Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

Meme kanseri nedir?

Meme kanseri tüm dünyada kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Bu kanser türü akciğer kanserinden sonra, dünya genelinde, rahim ağzı kanseri (serviks) ile görülme sıklığı en yüksek olan kanser türlerindendir. İstatistiklere göre her 8 kadından birinin hayatının belirli zamanında meme kanserine yakalanmaktadır.

Kanser hücreleri genellikle sütün üretildiği, memelerin lobüllerinde ya da memedeki süt dranej kanallarında oluşur. Meme kanseri en fazla menopoz dönemindeki kadınlarda oluşur fakat herhangi bir yaşta da ortaya çıkabilir. Meme kanseri erkeklerde de görülmesine rağmen oldukça nadirdir. Her 100 kadına karşın bir erkekte görülmektedir.

Meme kanserinin belirtilerinden şüphelenildiğinde hızla harekete geçilmelidir. Kanser erken evrede (ilk evrede) teşhis edildiğinde meme kanseri tedavisinin başarı ile sonuçlanma oranı %90’ların üzerinde olmaktadır. Kendi memenizi kontrol ederken şüpheli bir sertlik bulabilirsiniz, hekiminiz klinik meme muayenesinde bir sertlik hissedebilir ya da meme dokusunda anormal bir bölge mamografi ya da göğüs MR’ı gibi bir tarama testinde ortaya çıkabilir.

Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Erken dönemde belirtiye yol açmayan meme kanseri vakalarında kanserin evresi ilerledikçe belirtiler de şiddetlenir. Meme kanseri varlığında görülen belirtilerin bir kısmı şu şekilde sıralanabilir:

Meme dokusunda ya da koltuk altı bölgesinde hissedilen ağrısız şişlik ya da kitle,

Meme ucundan kanlı ya da şeffaf akıntı gelmesi,

Meme ucunda yara veya kızarıklık oluşması,

Meme başında (areola) çökme, renk değişimi gibi şekil bozukluğu olması,

Meme başında deri döküntüsü ve soyulma gibi cilt problemlerinin varlığı,

Meme cildinde bozulma, tahriş ya da kalınlaşma

Memenin büyümesi,

Memede ağrı,

Hâlsizlik,

Kilo kaybı.

Meme Kanseri Evreleler nelerdir ?

Meme kanserinin evrelemesini tümörün boyutu ve meme kanserinin başka bir yere yayılıp yayılmaması belirler. Meme kanseri evre 0 (sıfır)’dan, evre 4 (dört)’e kadar evrelenir. Evre 0 (sıfır) aslında tam anlamıyla bir meme kanserini tanımlamaz. Meme kanserinin öncüsü olabilecek olan lezyonlar içindir. Mesela, lobüler karsinoma in situ ve duktal karsinoma in situ denilen iki tane lezyon bu sınıflama içerisindedir. İn situ tamamen kanser demek değildir, kanserin başlangıcından daha ziyade öncüsüdür. Kanser olmayan hücre ancak kansere dönüşme potansiyeli olan hücre anlamına gelir.

Memede de lobülün içerisinde bulunan anormal hücreler lobilel karsinoma in situ olarak tanımlanır ve her iki memede de kanser gelişme riskine neden olabilir. Diğer başka bir lezyon da duktal karsinoma in situdür. Duktal karsinoma in situ da kanalların içerisindeki anormal hücrelerdir. Kanalın dışında bu hücrelere pek rastlanmamaktadır. Eğer her iki lezyonda tedavi edilmez ise hayatın ileriki dönemlerinde kansere dönüşebilir.

Evre 0: Duktal carcinoma in situ DCIS (duktal karsinoma in sutu) ve LCIS (lobuller karsınoma in sutu). Kanser oluşum aşamasındadır. Çevre dokulara yayılmamıştır. Oluşmaya başladığı alan ile sınırlıdır.

Evre 1: Yayılabilen meme kanserinin başlangıç aşamasıdır. 1. evre tümörün 2 cm.' den fazla geniş olmadığı ve kanser hücrelerinin memeden başka yere (lenf bezlerine) yayılmadığı durumdur. 

Evre 2A: Evre 2A'da memede tümör yoktur, ancak koltuk altındaki lenf bezleri kanser vardır. Tümör 2 cm veya daha küçüktür ve koltuk altındaki lenf bezlerine yayılmıştır veya tümör 2 cm'den büyük, 5 cm'den küçüktür ve koltuk altı lenf bezlerine yayılmamıştır.

Evre 2B : Evre 2B ‘de; 2 cm'den büyük, 5 cm'den küçüktür ve koltuk altı lenf bezlerine yayılmıştır veya 5 cm'den büyüktür ancak koltuk altı lenf bezlerine yayılmamıştır.

Evre 3A: Memede tümör yoktur, ancak koltuk altı lenf bezlerinde birbirine veya çevre dokulara yapışık kanser vardır. Tümör 5 cm daha küçüktür ve çevre dokulara veya birbirine yapışık koltuk altı lenf bezlerine yayılmıştır. Tümör 5 cm' den büyüktür ve koltuk altı lenf bezlerine (birbirlerine veya çevre dokulara yapışık olabilir) yayılmıştır.

Evre 3B: Tümör herhangi bir boyut da olabilir ve memeye komşu dokulara (deri veya göğüs duvarı, kaburgalar veya göğüs duvarındaki kaslar) yayılmıştır ve meme içerisindeki lenf nodlarına veya kolun altındaki lenf nodlarına yayılabilir.

Evre 3C: Kanser köprücük kemiği altındaki ve komşu boyun boyunca uzanan lenf nodlarına yayılmıştır ve kanser kolun altındaki ve meme içerisindeki lenf nodlarına ve memeye komşu dokulara yayılabilir.

Evre 4: Uzak metastatik kanserdir. Kanser vücudun diğer bölgelerine sıçramıştır. Bu evre tedavisinde hastanın yaşam süresini artırmak ve yaşam kalitesini yüksek düzeyde tutmak hedeflenir.

Evre 3C ameliyat edilebilir ve ameliyat edilemez olarak ikiye ayrılmaktadır. 

Ameliyat edilebilir Evre 3C meme kanserinde; Kolun altındaki lenf nodlarında 10 veya daha fazla sayıda lenf nodunda tutulum vardır veya Memedeki tümörle aynı taraflı köprücük kemiği altındaki lenf nodları ve komşu boyun lenf nodlarında yayılım vardır veya Meme içindeki lenf nodları ve kolun altındaki lenf nodlarında yayılım vardır.

Ameliyat edilemeyen Evre 3C meme kanserinde; Kanser köprücük kemiği üstündeki lenf nodlarına yayılmıştır ve memedeki tümörle aynı taraftaki komşu boyun bölgesindeki lenf nodlarında tutulum vardır.

Meme kanserinin nedenleri ve risk faktörleri nelerdir?

Belli bir tür kansere yakalanma olasılığını arttıran her şey, risk faktörüdür. Farklı kanser türlerinin farklı risk faktörleri vardır. Örneğin; yoğun güneş ışığıyla uzun süreli temas, cilt kanseri için bir risk faktörüdür. Sigara kullanmak, akciğer, ağız, gırtlak, mesane, böbrek ve diğer bazı organlarda gelişen kanser türleri için risk faktörüdür. Ancak, risk faktörleri bize her şeyi anlatmaz. Risk faktörüne sahip olmanız, o hastalığa yakalanacağınız anlamına gelmez. Meme kanseri risk faktörü olan birçok kadın, bu hastalığa yakalanmazken, hiç risk faktörü taşımayan bazı kadınlar meme kanserine yakalanabilir.

Risk faktörü taşıyan ve meme kanserine yakalanan bir kadında, bu faktörlerin ne kadar katkıda bulunduğunu bilmek zordur. Farklı risk faktörleri vardır. Kişinin yaşı veya ırkı gibi bazı faktörler değiştirilemez. Kansere neden olabilecek diğer faktörler çevreseldir. Diğerleri ise, sigara ve içki kullanımı, beslenme şekli gibi kişisel davranış biçimlerine bağlıdır. Yaşlanma veya yaşam şekli gibi bazı faktörler, meme kanseri riskinizi zaman içinde değiştirebilir.

Radyasyona maruz kalmak

Meyve ve sebze bakımından fakir diyet uygulamak

Erken yaşta âdet görmeye başlamak

Menopoz döneminden sonra uzun süre hormon kullanmak

Memede yağ dokusunun az olması

Hiç emzirmemiş olmak

Uzun süre boyunca doğum kontrol ilacı kullanmış olmak

Sedanter yaşam tarzını benimsemek (Sedanter yaşam tarzı, düzensiz fiziksel aktivitenin olduğu ya da fiziksel aktivitenin olmadığı bir yaşam tarzıdır. Sedanter yaşam tarzı yaşayan bir kişi halk dilinde sersem ya da tembel olarak bilinir. Yaygın olarak gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde bulunurlar.)

İleri yaş

Obezite

Meme kanseri tanısında kullanılan yöntemler nelerdir?

Belirtiler doğrultusunda uygulanacak olan meme kanseri tedavisi programı için doktorunuzun yapacağı testler, tümörün başladığı alan ile sınırlı olup olmadığını (lokal) ya da vücudunuzun diğer bölgelerine (metastaz) yayılıp yayılmadığını anlamak için yapılır.

Meme kanseri tedavisinde tanı için aşağıdaki yöntemler kullanılmaktadır.

Mamografi: Meme dokusunun röntgen ışınları ile incelenmesi esasına dayalı bir yöntemdir. Hastanın her hangi bir yakınması yok iken çekilen ilk mamografi baz mamografidir. Mamografi tarama amaçlı veya tanı amaçlı yapılabilir. Tarama amaçlı mamografi hiçbir yakınması olmayan kişilere yapılırken, tanı amaçlı yapılan mamografide şüpheli kitle veya bölgenin daha detaylı tetkiki olanağı vardır.

Ultrasonografi: Ses dalgalarının dokulardan geri yansıması esası ile çalışır. Mamografide bulunan bir şüpheli kitle veya alanın, veya hastanın eline gelen kitlenin sıvı veya katı olduğunu anlamak için kullanılır. İçi sıvı dolu olan kitleler yani kistler kanser açısından önemli bir tehdit oluşturmazlar. Buna karşılık, içi katı olan yani “solid” kitleler memenin tümörleridir. Bunların iyi veya kötü huylu olduğu ayrımını düzenli takipler veya başka ileri yöntemlerle yapmak gerekir.

Galaktografi: Meme başından içeri ilaç verip süt kanallarının filminin çekilmesidir. En çok meme başı akıntısı yakınması olanlarda uygulanır.

İnce iğne biyopsisi: Standart enjektör iğnesi ile hücresel düzeyde örnek alıp mikroskop altında bunların incelenmesidir.

Kalın iğne biyopsisi: Bu amaç için yapılmış, kalın bir iğne ile doku parçası alınarak bunun incelenmesidir.

Stereotaksik biyopsi: Kitlenin yerinin özel bir cihazla tespit edilip tam o noktadan örnek alınmasıdır.

Stereotaksik işaretleme: Özel bir cihaz ile şüpheli alanının görülüp içine ince bir tel bırakılmasıdır.

Cerrahi biyopsi: Ameliyathanede yapılan ve kitlenin tamamının çıkartılıp mikroskop altında incelenmesidir.

Meme Kanserinin Tedavisi Nasıl Yapılmaktadır?

Meme kanseri farklı yöntemlerle tedavi edilebilmektedir. Kişinin ihtiyacı olan tedavi yöntemi hastalığın evresine göre belirlenir. Bazı hastalarda kemoterapi gibi uygulamalara bile gerek kalınmadan hastalığın tedavisi gerçekleştirilebilmektedir.

Sadece tümörlü kısmın meme dokusundan alındığı meme cerrahisi yöntemine Kadranektomiadı verilmektedir. Bu yöntem erken evredeki kanser hastalarında uygulanabilmektedir. Diğer bir isimle meme koruyucu cerrahi olarak da bilinmektedir.

Kanser olan ancak çok büyük olmayan kitlelerde mamografi veya ultrason yardımıyla bir tel aracılığıyla veya ROLL tekniği ile çıkarılabilmektedir. Daha sonra göğüsün filmi çekilerek kanserli parçanın çıkıp çıkmadığı kontrol edilir.

Büyük çaplı tümör yayılımlarında ise cerrahi anlamda uygulanması gereken yöntem mastektomidir. Mastektomi, tüm göğüsün cerrahi işlemle alınması demektir. Koltukaltına yayılmış olma ihtimaline karşın lenf bezlerinin çıkarılıp incelenmesi yöntemi ise Sentinel Lenf Nodu biyopsisi olarak geçmektedir. Bu yöntemde kanser hücrelerinin bulunduğu yere radyoaktif bir madde enjekte edilir. Ameliyat öncesi yapılan kontrolde bu radyoaktif madde ile tepkimeye girmiş olan lenf bezleri çıkarılarak patolojiye gönderilir. Ameliyat sırasında sonuç negatifse tüm lenf bezlerinin çıkarılmasına gerek kalmaz. Ancak kanser ilerlemiş hastalarda lenf bezlerinin çoğunluğunun alınması gerekebilmektedir.

Meme kanseri sebebiyle meme üzerinde onkoplastik meme cerrahisi adı verilen, estetik anlamda oldukça güzel sonuçlar veren bir yöntem de mevcuttur. Yöntem hem onkolojik cerrahiyi içinde barındırır hem de plastik ameliyatı kapsar. Bu yöntemle önceden memesini kaybetmiş kadınlarında yeniden bir memeye kavuşması sağlanmaktadır.

Hormon tedavisi kemoterapi kadar etkili bir yöntemdir. İki farklı yöntemle hormon tedavisi uygulanabilmektedir. İki yöntemden hangisinin uygulanacağına kişinin yaşı ve kanser hücrelerinin çeşitliliği etkenlerine bakılarak karar verilir. Bu tedavi, cerrahi müdahale sonrası kanser hastalığı nüksetme riski olan hastalarda ve yüksek risk grubunda bulunan hastalarda özellikle uygulanmaktadır. İlaçların yan etkileri kişiyi fazla etkileyebilmektedir. Bu nedenle kişi önceden karşılaşacaklarına dair uzman bir hekim tarafından bilgilendirilmelidir.

Radyoterapi tedavisi, cerrahi müdahale sonrasında kanserin bulunduğu yüzeye ve çevresine ışın gönderilmesiyle yapılır. Bu uygulama ile kanserin nüksetme riski yüzde yetmiş kadar azaltılmış olur. Bazı durumlarda tümörü küçültmek içinde radyoterapiye başvurulur. Uygulama süresi beş yedi hafta arasında değişebilmektedir. Haftada beş gün olarak on saniyelik seanslar ile uygulanır. Hastanede yatmaya gerek yoktur. Baş çevresine uygulanmadığı sürece de saç dökülmesine sebep olmamaktadır. Ayrıca ışın tedavisi uygulanan kişide uygulamadan sonra radyoaktif madde taşıma ve etrafa yayma gibi bir durum olması söz konusu değildir.

Meme kanseri tedavi süreci ve sonrası nelere dikkat edilmelidir?

Beslenme: ideal kiloda kalmak ve dengeli beslenmek meme kanserinden korunmak için dikkat edilecekler listesinin başında yer almaktadır.Araştırmalar beslenmenin kanser tedavisi üzerinde %30-40 etkisi olduğunu göstermiştir. Amerikan kanser araştırmaları derneği ideal kilonun kanserde en önemli nokta olduğunu söylemiştir. Meme kanseri tanısı almış ve tedavi olmuş hastaların kilo alması nüks riskini arttırmaktadır.

Yağ alımı:  Menapoz sonrası fazla yağ tüketen bireyleri daha az yağ kullanmaya başlaması meme kanseri riskini azaltmaktadır. Omega3 açısından zengin beslenme kanser riskini azaltır.

Alkol alımı: Alkol alındığında kandaki folat miktarı azalır. Folat kanser riskini azaltan bir maddedir. Folat koyu yeşil renkli sebzeler, portakal suyu, enginar ve pancarda bulunur. Alkol alınmaması tavsiye edilir.

Egzersiz: Meme kanserinde tedavi sürecinde ve sonrasında egzerisiz yapılmasının temel amacı en kısa sürede normal hayata dönmeyi sağlamaktır. Egzersizin faydaları ise:

Eklem ve kaslara hareket yeteneği kazandırmak

Kalp-akciğer kapasitesini arttırmak

Kan basıncı (tansiyon) nı düzenlemek

Lenf sıvı dolaşımını arttırarak kolda lenfödem oluşmasını engellemek

Ameliyat sonrası omuzda gelişebilecek hareket kısıtlılığını (donmuş omuz) engellemek

Yorgunluk ve zayıflığı gidererek kişinin iyi hissetmesine yardımcı olmak şeklindedir.

Meme Kanseri hakkında merak ettiğiniz konuları Elazığ Özel Mediline Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü Uzman ekiplerine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden  online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu telefonumuzu arayarak bilgi alabilirsiniz.

Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.


Sosyal Medyada Paylaşın: