Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

Çalma hastalığı olarak bilinen kleptomani, bir tür davranış bozukluğudur. Bazı kaynaklarda dürtüsel bozukluk olarak tanımlanan hastalığın, kadınlarda görülme oranı erkeklere oranla daha fazladır. En fazla görülen ülkeler arasında ise Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri yer alıyor. Çalma hastalığı (kleptomani) nedir? Belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir? Tüm bu soruların cevaplarını Elazığ Özel Mediline Hastanesi Psikoloji Bölüm uzmanlarımız yanıtlıyor.

Kleptomani nedir?

Kleptomani kelimesi köken olarak Yunanca hırsız anlamına gelen Kleptes kökünden gelmektedir. "Gerçekte gerek duyulmayan maddeleri çalma dürtüsü" olarak tanımlanan kleptomani kelimesi Türkçeye “Çalma Deliliği” olarak çevrilebilir. Nadir gözlenen kleptomani, hasta tarafından genellikle gizli tutulan, ancak yasal sorunlar yaşandıktan sonra psikiyatrik yardım aranmaya başlanan bir rahatsızlıktır. 1816 yılında ilk defa tanımlanarak literatüre giren bu hastalık, 1838 senesinde şu anki kullanılan ismini almıştır. 

"Çalma Hastalığı Nedir?" sorusuna kişinin gerçekten ihtiyaç duymadığı ve genellikle çok az değeri olan eşyaları çalma dürtüsü geliştirmesi ve bu dürtülere tekrar tekrar direnememesi şeklinde cevap verilebilir. Kleptomani hastalarının çoğu, psikiyatrik destek almaktan korktukları için gizlilik ve utanç içinde yaşarlar. Kleptomaninin kesin tedavisi olmasa da ilaç tedavisi veya psikoterapi ile dürtüler kontrol altına alınabilir. Çalışmalar, hırsızların %3,8 ile %10’unun kleptoman olduğunu ortaya koymuştur. Bu oran, bütün toplumda %0.3 ila 0.6’ya denk gelmektedir. 

Çalma Hastalığı (kleptomani) Nedenleri Nelerdir?

Çalma hastalığının (kleptomani) nedenleri konusunda çeşitli görüşler vardır. Psikanalitik kurama göre, insanda doğuştan geldiğine inanılan bir alt benlik vardır. Alt benlik, her an haz almak istemektedir. Üst benlik ise, otoriteyi temsil eden kişilerin etkisi ile oluşmuş bir benliktir. Üst benlik, topluma uyum sağlamak için, kişinin isteklerine sınır koymaktadır. Benlik ise, üst benlik ve alt benlik arasında dengeyi sağlamaya çalışır. Bu görüşe göre, çalma davranışı gösteren kişilerde, alt ve üst benlik arasında kalan ego dengeyi sağlayamamaktadır. Üst benliğin etkisi artmış, acımasızlaşmıştır. Kişi, kendisini cezalandırmak, suçlamak için çalma eylemlerine başlamaktadır. Freud’ a göre, bireyin bastırılmış çatışmaları rol oynamaktadır. Çalma davranışı ve çalınan nesneler cinsel bir doyum sağlamaktadır. Bu kuramda, “3-5 yaş” arasında görülen, Freud tarafından fallik dönem olarak adlandırılan, çocuğun cinsel organlarına yönelik ilgisinde yoğunluğun olduğu dönemlerde karşılaşmış olduğu sorunlarla ilişkili olabileceği düşünülmektedir.

Günümüzde dürtüsel çalma sorununu yaşayan kişilerde, çocukluk döneminde yaşanan travmatik yaşantıların bu sorunun gelişiminde oldukça belirleyici olduğunu görmekteyiz. Çalma davranışı olan kişi, travmatik yaşantıların etkisini ve oluşturduğu olumsuz duygu hallerini bastırmak için bilinçdışı bir çabayla bu semptomu geliştiriyor gözükmektedir. Aynı zamanda, travmatik deneyimler sonucunda ortaya çıkan ve bastırılmak ve görmezden gelmek zorunda kalınan öfke birikimi sonucunda kişinin çalma davranışını sergileyerek öfkesini hedef değiştirerek ifade etme ve öcünü alma durumu söz konusudur. Bu kişilerde, travmatik olayların etkisi travma çalışması ile psikoterapide çalışıldığında çalma davranışının kaybolduğunu görürüz. Çalışmalardan elde edilen bu sonuçlar travmatik deneyimlerin bu sorunun ortaya çıkmasındaki belirleyici etkiyi onaylamaktadır.

Fark edilme endişesi: Birçok psikiyatri uzmanına göre çalma hastalığının derinlerinde yatan temel neden, fark edilme endişesidir. Küçük suçlar işleyen kişi aslında içten içe yakalanmak ister.

Heyecan arayışı: Bazı sosyologlar ise çalma hastalığının psikolojik değil sosyolojik bir nedene dayandığını iddia etmiştir. Bu görüşü savunan uzmanlara göre bireyim suça karşı olan ilgisi kleptomani olarak karşımıza çıkar.

Bastırılmış arzular ve kimlik arayışı: Avusturyalı psikanalist Sigmund Freud'a göre kleptomanin iki nedeni vardır: Bunlardan ilki kişinin hem kendisi hem de toplum tarafından bastırılan arzuları. Bununla birlikte Freud'a göre kimlik arayışında olan kişiler de suça meyillidir.

Sosyopat kişilik bozukluğu: Birçok uzmana göre ise kleptomani, sosyopat kişilik bozukluğunun en önemli belirtilerinden biri. Bu görüşe göre, çalma dürtüsü, toplumun kurulu düzeninden hoşlanmayan ve toplumdan içten içe intikam almak isteyenler kişilerde ortaya çıkıyor.

Kleptomani (Çalma hastalığı) Belirtileri Nelerdir?

Kişinin ihtiyacı olmayan ve maddi değer taşımayan nesnelere karşı dayanılmaz bir çalma ve ele geçirme duygusu taşıması

Çalma düşüncesi/arzusunun kişide tahrik ve heyecan uyandırması

Çalma eylemi esnasında hissedilen rahatlama, tatmin olma ve keyif duygusu

Hırsızlığın ardından yakalanma durumu ortaya çıkarsa aşırı utanç duyulması, kendinden tiksinme, pişmanlık ve suçluluk hissetme

Çalma davranışının, istisnai olmaması ve döngüler halinde tekrar tekrar yaşanması

Ayrıca kleptomanların çalma davranışının özellikleri şunlardır:

Çalma eyleminin altında, art niyet, yasaları çiğneme arzusu, insanlara zarar verme ya da kişisel kazanç sağlamak gibi nedenler bulunmaz, yalnızca çalmaktan haz alırlar.

Genelde çalma davranışı tek başına hayata geçirilir, planlama yapılmaz, aniden dürtüsel olarak karar verilerek ortaya çıkar.

Genelde market, mağaza gibi ortak kullanım alanlarından çalma davranışı gösterirler fakat bazıları arkadaşlarından, yakınlarından, gittikleri evlerden de çeşitli nesneler çalabilir.

Çalınan eşyalar, genelde kullanılmaz ya da satılarak maddi kazanç elde edilmez, hediye edilebilir, bağışlanabilir hatta yerine geri götürülüp bırakılabilir.

Zaman içinde çalma dürtüsü azalıp artabilir, genelde devamlı seyretmez.

Kleptomani Tedavisi

Kleptomanide başarılı bir tedavinin varlığını rapor eden pek az çalışma vardır. Uzun süreli takip çalışmaları yoktur. Bu nedenle kısa dönemli tedavilerde sonuç başarılı olsa bile uzun sürede bu başarının ne ölçüde kalıcı olduğunu bilmemiz imkânsızdır. Hastalara ne zaman akıllarına çalma fikri gelse nefeslerini tutmalarını öğütlenir. Ancak daha uzun süreli takiplerde sonucun ne olacağını bilememekteyiz. Çalma arzusu ile beraber hastalarına; bulantı ve kusma duygusunu ve davranışını hayal ettiririz. Bu karşı şartlandırmanın hastaları çalma davranışından uzak tuttuğu gözlenmiştir. Bu hastalarda “içgörü yönelimli destekleyici tedavi" uygulaması yaparız. Hastaların niçin "risk alma davranışı" gösterdikleri, kişinin kleptomanik davranışlarının aile üzerinde yarattığı etkilere karşı duyulan suçluluk, hepsi bir arada çözümlenmeye çalışılmıştır. Bu uygulamanın yanı sıra eşlik eden depresyona karşı ilaç tedavisi yapılmıştır. Bu kombine tedaviden birisinin bırakılması, özellikle de ilaç tedavisinin kesilmesi depresyonun ve çalma davranışının tekrar ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Bu bulgu kleptomanide, ilaç tedavisi olarak öncelikle antidepresan ilaçların denenmesinin gerekliliğini ortaya çıkartmaktadır. Bilindiği gibi son yıllarda iştahında serotonerjik (mutluluk hormonu) bir düzenlenmeye bağlı olduğu ifade edilmektedir. Bu klinik beraberlik, kleptomanide serotonerjik düzensizliğe ilişkin bir ipucu vermektedir. Bazı hastalarda, herhangi bir profesyonel kişiden yardım istemeksizin kendilerine alışverişi yasaklayarak, kendilerini dolaylı olarak “tedavi” yoluna gitmektedirler. Alışverişe çıkmadıklarından “aşırma” da yapamazlar.

Kleptomani toplumca oldukça negatif karşılanan ve hastalık gibi değil, ayıp bir davranış gibi bakılan bir durum olabilir. Durumu yaşayanlar ve yakınları bilmelidirler ki, bunun herhangi fiziksel bir rahatsızlıktan farkı yoktur. Yardım almaktan çekinmemek, geç kalmamak, utanmamak en önemli faktördür.

Eğer tedavi edilmezse, bir gün hastanın yasal olarak başını derde sokma ihtimali çok yüksek olmakla beraber, iş hayatında, sosyal hayatta ve her türlü insani ilişkide problemlere yol açması kaçınılmazdır.

Hastalar genelde utanma-çekinme hislerinden ötürü, kendi kendilerine hastalığı yenmeye çalışmaktadır fakat bu mümkün değildir. Kleptomani, ilerleyici olabilen, tekrarlayıcı, uzun dönemli bir durumdur, mutlaka kontrol altına alınması gerekir.

Ayrıca kleptomaniye eşlik edebilen, bazen sebep bazen sonuç olabilen pek çok olumsuz durum mevcuttur. Başta diğer tür dürtü kontrol bozuklukları olmakla beraber, bipolar duygudurum bozukluğu, madde-alkol bağımlılığı, bulimia nervoza hastalığı (yeme bozuklukları), anksiyete gibi pek çok rahatsızlık mevcuttur.

Kleptomani hastalığı tedavisi hakkında merak ettiğiniz konuları Elazığ Özel Mediline Hastanesi Psikiyatri Bölümü uzmanlarına sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu Çağrı Merkezimizi arayarak bilgi ve randevu alabilirsiniz.

Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.

Sosyal Medyada Paylaşın: