Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

Tansiyon, arterlerdeki kanın damarlara yaptığı basınçtır. Kan basıncı gün içerisinde farklılık gösterir. Kalp kanı damarlara şiddetle basarsa tansiyon yükselir, zayıf biçimde basarsa tansiyon düşer. 

Sistolik Tansiyon: Kalp kası kasıldığında atardamarlara kan pompalanır. Bu esnada ölçülen basınç sistolik basınçtır.

Diastolik Tansiyon: Kalp kası gevşediğinde ise kan damarda durulur; bu esnada ölçülen basınç diastolik basınçtır.

Hipotansiyon (Düşük Tansiyon) Nedir?

Sağlıklı bir insanda olması gereken tansiyon oranı yaklaşık 120/80 mm Hg'dır. Ancak ölçümler, 90/60 mm Hg. dolaylarında ise kişinin tansiyonu düşük demektir ki bu hipotansiyonu işaret ediyor olabilir! Hipotansiyon ya da bilinen adıyla düşük tansiyon anormal derecede düşük kan basıncıdır. Her ne kadar tansiyonun normal değerlerden düşük olması kişiden kişiye değişse de birtakım belirtiler size bu konuda yol gösterici olabilir. Hipotansiyonun en belirgin belirtileri; baş dönmesi, bayılma, soğuk terli cilt, yorgunluk ve bulantı şeklindedir.

Kan basıncının sabit bir değeri bulunmamaktadır. Hareket etme heyecanlanma gibi durumlarda; artar, uzun süre ayakta durma ve aç kalındığında; düşer. Tansiyonu normal olan kişiler, kan basıncında yaşadığı düşüklükleri kolay tolere ederken, devamlı olarak düşük tansiyon olan kişiler için bu durum büyük problemlere yol açar. 

Hipotansiyon (Düşük Tansiyon) Çeşitleri Nelerdir?

Ortostatik hipotansiyon : Oturma, yatma gibi pozisyonlardan aniden ayağa kalkınca hissedilen baş dönmesinin nedeni tansiyon düşüklüğüdür. Vücut birdenbire değişen yeni pozisyona uyum sağlayamazsa ortostatik hipertansiyon ortaya çıkar. Birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar etkileri sürer. Bir süre dinlenme ile geçer.

Postprandiyal hipotansiyon : Yemek yedikten sonra kan basıncında oluşan ani düşme sonucu ortaya çıkan tansiyon düşüklüğü postprandiyal hipotansiyon olarak adlandırılır. Genellikle yaşı ilerlemiş kişilerin karşılaştığı tansiyon çeşididir.

Nörokardiyojenik hipotansiyon : İki temel nedene dayanır. İlki uzun süre ayakta kalmaktır. İkincisi ise korku, üzüntü gibi istenmeyen duyguların yaşanması sonucu kan basıncının aniden düşmesidir. Tansiyon düşmesine bağlı olarak hastanın dış görünüşünde meydana solgunluk en belirgin belirtisidir. Tansiyonun düşüklüğü ile birlikte nabız da düşer. Genellikle genç yaşlarda görülür.

Şoka bağlı şiddetli hipotansiyon: Kaza, yanık, zehirlenme, alerji, enfeksiyon, karaciğer rahatsızlıkları, şiddetli böbrek hastalıkları, travmalar, iç kanamalar, pankreas iltihabı, ishal, bazı ilaçlara karşı gösterilen reaksiyonlar gibi durumlar sonucu aniden gelişir. Hayati organlara yeteri kadar kan gitmediği için ortaya çıkar. Düşen kan basıncının kendi kendine düzelmesi söz konusu değildir. Acil bir şekilde tedavi edilmesi gerekir. Yaşamsal risk oluşturur.

Hipotansiyon (Düşük Tansiyon) Nedenleri?

Tansiyonun düşmesini tek bir nedenle açıklamak mümkün değil. Çünkü kan basıncımız birçok faktörden etkilenebiliyor ve bu da bazı durumlarda tansiyon düşüklüğüne neden olabiliyor. Bu faktörler içinde en çok bilinenlerse şöyle:

- Vücudun susuz kalması

- Tuz eksikliği

- Böbrek üstü bezlerinin yetersiz çalışması

- B12 ve folat başta olmak üzere birçok vitamin ve mineralin eksikliği

- Tiroid bezinin sağlıklı bir şekilde işlevini yerine getirememesi

- Çok miktarda ya da ani gelişen kan kaybı

- Şiddetli enfeksiyonlar

- Vücudun gösterdiği bazı alerjik reaksiyonlar

- Kalp ve damar rahatsızlıkları

- Şeker hastalığı

- Hamilelik

- Uzun süren kusma

- Uzun süren ve ağır geçirilen ishal

- İdrar söktürücü ve  antidepresan ilaçları gibi etkili ilaçlar başta olmak üzere kullanılan bazı ilaçların yan etkileri

Hipotansiyon (Düşük Tansiyon) belirtileri nelerdir?

- Baş dönmesi

- Kalp atışının hızlanması

- Halsizlik, yorgunluk

- Bulanık görme

- Mide bulantısı

- Hızlı nefes alıp verme

- Nemli, soğuk, soluk cilt

- Zihin bulanıklığı

- Konsantrasyonda zorlanma

- Bayılma

Hipotansiyon (Düşük Tansiyon) Tedavisi Nedir?

Kan basıncınız düşükse (hipotansiyon), ancak herhangi bir semptomunuz yoksa, tedavi gerekmez. Semptomlar yaşıyorsanız, doktorunuz hangi tedavinin gerekli olduğunu belirlemek için hipotansiyonunuzun altında yatan nedeni bulmaya çalışacaktır.

- İlaç kullanıyorsanız ve doktorunuz düşük kan basıncına neden olabileceğinden şüpheleniyorsa, muhtemelen bir ilaç değişikliği önerebilir veya dozunuzu değiştirebilir. Bu, yüksek tansiyon (hipertansiyon) tedavisi için kullanılan ve Parkinson hastalığını tedavi etmek için kullanılan ilaçları içerir.

-Doktorunuz kalp rahatsızlığı, adrenal bez yetmezliği veya sinir rahatsızlığı gibi bir rahatsızlığın kan basıncınızın düşmesine neden olduğundan şüpheleniyorsa, daha fazla test ve tahlil kontrolü yaparak altta yatan hastalıkların tedavi şekillerini değiştirebilir.

Adrenal bez yetmezliğinin düşük tansiyonunuza neden olduğu tespit edilirse, doktorunuz eksik hormon olan aldosteron yerine fludrokortizon reçete edebilir. Bu genellikle tablet şeklinde olacak ve ömür boyu alınması gerekecektir.

Eğer bir sinir rahatsızlığı düşük tansiyonunuza neden oluyorsa, tedavisi daha zor olabilir. Sinir sisteminizi canlandırmanıza yardımcı olmak için ilaç verilebilir.

– Susuz kalma (vücudunuzun su ve tuz içeriği azaldığında) kan basıncının düşmesine neden olabilir. Sıvınızı ve tuz alımınızı arttırmak bunu kolayca tedavi edebilir. Yeterince sıvı içtiğinizden emin olmak (günde en az sekiz bardak) hipotansiyon için yardımcı olacaktır. Bunun nedeni, daha fazla sıvı kanınızın hacmini artıracaktır ve atardamarlarınızda daha fazla kan olması kan basıncınızı artıracaktır.

Yüksek tansiyonu olan kişilere genellikle tuz alımlarını sınırlamaları önerilirken, düşük tansiyonunuz varsa, diyetinize daha fazla tuz eklemeniz önerilebilir. Doktorunuz size ne kadar ek tuza ihtiyacınız olduğunu ve normal yemeğinize tuz ekleyip ekleyemeyeceğinizi veya tuz tabletleri almanız gerekip gerekmediği konusunda tavsiyelerde bulunabilir.

Hipotansiyon (Düşük Tansiyon) Olanlar Nelere Dikkat Etmelidir?

Bol su için: Günde 8-10 su bardağı su içmeye çalışın. Su tüketimini gün içine yayın. Özellikle sıcak havalarda buna daha çok dikkat edin. Su tüketmek kan hacmini artırarak, tansiyonun düşmesine engel olacaktır.

Tuz tüketimini artırın: Çok iyi bilinir ki, yüksek tansiyon sorunu olanlarda tuz kısıtlaması önerilir; çünkü tuz vücutta su tutulmasına neden olarak kan basıncını yükseltir. Bunun tersi de doğrudur: Düşük tansiyonlu kişiler de tuz alımını artırarak, tansiyonlarının biraz daha yüksek seyretmesini sağlayabilirler. Normalde önerilen günlük tuz tüketimi 1 çay kaşığı kadardır. Tansiyonu düşük olanlarda ise ihtiyaca göre, tuz tüketimi günde 2,5-3 çay kaşığına yükseltilmelidir.

Uzun süre ayakta durmaktan kaçının: Uzun süre ayakta ve özellikle de hareketsiz, kalmak kanın bacaklarda göllenmesine, kalbe az kan dönmesine, kalbin pompaladığı kan miktarının azalmasına ve dolaysı ile de kan basıncının düşmesine neden olur.

Kademeli doğrulun: Yataktan kalkarken veya uzun süre oturduktan sonra ayağa kalkarken acele etmeyin. Önce oturarak, bacakları hareket ettirerek vücudun tansiyonu düzenlemesine zaman verin.

Alkol tüketmeyin: Alkol damarları gevşettiği için tansiyonu düşürecektir. Ayrıca bazı alkoller idrar çıkışını da artırdığı için vücudu susuz bırakır. Bu nedenle alkol tüketiyorsanız sınırlı olmaya ve yanında bol su almaya özen gösterin.

Sıcaktan kaçının: Sıcak hava, sauna-hamam gibi sıcak ortamlar, sıcak duş, çok sıcak tutacak şekilde giyinmek... Bunlar damarlarınızı gevşeterek ve aynı zamanda terle vücuttan sıvı kaybına neden olarak tansiyonunuzu düşürür.

Göğsünüzü, boynunuzu, belinizi sıkacak biçimde giyinmeyin: Korse gibi göğsünüzü sıkan kıyafetler göğüs içindeki basıncı arttırarak; beli sıkan kıyafetler bacaklardan kanın rahat dönmesine engel olarak kalbe dönen kan miktarını azaltabilir. Boynu sıkan kravat, sıkı yakalı kıyafetler de kısmen beyne kanın rahat gitmesini engelleyerek ve bazen de şah damarına baskı yapıp doğrudan tansiyonu düşürerek olumsuz etkilerler.

Basınçlı çoraplar giyin: İhtiyaca göre farklı basınçlarda ve uzunluklarda satılan bu çoraplar bacakları sıkı sararak kanın bacaklarda göllenmesine engel olur, dolayısı ile de kanın kalbe dönmesini kolaylaştırır. Özellikle uzun süre ayakta kalacağınızı bildiğiniz durumlarda ya da varis sorununuz varsa bunlardan çok fayda görebilirsiniz.

Ikınma benzeri hareketlerden kaçının: Öksürük krizi, yüksek ağırlık kaldırma, zorlu üfleme (balon şişirme, üflemeli müzik aletleri vs.), ıkınma gibi hareketler de göğüs içindeki basıncı artırarak, kalbe kanın dönüşünü azaltır ve kan basıncını düşürebilir.

Yatağınızın baş kısmını yükseltin: Yatağınızın baş kısmını 10-15 cm kadar yükseltmek, beyne ve böbreklere kan akımını etkileyen bazı kompleks mekanizmalar ile düşük kan basıncı ve buna bağlı yakınmalarda iyileşmeye neden olur. Burada önemli olan yalnız başı değil, gövdenin üst kısmını yükseltmektir.

Ağır egzersiz yapmayın, ama mutlaka egzersiz yapın: Özellikle ağırlık kaldırmak ve uzun süreli ağır egzersizler yapmaktan kaçının; bunlar tansiyonunuzu düşürebilir. Bununla birlikte hareketsiz kalmak da kondisyon kaybına ve tansiyon düşmesine yol açar. Gün içinde mümkün olduğu kadar aktif ve ayakta olmak, vücudun tansiyon dengeleyici mekanizmalarının iyileşmesine yardımcı olur. Ayrıca kas kitlesini arttırmak da kasların damarlara masaj etkisini arttırarak kan dolaşımını, kanın kalbe dönüşünü iyileştirir. Kas kitlesini arttırmak için yüksek ağırlıklar kullanmak yerine, düşük ağırlıklarla çok tekrarlı çalışmak daha uygun olacaktır.

Sık sık ve azar azar yemek yiyin: Çok miktarda yemek yemek vücudun kan akışını sindirim sistemine yönlendirerek tansiyonu düşürür ve beyne giden kan akışını azaltır.

Kullandığınız ilaçları ve takviyeleri gözden geçirin: Kullanmakta olduğunuz pek çok ilaç ve bitkisel takviyeler, hatta marketten aldığınız bitki çaylarının bile tansiyonu düşürücü etkisi olabilir.

Evde uzun süreli ayakta durma egzersizleri yapın: Eğer özellikle uzun süre ayakta kalmayı tolere edemiyorsanız ya da ani ayağa kalkmalarda göz karaması yaşıyorsanız ve yukarıdaki önlemlere rağmen şikayetler sürüyorsa evde alıştırma egzersizleri çok faydalı olabilir. Her gün günde iki kez olmak üzere bir duvara yaslanarak ayakta durun; ilk başta tolere edebildiğiniz süre ile (5-10 dakika) başlayıp, yavaş yavaş artırarak günde iki kez 30 dakikaya kadar artırın. Ayakta durduğunuzda bayılmaya kadar varan şiddetli şikayetleriniz varsa bu alıştırmayı lütfen evde yalnızken yapmayın. Düştüğünüzde zarar görmeyeceğiniz bir ortamda çalışın.

ANİ TANSİYON DÜŞMESİ ANINDA YAPILMASI GEREKENLER

- Ayakta iseniz oturun ya da daha iyisi çömelin.

- Oturabilecek durumda değilseniz bacaklarınızı çapraz yaparak bacak, kalça ve karın kaslarınızı sıkın, ellerinizin parmaklarını kıvırıp kanca durumuna getirin, birbirine geçirerek kenetleyin ve ayırmaya çalışır gibi iki yana çekin. Şikayetler geçinceye dek birkaç kez bu manevraları tekrarlayın.

- Sert bir kahve ya da çay için.

- Bol soğuk su için.

-Şikayetler şiddetli ise ve yukarıdaki önerilere rağmen sürüyorsa uzanın, bacaklarınızı altına destek koyarak yükseltin.


Hipotansiyon hakkında merak ettiğiniz konuları Mediline Hastanesi Dahiliye (İç Hastalıklar) Bölümü Uzman ekiplerine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden  online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu telefonumuzu arayarak bilgi alabilirsiniz.

Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.

Sosyal Medyada Paylaşın: