Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

Ateş, yorgunluk, huzursuzluk, cilt döküntüsü, kas ağrıları, nefes darlığı, bulantı, göğüs ağrısı gibi belirtileri olan, kadınlarda daha sık görülen ve her yaştan insanı etkilese de en sık 15 ile 45 yaşları arasında teşhis edilen lupus hastalığı hakkında Elazığ Özel Mediline Hastanesi Dahiliye Bölüm uzmanlarımız bilgiler verdi.

Lupus Hastalığı (Kelebek hastalığı) Nedir?

Lupus hastalığı ya da tam adıyla Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) vücutta pek çok organı birden tutan romatizmal bir hastalıktır. Yüzde kelebek tarzında kırmızı döküntüyle karakterize olduğundan halk arasında kelebek hastalığı olarak bilinir. Lupus hastalığı otoimmün olarak tabir edilen hastalıklardandır. Otoimmün hastalıklarda hastanın bağışıklık sistemi hatalı çalışarak kişinin kendi hücrelerini yabancı madde olarak algılar. Lupus hastalığında da vücutta önemli bir yapı taşı olan “kollajen” isimli maddeye bağışıklık sistemi saldırmaktadır.

Lupus Hastalığının etkilediği vücut bölgeleri ; 

Cilt : Güneşe maruz kalan vücut bölgelerinizde döküntü oluşması sıktır. Yüz, bilekler ve eller. Bununla birlikte, bazen bu döküntüler vücudun diğer bölgelerini etkileyebilir. Dolaşım yetersizliği ellerin cildinin soğukta beyaz, mavi ve kırmızıya doğru renk değiştirmesine neden olabilir. Bu sık görülen problem ünlü bir Fransız hekim olan Maurice Raynaud’dan sonra Raynaud fenomeni olarak bilinmektedir.

Saçlar : Bir miktar saç kaybı (alopesi) lupusta sıktır. Bu çoğu kişi için küçük problemdir ancak bazen ciddi saç kaybı yaşayabilirsiniz. Bu hastalığın diğer özellikleri gibi saç kaybı da ‘gidip gelebilir’. Muhtemelen saçınızın tekrar çıktığını göreceksiniz. Steroid enjeksiyonları denenebilirse de, ciddi saç kaybı olan pek çok insan peruk kullanmayı seçecektir.

Eklemler : Ağrı ve şişlik hastalığın ana bulguları olabilirse de, romatoid artritten farklı olarak, lupus çoğunlukla eklemlerde hasara ve deformiteye neden olmaz. Lupuslu 20 hastadan 1’de (%5), romatoid artritli hastalardakini taklit edebilen ciddi eklem problemleri gelişir.

Böbrekler : Tahminler değişebilir fakat lupuslu 3 hastanın 1’de (%33) böbreklerde inflamasyon gelişebilir. Hastalık çok ciddi olmadığında, bu genellikle problemlere yol açmaz. Çeşitli kimyasallarla kaplı özel plastik bir çubukla idrarınız test edilebilir. Bu, idrarda protein veya kan olup olmadığını gösterir. Şiddetli lupus böbrekleri ciddi bir şekilde hasarlandırabilir fakat bu nadirdir. Bu diyaliz ve transplantasyonu içeren modern tedavi yolları ile tedavi edilebilir.

Kan basıncı : Lupus yüksek kan basıncına yol açabilir, özellikle böbrekler tutulduysa yüksek dozda kortikosteroid tabletleri de kan basıncında yükselmeye neden olabilir. Bağışıklık sistemini baskılamak için verilen ilaçlar (bakınız ‘lupus nasıl tedavi edilir ?’) böbrek tutulumu sonucu oluşan yüksek kan basıncını sıklıkla kontrol edebilir ve ara sıra da tedavi edebilir. Ayrıca, kan basıncını kontrol eden özgül ilaçlar da çok etkilidir.

Beyin ve sinir sistemi : Zaman zaman kendinizi depresyonda ve endişeli hissedebilirsiniz. Bunun hastalığın bir parçası mı yoksa ciddi ciddi bir hastalığa sahip olmanın normal reaksiyonu mu olduğunu söylemek zor olabilir. Pek çok hasta, hastalıkla baş etmede zorluk yaşar. Bu duyguları sizinle ilgilenen doktorla veya diğer tıbbi uzmanlarla paylaşmak önemlidir. İhtiyacınız olduğunda tıbbi ekip size danışmanlık konusunda da yardımcı olabilir. Migren lupuslu 3 hastanın 1’ni etkiler. Lupus bazen hastalık nöbeti veya  paranoya nedeni olarak epilepsi veya şizofreni gibi nörolojik durumları taklit edebilir. Çok defa, tedavi bu belirtileri kontrol edebilir veya tedavi edebilir, bu nedenle her probleminiz hakkında doktorunuza danışmak önemlidir.

Kalp ve akciğerler : Ara sıra lupus bu organları doğrudan etkileyebilir. Daha sık olarak, kalp ve akciğerlerin çevresini kaplayan dokuları (perikard ve plevra) iltihaplandırır. Bu kalp ve akciğer zarı iltihabına neden olur. Bunların her ikisinde de derin nefes alındığında kötüleşen nefessizlik ve keskin göğüs olur. Nadiren bu organları kaplayan zarlarda ciddi nefes darlığına neden olan, büyük miktarlarda sıvı birikimi gelişebilir. Bu belirti sıvının alınmasıyla başarıyla tedavi edilebilir.

Diğer organ tutulumları : Lupusun özeliklerinden biri kemik iliğini etkileyerek anemiye trombosit (kanın pıhtılaşmasına yardımcıdır) ve/veya beyaz kan hücreleri sayısında azalmaya yol açmasıdır. Önceden de belirtildiği gibi, ara sıra lenf bezlerinde şişliğe neden olabilir, örneğin boyunda ve rahatsızlığa neden olabilir.  Bazı lupuslu hastalarda, toplardamar ve atardamarda kan pıhtıları gelişimine yatkınlık oluşur. Bu sıklıkla, antifosfolipid antikorları tarafından oluşur. Bunlardan birinin tipi antikardiyolipin antikorlarıdır. Bunların varlığı pek çok laboratuar tarafından test edilebilir. Bu antikorların bazıları gebeliği de etkileyebilir (bakınız’Özel durumlarda lupus:gebe kalma ve gebelik’). Lupus nadiren bağırsakları, pankreası, karaciğer ve dalağı etkileyebilir.

Lupus Hastalığının (Kelebek hastalığı) Belirtileri Nelerdir?

Lupus hastalığı, burun sırtından yanaklara doğru uzayan, güneşe maruz kalmakla artan kızarıklık, eklemlerde ağrı ve şişme, ateş, kilo kaybı gibi belirtiler gösteren, böbrek, akciğer, beyin, kalp, kemik iliği gibi birçok organı etkileyebilen önemli bir hastalıktır. Oluşum mekanizması; bağışıklık sisteminin kendi vücudumuza ait dokuları tanımada sorunlar yaşaması ve kendi dokularımıza karşı savaş vermesidir. Yani SLE bir otoimmün hastalıktır. Genel olarak belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz;

- Yorgunluk.

- Halsizlik.

- Burun ve yanaklarda kelebek şeklinde döküntü. Cildin, güneşe maruz kaldığı her yerinde bu döküntü ve kızarıklıklar oluşabilir.

- Damar iltihabı. Tırnakların etrafında leke şeklinde cilt altı kanama, ağız mukozasında iltihaplanma yapabilir.

- Saç dökülmesi olabilir.

- Parmak uçlarında soğukta ortaya çıkan beyaz ve mor renk değişiminin olduğu raynaud sendromu gelişebilir.

- Eklem ağrısı, eklem iltihabına bağlı şişme, kızarma ve ısı artışı olabilir.

- Kaslarda ağrı ve iltihap gelişebilir.

- Böbrek tutulumu hastaların yüzde 70’inde görülür. Ağır vakalarda böbrek yetmezliğine kadar gidebilen böbrek iltihabı görülebilir.

- Migren, epilepsi, inme, denge problemleri gibi belirtiler ve psikolojik problemler olabilir, inme gelişebilir.

- Sindirim problemleri yaşanır.

- Göğüs ağrısı gibi akciğer ya da kalp zarında iltihaplanma bulguları vardır. Kalp zarı iltihaplanması, yani perikardit lupusta sıktır.

- Zatürre (pnömoni) gelişebilir.

- Lenf nodları, dalak ve karaciğerde büyüme olabilir.

Lupus Hastalığının (Kelebek hastalığı) Nedenleri Nelerdir?

Lupus hastalığının nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, bağışıklık sisteminin vücuttaki kollajen yapılarına saldırdığı bu hastalığın farklı tetikleyicileri olduğu tahmin edilmektedir. Genetik faktörlerin, aile geçmişinde bulunan hastalık öykülerinin Lupus oluşumunda etkisi vardır. Ayrıca çevresel faktörler ve hormonlar Lupus hastalığının oluşmasında etkilidir. Tüm bunların dışında stres, ultraviyole ışınlar, enfeksiyon hastalıkları ve kullanılan bazı ilaçlar Lupus hastalığı için risk faktörü oluşturabilir. Bu risk faktörü aynı zamanda kadın hormonu olan östrojen ile birlikte artabilir.

Lupus hastalığı iki farklı tür üzerinden değerlendirilmektedir;

Diskoid Lupus Eritematozus (DLE): Daha hafif seyreden Lupus türüdür. Bağışıklık sisteminin kendisini yabancı olarak algılayıp vücutta saldırıya geçmesi durumundan hayati iç organlar etkilenmez. Ancak ultraviyole güneş ışınlarına maruz kalan cilt üzerinde deformasyonlar meydana gelebilir. Diskoid Lupus Eritematozus hastalığında diskoid deri lezyonları ortadan kalktıktan sonra iz bırakabilir.

Sistemik Lupus Eritematozus (SLE): Çok daha ciddi seyreden Lupus türüdür. Bağışıklık sisteminin anormal hareketleri hayati organlar dahil tüm vücudu etkileyebilir. Vakit kaybetmeden tanı ve tedavi uygulamalarının başlaması gerekir. Aksi takdirde kalıcı yara izleri bırakma ihtimali olan Sistemik Lupus Eritematozus yüz bölgesinde ciddi izler ve döküntüler meydana getirir.

Her ne kadar lupusun temelindeki mekanizma olan bağışıklık sisteminin vücut dokularını tehdit olarak algılaması olayının neden geliştiği tam olarak bilinmese de; bazı faktörlerin lupus gelişimini kolaylaştırdığı bilinmektedir. Bu bakımdan aşağıdaki durumlar lupus hastalığı açısından risk faktörü kabul edilir:

Genetik: Yapılan araştırmalar, bazı genetik özelliklere sahip kişilerde lupus semptomlarının ortaya çıkmasının daha muhtemel olduğunu göstermiştir. Bu bağlamda 50’den fazla riskli gen tanımlanmıştır.

Çevresel faktörler: Sigara kullanımı, stresli yaşam tarzı, silika ve benzeri toksik maddelere maruziyet gibi çevresel etmenlerin lupus gelişimini tetiklediği bilinir.

Hormonlar: Östrojen hormonu gibi bazı hormon düzeylerindeki dengesizliklerin lupus gelişimini etkileyebileceğini gösteren çalışmalar mevcuttur.

Enfeksiyonlar: Sitomegalovirüs (CMV), Epstein-Barr virüsü (EBV) gibi bazı viral enfeksiyonlar sonrasında, bağışıklık sisteminin vücudu tehdit olarak algılaması sonucu lupus gelişimi görülebilir.

İlaç yan etkileri: Hidralazin, kinidin veya romatolojik rahatsızlıklarda kullanılan biyolojik ajanlar nedeniyle kişilerde lupus benzeri belirtilerin ortaya çıkması söz konusu olabilir.

Bunların dışında özellikle 15 ile 44 yaş arasında olan kişiler, kadınlar, siyahi ırktan olanlar ve ailesinde lupus hastası olan kişilerde lupus gelişme ihtimali, toplumun geri kalanına göre hayli yüksektir.

Lupus Hastalığının (Kelebek hastalığı) Tedavisi 

Mevcut klinik yaklaşımda lupus hastalığının kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Bununla birlikte tedavide asıl hedeflenen, lupus hastalığının kontrol altına alınması, semptomların alevlenmesinin önüne geçilmesi ve komplikasyon gelişiminin önlenmesidir. Bu anlamda tedavi hayat boyu devam etmelidir ve hastanın tedaviye uyumu tedavi başarısını doğrudan etkileyebilir.

Lupus hastalığı kronik seyirli ve dalgalanma gösterebilen bir sağlık sorunu olduğundan, tedavi yaklaşımı da dinamik bir seyir takip eder. Bu bakımdan, hekim kararıyla tedavi yöntemi veya sıklığı değişebilir, yeni ilaçların eklenmesi gerekebilir. Ayrıca hastalık süresince komplikasyonların gelişip gelişmediğinin takip edilebilmesi için aralıklı muayene ve incelemeler yapılması gündeme gelebilir.

Lupus hastalığının tedavisinde sıklıkla aşağıdaki tedavi yöntemlerine başvurulmaktadır:

Yaşam tarzı değişiklikleri: Klinik tedavilerin yanında hastaların belirli yaşam tarzı değişikliklerini sürdürmesi tedavinin başarılı olması için oldukça önemlidir. Bu doğrultuda hastalara aşağıdaki konulara uymaları tavsiye edilir:

Güneş ışığı ile doğrudan temastan kaçınılmalı; dış ortama çıkıldığında güneş koruyucu kremler ve güneş gözlüğü kullanılmalıdır.

Yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazanılmalıdır.

Günlük diyette alınan tuz miktarı azaltılmalıdır.

D vitamini, kalsiyum ve fosfor gibi belirli vitamin ve mineraller takviye edilmelidir.

Düzenli egzersiz yapılmalıdır.

Sigara gibi alışkanlıklara son verilmelidir.

İlaç tedavisi: Lupus hastalığında kullanılan ilaçlar, hastalığın şiddeti ile doğrudan ilişkilidir. Bu ilaçlarda elde edilmek istenen temel hedef, hastalık semptomlarının giderilmesi, bağışıklık sisteminin baskılanarak alevlenmelerin önlenmesi ve komplikasyon gelişiminin önüne geçilmesidir. Bu doğrultuda hastalarda non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar (ibuprofen, naproksen gibi), steroidler (prednison gibi), anti-malarya ilaçları (hidroksiklorokin gibi), bağışıklık baskılayıcılar (metotreksat gibi) ve biyolojik ajanlar (anti-TNF blokörleri gibi) reçete edilebilir.

Lupus Hastalığı (Kelebek hastalığı) tedavisi hakkında merak ettiğiniz konuları Elazığ Özel Mediline Hastanesi Dahiliye Bölümü Uzman ekiplerine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden  online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu Çağrı Merkezimizi arayarak bilgi ve randevu alabilirsiniz.

Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.

Sosyal Medyada Paylaşın: