciğer nakli gerektirecek boyutlara ulaşmasını önlenebilir.

Siroz Hastaları Nelere Dikkat Etmeli ?

Düzenli Doktor Kontrolü ; Hastalığın derecelendirilmesi ve uygun tedavinin belirlenmesi için, bir karaciğer uzmanıyla birlikte ayrıntılı değerlendirme yapılması gerekir. Erken sirozda her 1-3 ayda bir iken ilerlemiş sirozda ise her 1-4 haftada bir düzenli karaciğer fonksiyon testleri ve izlem yapılmalıdır. Kontrollerin hangi sıklıkla yapılacağı, hastalık belirtilerine ve hastalığın şiddetine bağlı olarak takip eden doktor tarafından belirlenir.

Sağlıklı Beslenme ; Kronik karaciğer hastalığında, optimum karaciğer fonksiyonları için sağlıklı beslenme çok önemlidir. Yaygın inancın aksine, şiddetli sarılık varlığı dışında, karaciğer hastalığının çok ileri evrelerine kadar hastaların sindirim sistemi normal çalışabilmektedir. Dolayısıyla, karaciğer hastalığının tüm tiplerinde, yağlı gıda ve proteinlerden tamamen kaçınma gerekliliği pek doğru değildir. Halk arasındaki bu yanlış bilgilenme, bir çok karaciğer hastasının gıdasız kalmasına, kilo kaybetmesine ve sağlığın daha hızlı bozulmasına neden olabilmektedir. Alkole bağlı sirozda, alkol kullanımından kaçınılmalı ve hepatit C başta olmak üzere tüm diğer siroz tiplerinde ise alkol kısıtlanmalıdır.

Egzersiz ; Özellikle virüse bağlı sirozda, aşırı fiziksel aktiviteden kaçınılmalıdır. Ancak bu sürekli ve zorunlu yatak istirahatı anlamına gelmemektedir. Makul düzeyde hareket ve aktivitenin sürdürülmesi önerilir. Sirozun ileri evrelerinde, yetersiz kan pıhtılaşması ve kanama eğilimine bağlı olarak, temas sporlarından kaçınılmalıdır.

İlaç Kullanımı ; Karaciğer yetersiz olduğundan rastgele kullanılan ilaçlar karaciğere ve tüm vücuda zarar verebilir. Bu nedenle doktora danışmadan herhangi bir ilaç, vitamin, takviye ürün kullanımından kaçınılmalıdır.

Siroz hastalığı tedavisi hakkında merak ettiğiniz konuları Elazığ Özel Mediline Hastanesi Dahiliye Bölümü Uzman ekiplerine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden  online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu telefonumuzu arayarak bilgi alabilirsiniz.

Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.


Sosyal Medyada Paylaşın: