Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

Yunanca osteon "kemik" ve poros "küçük delik" kelimelerinden oluşan osteoporoz yani kemik erimesi sıklıkla kadınlarda görülen bir hastalıktır. 

Kemik erimesi (Osteoporoz) nedir?

Kemik erimesi oldukça sık görülen bir kemik hastalığıdır. Kemik erimesi, “kemiklerin gözenekli hale gelmesi” şeklinde de ifade edilebilir. Kemiklerin birim hacimlerindeki mineral yoğunluğunun azalması sonucu zayıf ve kolay kırılır hale gelmesi durumudur. Osteoporoz halk dilinde kemik erimesi olarak bilinir. Genelde 45 yaş üzerinde görülmeye başlayan ve kadınları daha fazla etkileyen Osteoporoz, vücuttaki bütün kemikleri etkilese de en çok omurga, kalça ve el bileğini etkiler. Genellikle kırık oluşmadıkça sessiz seyreden bir hastalıktır. Kemik kırılganlığının artışına bağlı omurga, kalça, el bileği kırıkları görülebilir. Dünyada kemik erimesi oranı kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülür. Bu oran %80’ lere kadar çıkabilmektedir.

Bunun nedenleri şu şekilde  sıralanabilir;

Kemik gelişimi sırasında erkeklerde olan kemik kütlesi oranının kadınlara göre daha fazla olması,

Kadınların erkeklere göre daha uzun süre yaşamaları,

Erkeklik hormonu olarak bilinen testosteronun kemikler üzerindeki koruyuculuk etkisi,

Menapoz döneminde kemik yıkımının artması 

Kemik erimesinden etkilenen tahmini 8.9 milyon kişiden en az % 80’i kadındır. Uzmanlar, kadınların kemiklerinin daha hafif ve daha az yoğun olduğu ve kadın bedenlerinin menopozdan sonra kemik kütlesi kaybını hızlandıran hormonal değişiklikler yaşadığı için kadınların daha duyarlı olduğuna inanıyorlar.

Kemik erimesi belirtileri nelerdir?

Yapılan araştırmalar Osteoporoz hastalığının başlangıç aşamasında sessiz seyrettiğini ve kişide hiç bir şikayet gözlenmediğini ortaya çıkarmıştır. Ancak Kemik erimesi hastalığı ilerledikçe belirtilere rastlanabilir:

Bel ve sırt ağrısı,

Omurga da kırıklar,

Boyda kısalma,

El bileklerinde kırıklar,

Kaburga ve kalça kemiklerinde kırıklar,

Sırt kamburlaşması

Risk faktörleri nelerdir?

Kemik tıpkı arı peteğine benzer bir yapıya sahiptir ve başta kalsiyum olmak üzere birçok minerali depolama özelliği vardır. Yediğimiz yiyeceklerden aldığımız kalsiyum belli bir yaş aralığına kadar (20-25 yaş) kemikleri güçlendirme özelliğine sahiptir. Ancak bu yaştan sonra kemik yapımı kemik yıkımından az hale gelir ve bu nedenle kemikler güçsüzleşmeye başlar. 30’lu yaşlarda kemik kütlesi “Tepe Kemik Kütlesi” denen en yüksek değerini alır. Bu yaşlarda ulaştığımız Tepe Kemik Kütlesi ve yaşlanınca başlayan kemik kaybının hızı bireyin “Kemik Erime Riski”ni belirler.

Kemik erime riski hangi durumlarda artış gösterir?

Sigara ve alkol tüketimi,

Ailede kemik erimesi geçirmiş hastanın bulunması(özellikle annede kalça kırığı),

Eklem rahatsızlıkları(özellikle iltihaplı eklem romatizması),

Kalsiyum ve D vitamini eksikliği,

Erkeklerde  testosteron seviyesinde düşüklük,

Hormonal hastalıklar (Özellikle Paratiroid ve Tiroid hormonları),

Astım hastalığının bulunması,

Bunama,

Egzersiz ve spor alışkanlığının olmaması.

Kemik erimesinin nedenleri?

Osteoporozun kesin nedeni bilinmese de, kemiğin gözenekli hale geldiği süreç iyi anlaşılmıştır. Yaşamın erken dönemlerinde, kemik parçalanır ve sürekli olarak yenilenir, bu kemiğin yeniden şekillenmesi olarak bilinen bir süreçtir. Kemik yoğunluğu genellikle bir insanda 20’li yaşların sonlarında doruğa ulaşır.

Kemik kaybı genellikle 30’lu yaşların ortasında başlar. Kemikler, kalsiyumun yerini değiştirebildiğinden daha hızlı kaybetmeye başlar. Kemiklerde şekillenme daha az gerçekleşir ve kemikler incelmeye başlar.

Kadınlar için, kemik yoğunluğu kaybı menopozdan sonraki ilk beş ila yedi yıl içinde hızlanmakta ve daha sonra tekrar yavaşlamaktadır. Bilim adamları, kemik kaybındaki bu hızlı postmenopozal artışın, vücudun kemiklerdeki kalsiyumu korumaya yardımcı olan estrojen üretimindeki keskin bir düşüşten kaynaklandığına inanmaktadır.

Bazı kemik yoğunluğu kaybı yaşlanmanın doğal bir parçası olmasına rağmen, bazı kadınlar kemik erimesi ile ilişkili kemik kırıkları için daha yüksek risk altındadır. İnce veya küçük bir iskelet sistemine sahip olan kadınlar, sigara içenler, orta dereceden fazla içenler veya hareketsiz bir yaşam tarzı yaşayanlar gibi daha yüksek risk altındadır. Ailede kalça kırığı öyküsü olan ve özellikle de 40 yaşından önce yumurtalıklarının çıkarıldığı kadınlar da bu duruma daha yatkındır.

Kemik erimesi nasıl teşhis edilir ?

Tanı koyulabilmesi için 65 yaş üzeri kadınlar ve 70 yaş üzeri erkeklerde kemik yoğunluk ölçümü yaptırılması gerekmektedir. Bu tetkik, kısa süreli, ağrısız, yan etkisi olmayan ve yaklaşık 15 dakika süren bir ölçümdür. Kemik yoğunluk ölçümünün yanı sıra, kan ve idrar tahlilleri de tanı koyulmasını kolaylaştırır.

Kimler kemik yoğunluk ölçümü yaptırmalıdır?

50 yaş ve üzeri kadınlar,

Kırık kemik vakaları,

Menopoz ya da menopoz sonrası dönemdekiler,

65 yaş ve üzeri erkekler.

Kemik erimesini önleme yolları nelerdir?

Kemiklerinizi hayatınız boyunca sağlıklı tutmak için iyi beslenme ve düzenli egzersiz şarttır.

Protein; kemiğin yapı taşlarından biridir. Ve çoğu insan beslenirken bol miktarda protein alırken, bazıları alamazlar. Vejeteryanlar beslenmelerinde soya, kuruyemiş, baklagiller, süt ve yumurta gibi uygun gıdalarla yeterli protein alabilirler. Yaşlılar ise çeşitli nedenlerle daha az protein tüketebilirler. Protein takviyesi bir seçenektir.

Vücut ağırlığı; Düşük kilolu olmak kemik kaybı ve kırılma olasılığını arttırır. Aşırı kilonun da kolda ve bilekte kırık riskini artırdığı bilinmektedir. Bu nedenle, uygun bir vücut ağırlığını korumak, genel olarak sağlık için olduğu gibi kemikler için iyidir.

Kalsiyum ; 18 ile 50 yaş arası erkekler ve kadınların günde 1.000 miligram kalsiyum alması gerekir. Kadınlar 50 yaşına geldiğinde ve erkekler 70 yaşına geldiğinde bu günlük miktar 1.200 miligrama yükselir. Aşağıdaki gıdalar önemli kalsiyum kaynaklarıdır:

– Az yağlı süt ürünleri

– Koyu yeşil yapraklı sebzeler

– Kemikli et, somon veya sardalye

– Soya

– Kalsiyum takviyeli tahıllar ve portakal suyu

Beslenmenizde yeterli miktarda kalsiyum almadığınızı düşünüyorsanız, kalsiyum takviyesi almayı düşünün. Bununla birlikte, çok fazla kalsiyum böbrek taşı riskini artırır. Yine de, bazı uzmanlar, özellikle takviyelerde çok fazla kalsiyumun kalp hastalığı riskini artırabileceğini öne sürmektedir. Uzmanlar takviyelerden ve diyetten elde edilen toplam kalsiyum alımının, 50 yaşından büyükler için günde 2000 miligramdan fazla olmamasını tavsiye etmektedir.

D vitamini ; Vücudunuzun kalsiyum emilimini artırır ve kemik sağlığını korur. Güneş ışığı önemli D vitamini kaynağıdır. İnsanlar güneş ışığından yeterli miktarda D vitamini alabilirler. Günde 15 dakika sadece yüz bölgesinin bile güneş ışığına maruz kalması, vücudun yeterli D vitamini oluşturma ve depolaması için yeterlidir. Bununla birlikte deri tarafından D vitamini yapımı yaşla birlikte azalır. Bu nedenle D vitamininden zengin olduğu bilinen balık, yumurta sarısı gibi gıdaların tüketiminin düzenli yapılması gereklidir.

Kemiği güçlendiren ilaçlar nelerdir?

Eğer kemik erimeniz varsa, bifosfonat grubu bir ilaç reçete edilebilir. Bifosfonatlar kemik kaybını ve kırık riskini azaltıp, kemik yoğunluğunun bir ölçüde artırılmasını sağlayabilir. Ağızdan alınan formları mide ve barsak sorunlarına yol açabilir. Enjekte edilen bifosfonatlar, grip benzeri belirtilere yol açabilir.

Kemik erimesi tedavi edilebilir mi?

Osteoporoz yani kemik erimesi tedavi edilebilir bir hastalıktır.

Tedavideki amaç kemik kalitesini artırmak ve kemiği güçlendirerek kırık oluşumunu önlemektir

Kemik erimesi nasıl tedavi edilir?

Kemik erimesi tedavisinde çeşitli ilaçlar (kemik yıkımını azaltanlar ve yapımı artıran ilaçlar) kan ve idrar tetkiki ile değerlendirilen ve uygun bulunan hastalara başlanabilir. Bu tedavilere en az 1 yıl devam edilmeli ve sonra yıllık kontroller ile tedavinin devamına karar verilmelidir. Fakat her osteoporoz ilacı her hastaya uygun değildir. Bu tedavilere doktorun yapacağı tetkiklerle karar verilmektedir.

Bunun yanı sıra kemik erimesi tedavisi için kalsiyum ve D vitamini gibi destek tedavileri mutlaka kullanılmalıdır. Yaşa göre ihtiyaç değişmekle birlikte günlük ortalama kalsiyum ihtiyacı 1000-1500 mg arasıdır. D vitaminini ise 30-60 ng/ml aralığında tutulması hedeflenir. Dolayısıyla ihtiyaç kişiden kişiye D vitamini değerine göre ayarlanmalıdır.

Fiziksel aktivite ve egzersiz kemik erimesi tedavisinin diğer bir önemli basamağıdır. Yürüyüş, hafif koşu gibi yük bindirici egzersizler ile kas güçlendirme egzersizlerinin kemik kütlesinin yenilenmesi adına önemleri yapılan birçok çalışmada gösterilmiştir. Haftada en az 3 kez 20-30 dakika yapılacak hızlı yürüyüş kemikleri korumak için faydalıdır.

Kemik erimesi tedavisinde yoga, vücudun esnekliğini artırması, duruş yani postürün iyileştirilmesi, osteoporozun bir sonucu olan kamburluğun önlenmesi ve kişinin omurgasını kontrol etmesi yönünden önerilen bir aktivitedir.

Kemik erimesi tedavisinde dans, yerçekimine karşı yapılan ritmik hareketleri içeren bir aktivite olduğundan kemikler için oldukça faydalıdır. Grup halinde yapılan dans çalışmaları kişinin motivasyonunu artırır, sosyal katılımını sağlar ve yaşam kalitesi üzerinde olumlu etkiler yapar. Tüm bu fiziksel aktivitelerin doktor önerisi ve kontrolünde yapılması gerektiği unutulmamalıdır.

Bu grup hastaların gerek ileri yaşta olması, gerekse duruş bozukluklarına ve kas yıkımına bağlı olarak gelişen dengesizlik problemleri nedeniyle düşme riskleri yüksektir. Düşme riskinin önlenmesi, çeşitli korse gibi cihazların kullanımı ile hastaların yaşam kaliteleri artırılır.

Kemik erimesi tedavisi hakkında merak ettiğiniz konuları Mediline Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölüm uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu telefonumuzu arayarak bilgi alabilirsiniz.

Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.


Sosyal Medyada Paylaşın: