Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

Diş eti Hastalığı Nedir?

Diş eti hastalığı, dişinizi çevreleyen ve destekleyen kemiğe kadar ilerleyebilecek dişeti iltihabıdır. Dişlerinizin üzerinde sürekli olarak oluşan yapışkan, renksiz bir film olan plak'a içindeki bakteriler neden olur. Diş ipi kullanılmadığı ve dişler her gün fırçalanmadığı takdirde dişlerde plak birikebilir ve bakteriler sadece diş etini ve dişleri değil, aynı zamanda dişeti dokusunu ve dişleri destekleyen kemiği de enfekte edebilir. Bu da, dişlerin gevşemesine, düşmesine ve diş hekimi tarafından çekilmesine yol açabilir.

Diş eti hastalığının üç aşaması vardır:

Gingivitis (Dişeti İltihabı): Diş eti hastalığının en erken aşamasıdır, dişeti çizgisinde plak birimi sonucunda oluşan dişeti iltihabıdır. Diş ipi kullanılmadığı ve dişler her gün fırçalanmadığı takdirde, dişeti dokusunu tahriş eden toksinler üreterek diş eti iltihabına neden olabilir. Fırçalama ve diş ipi kullanılması esnasında dişetleriniz kanayabilir. Diş eti hastalığının bu ilk aşamasında hasar önlenebilir, çünkü dişi tutan kemik ve bağlı dokuları henüz etkilenmemiştir.

Periodontitis: Bu aşamada, dişlerinizi tutan destek kemik ve lifler geri döndürülemez biçimde hasar görmüştür. Diş eti çizgisinin altında, gıda ve plakları hapseden bir cep oluşmaya başlayabilir. Diş tedavisi uygulanması ve evde özenli bir ağız ve diş bakımı hasarın ilerlemesini genellikle önleyebilir.

İlerlemiş Periodontitis: Diş eti hastalığının bu son aşamasında, dişleri destekleyen lifler ve kemik hasar görerek, dişlerin sallanmasına neden olabilir. Bu durum ısırma şeklinizi etkileyebilir ve yoğun tedavi ile dişler kurtarılamaz ise, dişlerin çekilmesi gerekebilir.

Diş eti hastalıklarının sebepleri nelerdir?

Diş eti hastalıklarının temel nedeni bakteri plağı denilen ve dişe sıkıca tutunan, yapışkan saydam bir tabakadır. Plağın bir miligramında 200 ile 500 milyon arasında bakteri bulunur. Bunun yanı sıra aşağıdaki faktörler de diş eti sağlığını ciddi anlamda etkilemektedir:

Genetik faktörler,

Sigara,

İlaç kullanımı (doğum kontrol hapları, antidepresanlar, kalp ilaçları vb.),

Hormonal değişiklikler (hamilelik, menapoz, mensturasyon vb.)

Stres,

Diş sıkmak ve gıcırdatmak,

Dengesiz beslenme,

Diabet-şeker hastalığı,

Kötü yapılmış ağız içi işlemler (kuron, köprü ve dolgular)


Diş eti hastalıklarının belirtileri nasıl görülür?

Erişkinlerde diş kayıplarının %70`inden periodontal hastalıklar sorumludur. Bu hastalıklar erken dönemde teşhis edildiklerinde kolay ve başarılı bir şekilde tedavi edilebilirler. Diş eti hastalıklarının önlenmesi veya tedavisi; doğal dişlerin korunması, daha rahat çiğnemenin ve daha iyi bir sindirimin sağlanması gibi diğer faydaları da beraberinde getirir.

Diş eti hastalığının pek çok bulgusu vardır:

Diş fırçalama sırasında kanayan diş etleri,

Kırmızı, şiş ve hassas diş etleri,

Dişlerden kolaylıkla ayrılabilen, uzaklaşan diş etleri,

Dişler ve diş etleri arasında iltihabi akıntı,

Sallanan veya giderek birbirinden uzaklaşan dişler (dişler arasında aralıkların oluşması veya mevcut aralıkların artması),

Diş eti kenarlarında veya dişler arasında, diş taşlarına bağlı olarak oluşan siyah alanlar,

Isırma sırasında alt ve üst dişler arasındaki ilişkilerin değişmesi,

Bölümlü protez uyumundaki değişiklik, bozulma,

Sürekli ağız kokusu ve kötü bir tat hissi.

Diş taşı temizliğinin dişeti hastalıklarını önlemedeki etkisi nedir?

Periodontal hastalıklar diş eti iltihabı ile başlar ve bunun en önemli etkeni diş plağıdır. Diş plağının kalsifiye olması ile diş taşı oluşur. Diş taşı pürüzlü bir yüzeye sahiptir ve üzeri daima kalsifiye olmamış plak ile örtülüdür. Böylece diş taşı, plak için uygun bir yuva oluşturarak iltihabın sürmesine ve şiddetlenmesine neden olur. Diş eti rahatsızlıklarına neden olan bu bakteri plağının, diş fırçalaması ve diş ipi kullanılması ve kimyasal ajanlarla düzenli olarak her gün, dişlerden uzaklaştırılması gerekmektedir. Günlük ağız bakımı diş taşlarının oluşumunu en az seviyede tutmakla beraber tamamen önleyememektedir. Bu nedenle oluşmuş diş taşları mutlaka temizletilmelidir. Bu dişlere zarar verebilecek veya tehlikeli bir işlem değildir. Diş taşının yeniden oluşumu etkin bir ağız bakımı ile engellenebilir.

Diştaşı temizliği yapıldıktan sonra dişlerde hassasiyet ve bir miktar kanama olabilir, bu durum normaldir. Diş taşı temizliği sonrası yüzey açığa çıkar ve açığa çıkan bu yüzeyde soğuk ve sıcağa karşı duyarlılık oluşur. Bu duyarlılığın 3-4 günde geçmesi beklenir.

Dişetlerine yapılan cerrahi müdahale sonrası neler yapılmalıdır?

Dişeti rahatsızlıklarının ilerlemiş vakalarında cerrahi müdahale gerekebilir. Cerrahi müdahalenin amacı; derin ceplerdeki diştaşlarını ve hastalıklı dokuları ortamda uzaklaştırarak iyileşmenin olabilmesi için kök yüzeylerini düzleştirmek ve diş etlerine kolay temizlenebilmesi için şekil vermektir. Bu cerrahi müdahaleler ertesinde dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

Cerrahi işlem sonrasında 2 saat hiçbir şey yiyip içmeyiniz.

İlk 24 saat içerisinde sıcak yiyecek ve içeceklerden uzak durmanız gerekmektedir. Çiğneme operasyona dahil edilmeyen bölge ile yapılmalıdır. Yumuşak ve ılık yiyecekler uygundur. Asitli meyve suları, alkollü içecekler ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulması gerekmektedir. Aksi takdirde ağrıya neden olurlar.

Ameliyatı takip eden günlerde sigara içilmemelidir. Diş etini irrite ederek iyileşmeyi tehlikeye atacağından ve ağız içi sıcaklığını arttıracağından cerrahi işlem sonrası sigara içilmemesi gerekir.

Ameliyatı takiben 2 hafta süresince, eğer varsa, protezlerin mümkün olduğunca az kullanılması gerekmektedir.

Ameliyat yapılan bölgede pat yoksa veya düştüğünde süturlara bakmak için dudak ve yanağın kaldırılmaması gerekmektedir.

Ameliyat bölgesine konulan pat sizi rahat ettirmek ve yara bölgesini irritasyondan korumak içindir. Ağrıyı önler, yara iyileşmesini kolaylaştırır ve alışık olduğunuz aktiviteleri rahatlıkla sürdürebilmenizi sağlar. Pat ilk yerleştirildiği birkaç saat içinde rahatsızlık hissi verebilir. Dil veya parmakla patı oynatmayınız. Yerleştirilen pat küçük parçalar halinde kırılırsa panik yapmayınız. Büyük parçalar koparsa veya sizi çok rahatsız ederse doktorunuzu arayınız.

Hafif şişlikler olabilir. Operasyon bölgesinin üzerine ilk gün buz torbası hazırlayarak dışarıdan uygulayabilirsiniz. Sık olarak bir çay kaşığı tuz koyduğunuz bir bardak ılık su ile ağzınızı yavaşça çalkalayınız.

Operasyon sonrası ilk 4-5 saat içerisinde cerrahi bölgesinden bir miktar sızıntı olabilir. Bu da tükürüğünüze kırmızı renk verecektir. Bu durumda panik yapmayınız ve sızıntı devam ederse temiz bir gazlı bezi rulo haline getirip 20 dakika kadar kanama bölgesine bası yapacak şekilde uygulayabilirsiniz. Daha uzun süreli kanamalar doktorunuz tarafından kontrol altına alınmalıdır.

Operasyon sonrası ilk 24 saat içerisinde ürperti ve halsizlik hissi oluşabilir. Bu durum normaldir ve endişeye gerek yoktur. Günlük aktivitelerinize devam edebilirsiniz, ancak aşırı çaba gerektiren sporlar yapılmamalıdır.

Ameliyat sonrası iyileşme için doktorunuzun yazdığı reçeteyi uygulayınız. Eğer doktorunuz önermişse antibiyotikleri tarif edilen şekilde kullanınız. Ameliyat sonrası ağrınız olursa ağrı kesici alabilirsiniz. Bu durumda aspirin veya benzeri salisilik asit türevi ilaçlar alınmamalıdır.

Ameliyat edilmeyen bölgelere normal fırçalama işlemlerini uygulayabilirsiniz. Ameliyat bölgesindeki dişlerin ise çiğneme yüzeylerini fırçalayınız. Pat uygulanmamışsa o bölgedeki dişleri de fırçalayabilirsiniz. Ancak, diş ipi kullanırken diş eti altına inmeyiniz. Doktorunuz önermişse fırçalama işlemleri sonrası önerilen ağız gargarasını kullanabilirsiniz.

Yemek sonrası ağzınızı çalkalayın. Patın üzerini nemli pamukla veya kulak temizleme çubuğu ile silebilirsiniz.

Doktorunuzun önerdiği süre (1 hafta veya 10 gün) sonunda dikişlerinizi aldırmak ve kontrol için doktorunuzu arayınız.

Diş eti hastalıkları hakkında merak ettiğiniz konuları Mediline Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü Uzman ekiplerine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden  online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu telefonumuzu arayarak bilgi alabilirsiniz.

Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.


Sosyal Medyada Paylaşın: