Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

Renal kolik, acil servislere en sık başvuru nedenlerinden olan tanı ve tedavisi acil servislerde yapılan en ciddi ağrı sendromlarından biridir.

Renal kolik, böbrek taşlarının neden olduğu, bel ve yan taraflarda (böbrek bölgesinde) görülen bir ağrı türüdür. Böbrek taşları, idrardaki kimyasallardan oluşan kristal parçacıklardır. Bu durum, idrarda çok fazla kimyasal olmasından kaynaklanır. Bir taş idrar akışını engelleyebilir ve bazı durumlarda ağrıya yol açabilir.

Böbrek taşları birçok insanda görülse de, en çok 20 ila 30 yaş arasındaki erkeklerde görülür. Böbrek taşları çok çeşitlidir ama en sık görülen kalsiyum taşlarıdır ve bazı durumlarda birden fazla olabilir. Bununla birlikte, tedavi ile böbrek taşlarının seRenal kolik belirtileri arasında özellikle sırt, yan veya kasıkta ağrı, idrarda kan, anormal renkte idrar, ateş, titreme ve bulantıyla beraber kusma sayılabilir. Bazıları bu hastalığı yaşamda karşılaşılan en yoğun acı verici deneyim olarak tanımlamıştır. Böbrek taşı oluşturma eğilimi bağırsak hastalığı, cerrahi, genetik, bazı diyet faktörleri veya sistinüri gibi hastalıklar nedeniyle ortaya çıkabilir.

Renal kolik nedenleri nelerdir?

Renal kolik, böbreklerde kristallerin veya taşların birikmesi ile tetiklenir. Bu taşlar idrar akışına müdahale ettiğinde, böbreklerin şişmesine neden olarak ağrı dalgaları (kolik) üretebilirler. Böbrek taşları çeşitli nedenlerle oluşabilir.

Böbrek taşı oluşum nedenleri nelerdir?

Renal kolik ağrılarına yol açan böbrek taşları çeşitli kimyasallardan oluşabilir ve aşağıdakilerden kaynaklanabilir:

Kemoterapi

Sistinüri (idrarda aşırı sistin ile karakterize kalıtsal bozukluk)

İnce bağırsak hastalığı

Gut hastalığı (eklemlerde ürik asit birikmesinin neden olduğu artrit tipi)

Hiperkalsiüri (idrarda aşırı kalsiyum)

Hiperürikozüri (idrarda aşırı ürik asit)

İnflamatuar bağırsak hastalıkları (Crohn hastalığı ve ülseratif kolit gibi)

Böbrek sorunları

Cerrahi operasyon

İdrar yolu enfeksiyonu

Renal kolik oluşumunda kimler risk altındadır?

Bir dizi faktör renal kolik gelişme riskini artırır ancak risk faktörleri olan herkes bu durumu geliştirmez. Risk faktörleri şunları içerir:

Vücudun susuz kalması

D vitamini yüksek diyet

Aşırı diüretik kullanımı

Ailede böbrek taşı olması

Bağırsak hastalıkları olması

Geçmişte böbrek taşı sorunu yaşamak

Gebelik

Geçmişte ameliyat olmak

İdrar yolu enfeksiyonu yaşamak

Kalsiyum bazlı antasitlerin kullanımı

Bazı ilaçların kullanımı

Riski azaltmak

Böbrek taşı ve renal kolik gelişme riskinizi aşağıdaki yollarla azaltabilirsiniz:

Hap formunda kullanılan kalsiyumdan kaçınmak

Ravent ve ıspanak gibi oksalat bakımından yüksek bazı gıdalardan kaçınmak

Aşırı et, balık ve kümes hayvanlarından kaçınmak

Dehidrasyonu önlemek için yeterli miktarda sıvı, özellikle su içmek

Renal kolik belirtileri?

Renal kolik belirtileri, böbreklerde kristal oluşumu ile ilgilidir. Bu taşlar idrar çıkışını engelleyerek ağrı, şişme ve enfeksiyona neden olabilir.

Hastalığın semptomlarını günlük olarak veya sadece ara sıra görebilirsiniz. Ayrıca, aşağıda semptomlardan herhangi birini şiddetli bir şekilde de yaşayabilirsiniz:

Anormal renkte idrar

Ateş (bazen titreme de eşlik eder)

Kötü kokulu idrar

Mide bulantısı (bazen de kusma)

Şiddetli olabilen yan, sırt, karın ağrısı veya kasıkta ağrı

Ciddi belirtiler

Bazı durumlarda, renal kolik acil ve ve derhal değerlendirilmesi gereken ciddi bir durum olabilir. Siz veya herhangi biri aşağıdaki ciddi semptomlardan herhangi birine sahipseniz derhal tıbbi yardım alın:

Yüksek ateş

İdrar yapamama

Şiddetli acı hissetme

Kontrol edilemeyen kusma

Renal kolik Nasıl Teşhis edilir?

Kan ve idrar testleri enfeksiyon veya böbrek fonksiyonlarınızı gösterecektir, iki tür tamamlayıcı tetkik yapılır, bunlar görüntüleme ve biyokimyadır. 

Amaç tanıyı koymak ve taşın boyutu ile konumunu belirlemek, hastalığın ciddiyetini ortaya koymak ve tedaviyi planlamaktır.

Biyokimyasal incelemeler: Acil serviste tam kan sayımı, kreatinin düzeyi, elektrolitler, CRP ve tam idrar tetkiki de¤erlendirilmelidir. Atefl

veya piyüri varsa kültür de alınmalıdır. Genç kadınlarda hamilelik testi de yapılmalıdır. Klinik flüphe varsa diğer kan tetkikleri de ( hepatik ve pankreatik enzimler) yapılmalıdır.

Görüntüleme: Günümüzde kontrastsız abdominopelvik tomografi(BT) ilk seçilmesi gereken görüntüleme yöntemidir % 96

duyarlılık ve %100 özgüllük ile tanıda üstünlüğü vardır.

Hızlı bir biçimde yapılabilmesi taşın doğru boyutu ve konumunu göstermesi, üst üriner sistemi değerlendirmesi avantajlarıdır. Kontrast enjeksiyonu tanının muğlak olduğu nadir olgularda yapılır ama alerji ve nefrotoksisite gibi riskleri vardır. Tomografi ayırıcı tanıdaki diğer patolojileri de belirler. Önemli ölçüde radyasyon riski olmasına rağmen son yıllardaki üriner BT protokollerinde minimize edilmiştir.

Direkt üriner sistem grafisi (DUSG) ile birlikte kullanılan ultrasonografi(USG) natiftir, DUSG duyarlılığı % 45-95'dir. Ultrasonografinin hidronefrozu % 80-100 değerlendirme duyarlılığı ile birlikte tomografi yapılamayan yerlerde doğruluğu yüksek bir yöntem olarak kullanılabilir.

Hamilelik durumunda USG referans görüntüleme yöntemidir. Uzun yıllar altın standart olan intravenöz piyelografi (IVP) günümüzde kullanılmamaktadır.

Renal kolik Nasıl Tedavi  edilir?

Kliniğe, tetkiklere, taşınn büyüklüğü ve konumuna göre tedavi seçeneğine karar verilir. Bir taşın kendiliğinden düşebilmesi taşın boyutuna ve konumuna bağlıdır.

Non steroid antienflamatuvar ilaçlar(NSAID) (Diclofenak, Indomethasin, Ibuprofen) ve opiatlar RK’de kullanılan analjezik tedavilerdir. Çalışmaların çoğunda NSAID lerinopiatlar kadar etkili olduğu üreter düz kası tonusunu azalttığı, bu şekilde ağrıyı provoke eden spazmı çözdüğü bildirilmiştir. Bunun dışında NSAID’ler bulantı kusma gibi sekonder etkileri daha az göstermektedir. Ancak NSAID’ler altta yatan renal hastalık veya renal yetmezlik olan bir hastada akut obstrüksiyon durumunda böbreğin otoregülasyon mekanizmasını bozup böbrek işlevini sekteye uğratabilir. NSAID’lere rağmen ağrı sürmekte ise opiatlar (Tramadol, Hidromorfon hidroklorid) kullanılabilir.

Konservatif tedavi ; Hastaların çoğu evlerinde yeterli ağrı kesici ile kendiliğinden taşları düşürür. Hastalara analiz için taşarını düşürene kadar idrarlarını süzmeleri önerilmektedir. Taş analizi ile hastalığın nüksünü büyük ölçüde azaltacak önleyici tedaviler uygulanabilir. Konservatif tedavi 7-10 gün sürdürülmelidir. Bu takip üroloji uzmanı kontrolünde 10-15 güne uzatılabilir. Hastalar yüksek ateş, üşüme/tireme veya kontrol altına alınamayan ağrılar olabileceği konusunda uyarılmalı ve bu durumda acil ürolojik değerlendirme yapılması gerektiği bildirilmelidir.

Medikal ekspülsif tedavi; Spontan taş  pasaj oranını artırmak için spasmolitik, kalsiyum kanal blokerleri veya alfa bloker ilaçlar tek başına veya kombine halde kullanlımaktadır. Alfa bloker ilaçlar üreter düz kas kontraksiyonunu inhibe etmekte peristaltizmi azaltmaktadır. Avrupa ve Amerikan Üroloji Dernekleri’nin kılavuzlarında önerilse de etkinlikleri de tartışlmalıdır.

Acil serviste konservatif tedavi uygulanılan durumlar

Üroloji Konsültasyonu ; Ürosepsis, anüri, tek böbrekli hasta durumu veya a¤rı kesicilere cevap vermeyen kolik söz konusu ise acil üroloji konsültasyonu gereklidir. Üst üriner sistemin obstrüksiyonu tespit edilmişse üroloji hekimi tarafından endoskopik üreter taş kırma tedavisi , vücut dışı flok dalgalarıyla taş kırma (ESWL) veya nadiren perkütan nefrostomi ile idrarın drenajı sağlanmaktadır. Yine eğer taş 7 mm ise konservatif tedavi başarısız kalmışsa sözü edilen ürolojik tedaviler uygulanmaktadır.


Renal kolik hakkında merak ettiğiniz konuları Mediline Hastanesi Acil Servis Bölümü Uzman ekiplerine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden  online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu telefonumuzu arayarak bilgi alabilirsiniz.

Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.

Sosyal Medyada Paylaşın: