Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

Belimiz vücudumuzun ağırlığını taşıyan, yükü kalçadan bacaklara aktaran ve aynı zamanda günlük aktivitemiz içerisinde gövdemizin hareketli olmasını sağlayan bir yapıdır. Belimizde 5 adet omur ve bu omurları birbirine bağlayan kıkırdak yastıkçıklar (disk), eklem yapıları ve bunlara destek olan yumuşak dokular bulunur. Bel omurları, harekete katkısı ve yük taşıma özelliğinin yanında omurganın diğer kısımları gibi omurilik ve sinir köklerine koruyuculuk görevi yapar. Bel omurlarının içerisinden bacakların kas kontrolünü sağlayan, bacakların duyusunu taşıyan ve idrar, gaita ve seksüel fonksiyonların kontrolünü sağlayan sinirler geçer.

Bel Fıtığı Nedir?

Lomber disk iç ve dış tabaka olmak üzere iki farklı yapıdan oluşur. Omurganın şok emici yastıkları gibi düşünebileceğimiz diskler yaşla birlikte bozulmaya başlar ve su içeriğini kaybeder. Daha sıkı bir yapı olan dıştaki tabakanın yapısı bozulunca içte bulunan yumuşak jelimsi tabaka dışarıya doğru taşar. Bu fıtıklaşan kısım, omurilik kanalında omurilikten ayrılarak bacaklara doğru giden sinirlere baskı yapar ve bulunduğu dar alanda sıkıştırır. Gerek bu sıkışmaya bağlı gerekse fıtıklaşan bölgeden yayılan kimyasal maddelere bağlı olarak ağrı hissedilir. Bu şekilde gelişen hastalığa lomber disk hernisi yani bel fıtığı denir. Bu fıtıklaşma beli zorlayıcı, ani hareketler sonrasında ortaya çıkabileceği gibi yaşlandıkça disk yapısı bozulacağından yavaş yavaş ilerleyici tarzda da gelişebilir.

Diskler yaş ilerledikçe bozulmaya uğrar, su içeriklerini kaybederler. Suyunu kaybeden disk siyahlaşır ve omurgalara ve omuriliğin arka bölümünü oluşturan faset eklemlere daha fazla yük binmesine sebep olur. Disk çökmesi, iki omur kemiğini birbirine bağlayan eklemlere daha çok yük binmesine neden olur ve bu nedenle eklemlerde dejenerasyon ve kalınlaşma gözlenir. Fıtıklaşma genellikle omuriliğe ve omurilikten sinirlerin çıktığı yan tarafa doğru görülür o mesafeden çıkan sinir kökünde basıya neden olur. Fıtıklaşan parça bağlı olduğu yerden koparak halk arasında patlamış fıtık olarak adlandırılan serbest disk parçası yukarı veya aşağı yönde yer değiştirebilir. Halk arasında bilinenin aksine patlamış fıtık çok korkulacak bir durum değildir. Fıtık yer değiştirerek sinirden uzaklaşırsa herhangi bir tedaviye gerek kalmadan ağrı geçebilir ve bu kopan fıtık kendi kendine kaybolur. Beş omur kemiğinin hangi ikisi arasında fıtık gelişirse yani fıtıklaşma hangi mesafeden olduysa hastaların şikayetleri buna göre gelişir. Ağrının bacakta yayıldığı bölge hastadan hastaya değişir. Bel fıtığı en sık L5-S1 ve L4-L5 mesafelerinde görülür. 

Kanal darlığı ise yıllar içinde omurga kanalını oluşturan bağ, eklem, kemik yapılarının bozulması, kalınlaşması, kireçlenmesi gibi nedenlerle kanalın hem önden hem arkadan daralarak kum saati görünümü oluşturmasıyla ortaya çıkar. Bu durumda bel-bacak ağrılarının yanı sıra çabuk yorulma, yürüdükçe bacaklarda uyuşma, durup dinlenme ihtiyacı gibi yakınmalar ön plana çıkar.

Bel Fıtığı Neden Olur?

Bel fıtığına yol açan etkenler şu şekilde sıralanabilir:

Sedanter yaşam tarzı: Hareketsiz kalmak, omurga boyunca uzanan tüm kasların zaman içinde zayıflamasına yol açar. Bu durum, bir kısmını vücut kaslarının taşıması gereken gövdenin yükünün, omurlara ve disklere binmesine dolayısıyla bel fıtığına yol açabilir.

Kilolu olmak: Obezite ya da şişmanlık, disklerin basıya maruz kalmasına yol açar. Disklerin normal şeklinin kaybolmasına yol açan bu durumda disk fıtıklaşabilir.

Ani hareketler yapmak: Kaslar soğukken yapılan ani vücut hareketleri, gövde ağırlığının diskler üzerinde baskı yapmasına yol açar. Bu durum zamanla bel fıtığı oluşumuna neden olabilir.

Mesleki faktörler: Ağır fiziksel aktivite gerektiren mesleklerin yanı sıra vücudun uzun süre ile titreşime maruz kalmasına yol açan şoförlük gibi meslekler bel fıtığına yol açabilir. Ayrıca uzun süre hareketsiz oturmak veya ayakta durmak gerektiren meslek dalları da bel fıtığına neden olan etkenler arasında yer alır.

Gebelik: Gebelik döneminde anne adayının ağırlık merkezi öne doğru kayar. Omurgaya ek yük inmesine neden olan bu durum fıtık oluşumuna yol açabilir.

Bel Fıtığı Belirtileri Nelerdir?

Bel fıtığı olan hastalarda bel ağrısı, belde hareketlerde kısıtlılık, bacaklarda ağrı, uyuşma, güçsüzlük, his kaybı, kaslarda incelme gibi şikayetler görülebilir.  Bu şikayetler uzun süre ayakta kalma ve oturma, uzun yol yürüme, öksürme ve ıkınma gibi durumlarda artış gösterir.  Fizik muayene ile sinir germe testi, kas gücü muayenesi, duyu muayenesi, reflekslerin muayenesi ile hastalık hakkında bilgi edinilir.

Bel Fıtığı Tanısı Nasıl Konulur?

Muayene eden doktor fıtığın varlığını ve seviyesini % 80 oranında tespit edebilir. Kesin tanı için MR görüntüleme yöntemi uygulanır. MR tetkiki ile fıtığın yeri, sinir kökü ve omurilik ile ilişkisini 3 boyutlu olarak değerlendirmek mümkündür. MR görüntüleme yöntemi ile ayırıcı tanıda göz önünde bulundurulması gereken diğer patolojilerin (omurilik tümörü, omurga tümörü, kemik yapıda oluşan iltihabi durumlar, sinir kökünden kaynağını almış tumoral yapılar vs) ekarte edilmesinde faydalı olur. Ancak bazı durumlarda MR ile kemik yapıyı değerlendirmemiz gereken durumlarda Tomografiden faydalanılır.

Bel Fıtığında Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Bel fıtığı tedavisi kişiye özgü olarak uygulanır. İlerleyici güç kaybı, idrar ve dışkı tutamama gibi ciddi nörolojik belirtiler haricinde acil cerrahi tedavi gerektiren bir durum değildir. Genellikle hastaların çok büyük bir oranı cerrahi müdahaleye gerek kalmadan tedavi edilebilir.

İstirahat ;

Bel fıtığı tedavisinde ilk basamak istirahattir. Fakat son yıllarda uzun süreli istirahatin bel fıtığı tedavisinde olumsuz etkileri olabileceği anlaşıldığından, istirahat ve hareket kısıtlamasının mümkün olduğunca kısa tutulması tedavinin başarısı açısından önemlidir. Çok ciddi ağrılı durumlarda kısa süreli yatak istirahati verilebilirse de, istirahat daha çok omurgaya yük bindiren hareketleri kısıtlamak şeklinde olur. Hastanın işe gidip gitmeme durumu yaptığı işe bağlı olarak doktoru tarafından değerlendirilir.

Bu dönemde genellikle ağrı kesici ve kas gevşetici ilaç tedavileri uygulanır. Bazı durumlarda kontrollü bir şekilde steroid tedavisi yapılabilir. Korseleme gerekli olduğu durumlarda kısa süreli olarak kullanılabilir.

Fizik Tedavi;

Bel fıtığının tedavisinde fizik tedavi yöntemleri önemli bir yer tutar. Bu amaçla sıcak uygulamaları, ultrason, lazer, ağrı kesici akım tedavileri, masaj, mobilizasyon, manuel terapi, kuru iğneleme, bantlama, traksiyon (klasik ve dikey traksiyon-vertetrac) en sık kullanılan tedavi yöntemleridir.

Bazı durumlarda ağrıyı rahatlatmak için bel bölgesine epidural enjeksiyonlar ve sinir blokları yapılabilir.

Egzersiz uygulamalarına bel fıtığı tedavisinde erken dönemde başlanması gerekir ve tedavinin ayrılmaz bir parçası olmalıdır. Başlarda günlük yaşam aktivitelerini düzenleme konusunda hastaya eğitim verilir ve ağrıyı arttırmayacak şekilde esneme, germe ve postür egzersizlerini içeren bir program başlatılır. Sürecin ilerleyen dönemlerinde ağrının da azalmasıyla birlikte, dayanıklılık ve kuvvet arttırıcı egzersizlere geçilir. Egzersizlerin yoğunluğu hastanın klinik durumuna göre ayarlanır ve günlük yaşam ve çalışma aktivitelerine en kısa sürede geri dönme hedeflenir.

Spinal Dekompresyon Sistemi DRX C9000; 

DRX-9000 spinal dekompresyon tedavisi, bel ve boyun fıtıklı hastalarda kullanılan ameliyatsız bir tedavi yöntemidir. Dekompresyon sisteminin arkasındaki bilimsel çalışmalar esas anlamıyla uzay programlarından ilham alınarak başlatılmıştır. NASA uzay araştırmalarında, yer çekimsiz ortamda astronotların omurgaları üzerindeki basıncın azaldığı, disk aralıklarının genişlediği ve bel ağrılarının rahatladığı gözlemlendi. Bu tecrübeden yola çıkarak geliştirilen DRX-9000 dekompresyon cihazı, ameliyatsız fıtık tedavisinde kullanılmaya başlandı.

Bel fıtığı için cerrahi, ciddi ve ilerleyici nörolojik kayıpları olan ve yapılan bütün tedavilere rağmen sonuç alınamayan durumlarda başvurulan son tedavi seçeneğidir. Operasyon sonrası dönemde ihtiyaç olması halinde fizik tedavi ve rehabilitasyon yapılabilir.

Cerrahi Tedavi Gerektiren Durumlar Nelerdir?

İlaç, istirahat, fizik tedavi uygulamalarının cevap vermemesi

Önlenemeyen bacakta şiddetli ağrı 

Bacak ve/veya ayakta güç kaybı

İdrar kaçırma (acil müdahale gerektirir)

Kaslarda incelme

Bel Fıtığı Ameliyatı Nasıl Olur?

Bel fıtığı tedavi yöntemlerinden bir diğeri de cerrahi uygulamalardır. Genel, lokal ya da spinal anesteziyle yapılan operasyon sırasında hasta yüzüstü yatar pozisyondadır. Fıtık olduğu tespit edilen diskin üzerindeki dokuya küçük bir kesi yapılarak ameliyat gerçekleştirilir. Bel fıtığı ameliyatı çoğunlukla kısmi diskektomi yöntemiyle yapılır. Bu yöntemle fıtıklaşmış diskin bir kısmı çıkarılır. Bel fıtığı ameliyatı sonrası anestezinin etkisi geçtiğinde hasta yürüyebilir. Hasta çoğunlukla 24 saat içinde taburcu edilir. Operasyon sonrasında 4 hafta boyunca araç kullanmak, uzun süre ile oturmak, yük kaldırmak ve eğilmek gibi eylemlerden kaçınmak gerekir. Hekim gerekli olduğunda bel fıtığı korsesi önerebilir.

Bel fıtığından korunmak için nelere dikkat etmek gerekir?

Bel fıtığına yakalanmamak için öncelikle kilo almamak gerekir. Çünkü aşırı kilo, bel omurlarına basıncı artırarak bel fıtığı riskini büyük ölçüde yükseltiyor. Diğer bir sebep de hareketsiz yaşam. Düzenli egzersiz yapanlarda, özellikle bel ve karın kasları gelişmiş kişilerde bel fıtığı hastalığına daha az rastlar. Çünkü vücudumuzun yükünü sadece omurga taşımaz. Karın kasları ile tüm sırt ve belde omurga boyunca uzanan kasların fonksiyonu da büyük önem taşır. Düzenli egzersiz yapmama gibi durumlarda kaslar yeterince güçlenmediği için, kasların taşıması gereken vücut ağırlığı da omurga üzerine dolayısıyla disklerin üzerine binerek, fıtıklaşmalarına neden olur.

Çocuklarımıza küçük yaşlardan itibaren düzenli bel egzersiz programı yapma alışkanlığı kazandırmak da etkili bir yöntemdir.

Bel fıtığının tekrarlamaması  için nelere dikkat etmek gerekir?

Bel fıtığının tekrarlanmasının engellenmesi için; hastanın ameliyat sonrası yaşamına daha fazla özen göstermesi ve ameliyat sonrası önerilere tam anlamıyla uyması gerekmektedir.

- İlk günler belde bazen ağrı, yanma hissi ve batma gibi yakınmalar olabilir. Bu nedenle endişelenmeden yatarak dinlenilmelidir.

- Eğer sigara içiliyorsa kesinlikle bırakılmalıdır. Sigaranın içindeki nikotin ve diğer kimyasal maddeler damarlarda daralmaya ve dolayısıyla ameliyat yerinde kanlanmanın azalması yolu ile yara iyileşmesinin yavaşlamasına neden olmaktadır.

- İlk 2 haftalık sürede merdiven çıkmak gerekli ise basamakları birer birer, her basamakta bir ayağın yanına diğerini getirerek çıkılmalıdır.

- Oturarak yemek yenebilir. Ancak yemek yemek için oturulduğunda sırt desteğinin olmasına özen gösterilmelidir.

- Yatağınızın bel sağlığı için uygun bir yatak olmasına dikkat edilmelidir. Bundan sonraki yaşamda koltuk, kanepe gibi yerlerde yatılmamalıdır.

- Yataktan kalkarken önce tam yan dönülmeli, daha sonra eller yardımıyla yandan destek alarak oturur pozisyona geçilmeli ve öyle kalkılmalıdır.

- Alafranga tuvalet(klozet) kullanılmalıdır.

- Uzun süreli aynı pozisyonda oturulmamalıdır. En azından her saat başı kalkıp 5 dakika süreyle gezilmelidir.

- 10. günden itibaren dışarı çıkarak yürüyüşlere başlanılmalıdır.

- Hastanın masa başı iş yaşamı varsa 1 ay sonra işe başlamalıdır. Daha ağır iş koşullarında çalışanlar 45 gün sonra işlerine dönebilirler.

- İlk 45 gün ağırlık taşımamaya, sonrasında ise her iki el de toplam 5 kg`dan fazla ağırlık taşımamaya özen gösterilmelidir. Ağırlık kaldırılırken çömelerek ve olabildiğince bedene yakın olarak kaldırılmalıdır.

- Kilo almamaya dikkat edilmeli, fazla kilo sorunu varsa diyet yapılmalıdır.

- Ameliyat sonrası ilk 1 ay araba kullanılmamalıdır. Sonrasında şehir içi kısa mesafelerde kullanabilir.

- Bel egzersizlerine genellikle 60.günden sonra başlanabilir. Ancak başlamak için yine de doktor onayı alınması gerekmektedir.

Bel fıtığı tedavisi hakkında merak ettiğiniz konuları Mediline Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümümüzün uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu telefonumuzu arayarak bilgi alabilirsiniz.


Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.

Sosyal Medyada Paylaşın: