Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

Ülkemizde yüzde 2-3'lük oranda görülen gut hastalığı nedir? Zengin hastalığı olarak bilinen rahatsızlığın en önemli tedavisi ise iyi beslenmedir. Eklemlerde  kızarıklık, ağrı ve şişlik gibi sorunların oluşması hastalığın etkileri arasında bulunuyor. Özellikle erkeklerde daha sık görülen rahatsızlık, kadınlarda ise menopozdan sonra görülür. Peki, gut hastalığı neden olur, gut hastalığına ne iyi gelir ve belirtileri nelerdir? gibi sorunların yanıtlarını sizler için Elazığ Özel Mediline Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü uzmanlarımız yanıtladı. Ayrıca Beslenme ve Diyet Bölümü uzmanlarımız gut hastalığı olanlar için diyet önerilerinde bulundu. Gut hastalığı tedavi edilmediğinde ne olur? Sorusunun yanıtını da yazımızın içeriğinde bulabilirsiniz.

Gut Hastalığı Nedir?

Gut hastalığı, düzenli akut alevlenmeler ile seyreden ve çok ağrılı eklem iltihabına neden olan kronik otoinflamatuar bir hastalıktır. Gut hastalığı, kanda ürik asit fazlalığından oluşur. Bu durumda eklemler ve çevre dokularda ürik asitlerin birikmesi ürik asit kristallerini oluşturabilmekte ve buna bağlı eklem iltihabı ile kendini gösteren gut ataklarına neden olmaktadır.

Gut hastalığı, bilinen en eski hastalıklardandır. Mısırlılar, hastalığı MÖ 2640 yılında kaydetmiş ve antik Yunan doktoru Hipokrat buna "ayak kapanı" demiştir. Daha yakın zamanlarda "aristokratik bir hastalık" olarak görülmüş ve sadece pahalı gıda ve içecekleri alabilen kişilerde görüldüğü düşünülmüştür.

Gut hastalığı akut atak, interkritik dönem, kronik gut ve tofüslü gut olmak üzere 4 evre şeklinde seyreder.

Akut atak : Hastalığın eklemde aniden başladığı ve 5-10 gün süren evresidir. Eklemlerde kısa süreli şişmeler ve ağrılar gözlenir.

İnterkritik Dönem : Hasta şikayetlerinin tamamen geçtiği evredir. Ancak bu evrenin hemen ardından tekrar şiddetli ataklar meydana gelebilir.

Kronik Gut : Ataklar arası zamanın giderek kısalması ve tedavi olunmaması durumunda, bir veya birden fazla eklemde kalıcı şişlik, ağrı ve hareket kısıtlanması yaşanabilir.

Tofüslü Gut : Hastalık ilerledikçe ürik asit eklemlerde ve çevresindeki dokularda aşırı şekilde birikir ve tofüs denilen şişlikler oluşturur. Tofüsler özellikle ayak baş parmağında, tarak kemiğinde, parmakların üstünde ve dirseklerin yanında ortaya çıkar.

Gut Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Gut hastalığı genellikle sabaha karşı eklem ağrıları ile kendini göstermektedir. En sık görülen gut hastalığı belirtileri ise şöyle sıralanabilir.

Eklemler şişer ve ağrılar başlar. Genellikle sabaha karşı vücutta asit iyonları biriktiğinde meydana gelir.

Gece, ağrılar sebebi ile uyanmalar yaşanabilir.

Eğer böbreklerden kaynaklanan bir gut hastalığı var ise; karın ve bel ağrıları, idrarda kan, taş gibi belirtiler de olabilir.

Ağrıların kronikleşmesi, sürekli şişen eklemlerde deformeler yaratabilir.

Yoğun eklem ağrısı : Gut hastalığı, genellikle ayak başparmağının eklemini etkiler, ancak bu durum herhangi bir eklemde de oluşabilir. Yaygın olarak etkilenen diğer eklemler ayak bilekleri, dizler, dirsekler, el bilekleri ve parmakları içerir. Ağrının başlamasından sonra dört ila 12 saat içinde şiddeti artabilir.

Ağrı : Atak sırasında gelişen şiddetli ağrı azaldıktan sonra, bazı eklem rahatsızlıkları birkaç günden birkaç haftaya kadar sürebilir. Atakların daha uzun sürmesi durumu daha fazla eklemin etkilenmesine sebep olabilir.

Şişlik ve kızarıklık :  Atak sırasında etkilenen eklemlerde şişlik ve kırmızı lekeler meydana gelebilir.  Hareketlerin kısıtlanması: Gut hastalığının ilerlemesi durumunda eklemler normal şekilde hareket ettirilemeyebilir ve bu durumda hareketlerin kısıtlanmasına neden olur.

Gut Hastalığı Nedenleri Nelerdir?

Gut hastalığı, vücuttaki aşırı ürik asit miktarından kaynaklanır, bu da eklemlerde ve yumuşak dokularda anormal ürik asit kristallerinin (monosodyum ürat kristalleri) birikmesine ve gut hastalığına neden olur. Bir yumruya yol açan yumuşak dokudaki ürik asit toplanmasına tofüs denir. Ürik asit kristalleri böbreklerde de oluşabilir ve böbrek taşlarına neden olur.

Monosodyum ürat vücutta doğal bir kimyasal olan ürik asitten oluşur. Ürik asit, RNA ve DNA'nın (hücrelerdeki genetik materyal) doğal parçalanmasından meydana gelir. Özellikle kırmızı etlerin, kabuklu deniz canlılarının ve sakatatların aşırı tüketimi vücutta ürik asit birikimine yol açar.

Genetik faktörlerin etkili olabileceği gut hastalığının oluşumunda ailesel faktörlere ek olarak bazı hastalıkların da kolaylaştırıcı etki gösterebileceği kabul edilir. Obezite, diyabet, kalp, Hipertansiyon, yüksek kolesterol hastalarında gut hastalığı görülme riskinin daha yüksek olduğu rahatsızlıklar arasında yer alır.

Bazı rahatsızlıkların seyri sırasında vücutta ürik asit üretiminde bir artış meydana gelebilir. Anormal enzim aktiviteleri ile ilişkili olan bu durum genellikle lenfoma, lösemi, hemolitik anemi ve psoriasis (sedef hastalığı) gibi rahatsızlıklarda ortaya çıkar. Kanser hastalarında tedavide kullanılan kemoterapi ve radyoterapi uygulamaları sonrası bir yan etki olarak ürik asit üretiminde artış meydana gelebilir.

Diyet: Çok fazla et ve et ürünleri ile beslenme, fruktoz ile tatlandırılmış şekerli içecekler alışkanlığı, kandaki ürik asit düzeylerini arttırmaktadır. Başta bira olmak üzere alkollü içecekler tüketiminin de ürik asit üretimini arttırdığı bildirilmiştir. 

Obezite: Fazla kilolu bireylerde hem ürik asit üretimi fazladır, hem de böbreklerden ürit asit atılımı azalmıştır.

Kronik hastalıklar: Bazı hastalıklar gut hastalığı riskini arttırır. Kontrol altında olmayan yüksek tansiyon, diyabet, metabolik sendrom, kalp ve böbrek hastalıkları gibi kronik hastalıklarda gut riski artmaktadır. 

İlaçlar: Hipertansiyon tedavisinde kullanılan thiazid grubu diüretikler, düşük doz aspirin ve organ transplant hastalarında kullanılan immun sistemi baskılayıcı ilaçların kanda ürik asit artışına sebep olabilir. 

Aile hikayesi: Birinci ve ikinci derece yakınlarında gut hastalığı olan bireylerde gut hastalığı gelişme riski diğer bireylere göre daha yüksektir. 

Yaş ve Cinsiyet: Gut hastalığı genellikle erkeklerde oluşur. Kadınlarda kanda daha düşük ürik asit düzeyleri saptanmaktadır. Bununla birlikte menopozdan sonra kadınlardaki ürik asit düzeyleri erkeklerdeki düzeye gelmektedir. Ayrıca erkeklerde gut hastalığı daha erken (genellikle 30- 50 yaşları arasında ortaya çıkmaktadır, kadınlarda ise gut hastalığı menopozdan sonra izlenmeye başlar.)  

Geçirilmiş travma veya cerrahi: Yakın zamanda travma ya da operasyon geçirmiş insanlarda gut atağı geçirme riski artmaktadır. 

Gut ataklarını tetikleyen nedenleri şu şekilde sıralayabiliriz:

Aşırı alkol tüketimi

Hatalı ve aşırı beslenme (aşırı kırmızı et tüketimi)

Ani, şiddetli hastalık halleri

Yanlış diyet uygulanması

Eklem travmaları

İlaç tedavileri (aspirin, idrar söktürücü ilaçlar)

Geçirilen cerrahi operasyonlar

Gut Hastalığı Tedavisi

Gut hastalığının tedavisi, ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleri olarak temelde iki gruba sınıflandırılabilir. Tedavi hedefleri arasında ağrının azaltılması, akut atakta iltihap süresinin kısaltılması, tekrarlayan ataklardan korunma ve kronik eklem hasarından korunma yer alır. Hastalığın kronik doğası nedeniyle hastalık önleyici yaklaşımların yaşam boyunca sürdürülmesi gerekmektedir. Bu nedenle hastalığa sahip kişilerin hastalık hakkında bilgilendirilmesi ve aktif bir eğitim sürecine dahil olmaları büyük önem taşımaktadır. Yaşam tarzı değişiklikleri arasında düzenli egzersiz yapmak, fazla kilolardan kurtulmak, bol su tüketmek, alkol tüketimini sınırlamak ve yemek alışkanlıklarını değiştirmek sayılabilir. Düzenli egzersiz yapmak ve fazla kilolardan kurtulmak, vücuttaki insülin direncini kırarak kan ürik asit düzeyinde azalmayı sağlar. Fazla kilolardan kurtulmak için çok düşük kalorili, bilinçsiz diyetler uygulanmamalıdır. Aşırı düşük kalorili diyetler, kas yani protein yıkımına neden olacağı için kandaki ürik asit seviyesini artırabilir. Diyetisyen kontrolünde, ayda 1-2 kg'ı geçmeyecek şekilde kilo verilmesi en sağlıklısıdır. Bol su tüketmek kandaki ürik asit konsantrasyonunu azaltarak ürik asit kristallerin oluşumunu engeller, bu nedenle hastanın günlük tüketebileceği ölçüde sıvı alımı kuvvetle tavsiye edilmektedir. Ürik asit protein metabolizmasında pürin denen maddenin yıkım ürünüdür. Gut hastaları ürik asitin öncüsü olan bu maddeyi yüksek miktarda içeren gıdalardan uzak durmalıdır. Pürin içeriği yüksek gıdalar arasında kızarmış, kavrulmuş ve soslu besinler; deniz ürünleri, sakatatlar, av hayvanlarının etleri, şarküteri ürünleri, hamur işi gıdalar, hayvansal yağlar sayılabilir. Kuru baklagiller, yağsız kırmızı et, mantar, karnıbahar, pazı, ıspanak, semizotu ve brüksel lahanası orta miktarda pürin içerdiklerinden sınırlı miktarda olmak kaydıyla tüketilebilirler. Son dönemde yapılan çalışmalarda bahsi geçen sebzelerin pürin içerikleri göreceli yüksek olmasına rağmen bilimsel olarak atak sıklığını artırdıkları kanıtlanamamıştır. Alkol ve kırmızı et tüketiminin sınırlanarak makul porsiyonlarda tutulması atak gelişimini önleyici diğer bir faktördür. Yüksek fruktoz içeriğine sahip alkollü içeceklerin gut ataklarını daha çok tetiklediği bilinmektedir. Bu nedenle bira gibi fruktoz içeriği yüksek alkollü içeceklerden özellikle uzak durulmalıdır. Koyu yeşil yapraklı sebzeler, turunçgiller, biber, kivi gibi C vitamini içeriği yüksek besinler bolca tüketilmelidir. C vitamini ürik asitin idrarda çözünürlüğünü artırarak vücuttan böbrek yoluyla uzaklaştırılmasını sağlar. Az yağlı süt ve süt ürünlerinin, atak sıklığını azalttıkları bilindiğinden, bolca tüketilmeleri önerilir. Kahve tüketiminin de atakları azalttığı gözlenmiştir.

Gut hastalığında ilaç tedavisi, bireye göre ve aynı bireyde hastalığın seyrine göre ayarlanmaktadır. Tedavi yaklaşımı atak sırasındaki tedavi ve koruyucu tedavi olarak ikiye ayrılabilir. Gut ataklarında antienflamatuvar yani iltihap giderici özellikli ağrı kesici ilaçlar ve kolşisin kullanılmaktadır. Bu ilaçlara yanıt vermeyen ya da aynı anda birçok ekleminde belirgin ağrı, şişlik olan hastalarda kısa süreli kortizon tedavisi uygulanabilir. Kolşisin ve antienflamatuvar ilaçlar gut atağını önleyici etki de gösterirler. Özellikle kolşisin, kan ürik asit düzeyi normal olan kişilerde koruyucu tedavi olarak kullanılabilir. Son yıllarda hem kan ürik asit düzeyini düşüren hem de gut atakları sırasında kullanılabilen bazı yeni ilaçlar geliştirilmiştir. Standart tedavi yöntemleriyle hastalığı kontrol alınamayan veya ilaç yan etkisi gözlenen kişilerde bu ilaçlar kullanılabilmektedir. 

Aşırı yorgunluk atakları tetikleyebilir. Ağrılı dönemlerde zaten spor yapamaz; ama kronikleşmiş hastalığı varsa kendini çok yoran sporlar yapmamalıdır. Ağrılı dönemde istirahate ihtiyaç duyabilirler. Gut hastalığında tuz kristallerinin çözünmesi arttırması açısından su tüketimi de önemlidir. Böylece böbrek taşı oluşmasının da önüne geçilir. 

İltihaplı eklemlere buz koymak; ağrı ve şişliğin azalmasında etkili olabilir; ancak bunun dışında tedavi edici bir etkisi yoktur. Gut tedavisi mutlaka doktor kontrolünde yapılmalıdır. İltihaplar için doktor tavsiyesi dışında asla ilaç kullanılmamalıdır.

Doktor tarafından verilmiş olan ilaçlar aksatılmadan ve düzenli şekilde kullanılmalıdır. Doz aşımı yapılmamalı ve reçete dışında ilaç kullanılmamalıdır. Özellikle ağrıları engellemek için Aspirin ve kan sulandıran diğer ağrı kesiciler alınmamalıdır.

Gut hastalarına nadiren cerrahi tedavi de gerekebilir. Eklemlerde belirgin şekil bozukluğu ve ağrı yapan; iç organlarda oluşup organ fonksiyon bozukluğu yapan tofüsler cerrahi olarak çıkartılabilir. Gut hastalığı olmadan sadece kan ürik asit düzeyi yüksekliği olan kişilerde ek başka bir problem bulunmadığı takdirde ilaç tedavisine çoğu zaman gerek yoktur.

Gut Hastalığı Olanlara Öneriler:

Doktorun önerdiği gut hastalığı beslenme şekli ve uyarılarını yaşam tarzı haline getirmek bu hastalığın ilerlemesini durdurmada ve ağrıların azalmasında oldukça etkilidir. İç hastalıkları uzmanlarının ilgi alanında olan gut hastalığı için yapılması gerekenler aşağıda listelenmiştir.

Günde 8 ila 16 bardak arasında su tüketilmelidir.

Kilolu hastaların yavaş bir şekilde kilo vermesi gerekmektedir. Hızlı kilo vermek ürik asidini aniden arttırabilmektedir.

Sık sık ve azar azar yiyecek şekilde düzenlenen diyet programına uyulmalıdır.

Alkol asla tüketilmemelidir. (Özellikle mayalı olan bira)

Fruktozlu gazlı içeceklerin tüketimi azaltılmalıdır.

Tahıllı yiyecekler, hemen hemen bütün meyveler, kabak ve salatalık gibi su içeren sebzeler tüketilmelidir. Özellikle kiraz, çilek ve yaban mersini gut hastalığına iyi gelmektedir.

Esmer, kepekli ve çavdar ekmeklerinden kaçınmak gerekmektedir. Bunların yerine beyaz ekmek yenmelidir.

Mayalı yiyecekler tüketilmemelidir.

Yüksek oradan pürin içeren hamsi, karaciğer, tonbalığı, mantar, sardalye gibi yiyeceklerden uzak durulmalıdır.

Şekerli tahıllar ve unlu mamullerin kullanımı kısıtlanmalıdır.

Yemeklerde zeytinyağı ya da fındık yağı kullanılmalıdır. Margarin, iç yağlar ve katı yağlar tamamıyla beslenme düzeninden çıkarılmalıdır.

Kuru fasulye, mercimek, nohut gibi baklagiller günde 6-7 kaşıktan fazla tüketilmemelidir.

C vitamini takviyesi alınabilir.

Üç günde bir içilecek olan 1 bardak maydanoz suyu ürik asidin atımını arttıracaktır.

Tam yağlı ve karbonatlı yiyecekler de gut hastaları için önerilmemektedir. Tam yağlı yoğurt ve süt tüketilmemesi gereken ürünler arasındadır.

Gut hastalığı elma sirkesi kullanımı ile azalmaktadır. Günde 2-3 ya da kez 1 bardak suya 2 kaşık eklenecek elma sirkesi hastalık etkilerini ortadan kaldırmaktadır.

Kızarmış yumurta yenilmemesi gereken yiyecekler arasındadır. Bunun yerine haşlanmış ve rafadan yumurta tercih edilmelidir.

Hafif sporlar düzenli olarak yapılmalıdır. Spor, vücut sağlığını korumaya yardımcı olduğu gibi aynı zamanda kilo vermeye de yarayacaktır.

Ayakları sıkacak sıkı ayakkabılar giyilmemesine dikkat edilmelidir. Sıkı ayakkabılar özellikle ağrıyı ayaklarında hisseden kişiler için can acıtıcı olabilmektedir.

İltihaplı olan bölgede oluşan ağrıyı dindirmek için buz konulabilir.

Gut Hastalığı Diyeti Nasıl Yapılır?

Gut hastalığından korunmanın yöntemi uygun bir diyette yatmaktadır. Gut hastalığında diyetle atak gelişimini engellemek, atak geliştiğinde de atağın şiddetini azaltmak mümkündür. Diyette dikkat edilmesi gereken özellikler şunlardır:

Başta su olmak üzere bol bol sıvı tüketmek, özellikle fruktozla tatlandırılmış içeceklerden uzak durmak. 

Protein ihtiyacını düşük yağ oranlı süt ve süt ürünlerinden karşılamak.

Et, balık ve kümes hayvanları tüketimini sınırlamak. Küçük miktarlarda tüketmek gut hastaları tarafından tolere edilebilir. Ayrıca sayılan kaynaklardan hangisinin kişiye daha fazla zararlı olduğunun saptanması da beslenmede büyük önem taşır. 

Kilo alımını engellemek ve küçük prosiyonlar tüketerek kilo vermek. Burada önemli olan nokta ürik asit düzeyini aniden arttıracağından hızlı ve aşırı kilo kaybından kaçınma gerekliliğidir.

 Gut Hastalığı Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Gut hastalığı tedavi edilmezse hastalık ilerledikçe ürik asit kristalleri eklem çerçevesindeki dokularda birikim yapmaya başlar. 

Gut hastalığı ilerledikçe ürik asit kristalleri eklem ve eklemlerin çevresindeki dokularda birikim yaparak deri altında şişlikler oluşturur. Gut hastalığının tedavisi yapılmazsa eklemlerde hasar oluşturabilir. Bu şişlikler genellikle hasta eklemlerin içinde veya çevresinde, dirseklerin yanında, parmakların üstünde, ayak başparmağında ve kulak kıvrımında oluşmaktadır.

Gut hastalığı yeterince tedavi edilmezse eklem hasarına, eklemde hareket kısıtlılıklarına ve deformasyonlara yol açar. Yüksek ürik asit seviyeleri; böbrekte ürik asit taşlarına ve böbrek yetmezliğine, kalp krizine ve inmeye neden olabilir. 

Gut hastalığı tedavisi  hakkında merak ettiğiniz konuları Elazığ Özel Mediline Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümünün uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu Çağrı Merkezimizi arayarak bilgi alabilirsiniz.

Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz

Sosyal Medyada Paylaşın: