Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

Glioblastoma, ya da diğer adıyla glioblastoma multiforme, bütün beyin tümörlerinin içinde en sık rastlanan primer kötü huylu beyin tümörüdür. Ayrıca bu tümör tedavi edilmesi en zor olan tümörlerden de biridir. Bu tümör beyin içindeki yıldız şeklindeki glial destek dokularından yani astrositlerden köken alan kötü huylu bir tümör yani kanserdir.

Glioblastoma, Primer (novo) glioblastoma ve Sekonder glioblastom olmak üzere iki türü bulunmaktadır.

Primer (novo) glioblastoma : Primer glioblastoma beyinde gelişen ve daha sonra vücudun çeşitli bölgelerine yayılabilen glioblastoma türüdür. Primer glioblastoma çok hızlı gelişip, çok hızlı yayılabilir. Hastalık saptanamayan bir taramadan 3 ay gibi kısa bir süre sonra hastalık tam anlamıyla gelişebilir. Çoğu glioblastoma primer glioblastomadır.

Sekonder glioblastoma : Sekonder glioblastom, daha az yaygındır ve daha yavaş büyür. Genellikle düşük dereceli, daha az agresif bir astrositomdan (grade 2 diffüz astrositomlar veya grade 3 anaplastik astrositomlar) başlar. Primer glioblastomalardan biraz daha iyi prognoza sahiptir.Sekonder glioblastom, primer glioblastoma dönüşebilir. Dönüşüm, 1 yıldan kısa sürede de başlayabilir, 10 yıldan uzunda sürebilir. Fakat dönüşüm gerçekleştiğinde, hastalık çok hızlı ilerler. Gençlerde daha sık görülür.

Glioblastoma Nedenleri Nelerdir?

Genellikle beyin tümörlerinin neden olduğu bilinmemekle birlikte bazı beyin tümörlerinin (Von - Hippel Lindau) kalıtsal (genetik) geçişli olduğu iyi bilinmektedir. Ancak beyin tümörlerinin oluşumunda bazı hazırlayıcı risk faktörleri vardır.

Cinsiyet: Beyin tümörleri erkeklerde daha çok görülmektedir ancak menengiomlar kadınlarda daha sık görülmektedir.

Irk: Tüm beyin tümörleri beyaz ırkta daha fazla görülmektedir.

Yaş: 70 yaşın üzerindeki kişilerde beyin tümörlerinin görülme oranı daha fazla olup, çocukluk yaşında ise 10 yaşın altındakilerde beyincikte beyincik tümörleri daha sık görülmektedir.

Aile öyküsü: Ailesinde beyin glioması olan bireylerde beyin tümörü olma ihtimali daha fazladır. Bunlardan başka kafa travması, radyasyona maruz kalmak, bazı virusler, bazı kimyasal azo boyaları, ve bazı hormonlar beyin tümörü oluşumunda risk faktörü olarak bilinmektedir.

Glioblastoma Belirtileri Nelerdir?

Kafa kemiği içindeki beyin ve diğer hassas dokuları üzerinde bir kask görevi görür. Bu nedenle kafa kemiklerinin tam olarak birleştiği (2 yaş) zamanda genişlemeye uygun bir anatomik yapıya sahip değildir.

Beyin tümörleri bu hassas kafa içi yapılarının arasında alan kaplayan lezyonlar olarak görülür ve büyüklükleri arttıkça çevre dokulara bası yapmaya başlarlar. Beyin içindeki kütle yavaş büyür ve tümör sinsi gelişir. Belirtisiz bir dönemi takiben büyüyen kütle bası yaptığı yapıların özelliklerine göre belirtiler ortaya çıkmaya başlar. 

Beyin tümörünün ilk belirtisi genellikle artmış kafa içi basıncına bağlı görülen şiddetli baş ağrılarıdır. Baş ağrıları ağrı kesicilere yanıtsızdır ve hastalık ilerledikçe şiddet artma eğilimindedir.

Beyin tümörlerinde en sık görülen belirtiler:

·    Baş ağrısı: Sabahları baş ağrısı uyanmak, eskiden baş ağrısı şikayeti olmayıp yeni başlamış şiddetli baş ağrısı (özellikle gece görülen tipte), 

·    Başağrısına eşlik eden bulantı ve kusma, 

·    Görme bozuklukları olan çift görme, bulanık görme veya şekillerin kayması gibi şikayetler ortaya çıkabilmektedir. Bu tarz şikayetlerde bir göz doktoruna başvurularak şikayetlerin göz veya beyin kaynaklı olduğu araştırılmalıdır. 

·    Nöbetler, tüm vücudu etkileyebilir veya kol ve bacaklarda seğirme olarak adlandırdığımız kaslarda spazm veya kasılmalar olabilir. 

·    Hareket ve denge sorunları özellikle tümörün olduğu bölgeye göre ayakta iken sorun yaratabilir. 

·    Konuşma ve kişilikte değişikler, yine tümörün olduğu alana göre sorun yaratabilir. 

Glioblastoma Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Glioblastomalar, tedavi edilmediklerinde tespitlerinden haftalar veya aylar sonrasında kişinin ölümüne sebep olmaktadırlar.

En agresif tedaviler ile kişilerin ömrü aylar ve yıllarla ifade edilebilecek şekilde uzatılabilmektedir. Glioblastomada uygulanabilecek dört temel tedavi bulunmaktadır. Çoğu hastada bu tedaviler kombine olarak uygulanmaktadır.

Cerrahi: Glioblastoması olan hastalarda uygulanan cerrahi işlemin hedefi, beyindeki tümör dokusunun mümkün olan en büyük kısmının alınmasıdır. Ancak her durumda tümörün büyük parçalarının beyinden çıkarılması mümkün olmamaktadır. Cerrahi işlemin sınırları, tümörün sınırlarına ve çevre dokunun kişide kontrol ettiği işlevlere göre belirlenir. Önemli olan, kişinin sahip olduğu işlevlerin en çoğunun korunup tümörün ve tümörün sebep olduğu belirtilerin en büyük bölümünün ortadan kaldırılmasıdır. Kaldırılan dokunun büyüklüğü, kişinin beklenen hayat süresi üzerinde önemli etkiye sahiptir.

Işın Terapisi: Radyasyon olarak da bilinen ışın terapisi hem cerrahi uygulanabilen hem de cerrahi uygulanamayan hastalar için bir tedavi seçeneğidir. Cerrahi uygulanabilen hastalarda cerrahi işlem sonrasında uygulanan ışın terapisi, tümörden geriye kalan hücrelerin en az seviyeye indirilmesini sağlamaktadır. Cerrahi tedavinin uygulanamadığı hastalara uygulanan ışın terapisi, tümörün küçültülmesinde ve hastanın ömrünün uzatılmasında önemli bir etkendir.

Kemoterapi: Kemoterapi uygulamaları, bazı glioblastomalarda işe yarar bir tedavi olabilmektedir.

Hedeflenmiş Tedavi: Kemoterapinin işe yaramadığı hastalarda hedeflenmiş tedavi ilaçları kullanılabilmektedir.

Glioblastoma durumunun tam bir tedavisi bulunmadığı için hastalara yeni geliştirilen farklı tedavi yöntemleri sıklıkla uygulanmaktadır.

Isıyla Geliştirilmiş Dağıtım: Kemoterapi ve hedeflenmiş tedavi ilaçlarının, bir pompa yardımıyla yavaş ve sürekli şekilde buhar formunda tümöre uygulanmasıdır.

Elektrik Alanı Tedavisi: Cerrahi tedavi ve ışın tedavisinden sonra, kemoterapi ile birlikte uygulanmaktadır. Amerika’da hem yeni teşhis edilmiş hem de bir süredir tedavi alan hastalara uygulanmaktadır. Kafa derisi üzerine yerleştirilen elektrotlarla oluşturulan elektrik alan, beynin sağlıklı hücrelerine zarar vermeden tümör dokusunun gelişimini durdurabilmekte ve dokuyu ortadan kaldırmakta işe yarayabilmektedir.

Biyo Çözünebilir Disk İmplantı: Cerrahi tedavi sırasında beyinden çıkarılamayan tümör dokusuna, kemoterapi ilaçları salan biyo çözünebilir diskin yerleştirilmesi ile tümör dokusunun ameliyattan sonra küçülmeye devam etmesi amaçlanır.

Nanoparçacık Tedavisi: Kemoterapi ilaçlarını tümöre taşıyacak küçük parçacıkların kullanıldığı tedavi işlemidir.

Oral Kemoterapi: Kişiye ağız yoluyla verilen ilaçlarla uygulanan kemoterapidir.

Palyatif Tedavi: Tam tedavisi mümkün olmayan hastalıklarda uygulanan bir yöntem olan palyatif tedavi, kişinin hastalıkla ve hastalığın sebep olduğu duygu durum değişiklikleriyle başa çıkmasını sağlamaya yönelik bir tedavi seçeneğidir.

Glioblastoma Ameliyatı

Glioblastoma teşhis edilen hastalarda uygulanabilecek üç çeşit ameliyat bulunmaktadır. Bu ameliyatlar nadir beyin tümörlerinde uzmanlaşmış cerrahlar tarafından uygulanabilmektedir:

Cerrahi Biyopsi : Tedavi değil teşhis amaçlı bir cerrahi yaklaşımdır. Tümörün özelliklerinin daha iyi anlaşılması için tümörden bir parça alınıp incelenmesi amacıyla uygulanan ameliyattır.

Patolojik incelemenin sonucu, kişiye uygulanacak tedavi yaklaşımının belirlenmesinde önemli olmaktadır.

Tümörün Çıkarılması; Glioblastomalar, sıklıkla beynin dış korteksinde bulunmaktadırlar. Bu durum, kafatasının bir parçasının kaldırılması ile tümör bölgesine erişilmesinin görece kolay olmasını sağlayabilmektedir.

Bu yaklaşımda sağlıklı beyin dokusuna mümkün olan en az hasar verilerek tümörün mümkün olan en büyük parçasının çıkarılması amaçlanır.

Kişilerin sağlıklı beyin dokusuna hasar verilmeden tümörden çıkarılabilen parça büyüdükçe, hastaların ortalama ömrü uzamaktadır.

Şant Yerleştirilmesi  :  Beynimiz ve omuriliğimiz, merkezi sinir sistemimizi çevreleyen zarın içerisinde beyin omurilik sıvısı ile birlikte bulunmaktadır.

Beyin omurilik sıvısı, beynin belli bölgelerinden sentezlenmekte ve beynin belli bölgelerince geri emilmektedir.

Tümörün yerleşimi ve büyüklüğü, sıvının geri emilmesini engellerse sürekli üretilen beyin omurilik sıvısı, beyin üzerine bası yapmaya başlar. Bu durum sağlıklı beyin hücrelerinin baskı altında tahrip olmasına sebep olmaktadır.

Bu durumun engellenmesi için üretilen sıvının tahliyesinin yapay olarak sağlanması gerekmektedir.

Sıvının toplandığı bölge ile kişinin vücudunun dışındaki yapay bir ortam veya kişinin kendi karın zarı arasına şant yerleştirilmesi, beyindeki sıvının azaltılmasını ve sıvının beyne yaptığı basının engellenmesini sağlayarak beyin dokularının korunmasına yardımcı olur.

Glioblastoma tedavisi hakkında merak ettiğiniz konuları Elazığ Özel Mediline Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümümü uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 numaralı Çağrı Merkezimizi arayarak bilgi alabilirsiniz.

Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.

Sosyal Medyada Paylaşın: