Mediline Hastanesi Elazığ Mediline Hastanesi Elazığ
  • Yıldızbağları Mah. Yunus Emre Bulvarı No:133 /23100 Elazığ
  • 0 (424) 237 11 11
  • 7/24 ACİL

Anksiyete, şiddetli bir korku ve panik duygusu hissidir. Çoğu kişi yaşamdaki önemli olaylar öncesinde kendisini korkmuş, telaşlı hissedebilir. Bu doğal bir duygu durumudur. Beklenen önemli olay sona erdiğinde korku, panik ve anksiyete duyguları da sona erer. Ancak kişi, korku ve panik duygusunu beklenen olay geçtikten sonra bile yaşam kalitesini bozacak düzeyde hissediyorsa kişide bir anksiyete problemi olduğundan söz edilebilir.

Anksiyete (kaygı) bozukluğu yaşayan kişiler panik seviyelerinin yükseldiği kriz durumlarında sanki çok kötü bir şey olacakmış duygusuna kapılarak içinde bulundukları durumu olduğundan daha kötü, tehlikeli görme eğilimindedirler. Anksiyete bozukluğu yaşayan kişilerde bu his o kadar kuvvetlidir ki sanki hiç geçmeyecekmiş gibi gelir ancak anksiyete bozuklukları çoğunlukla bilişsel davranışçı terapi uygulamalarıyla rahatlıkla kontrol altına alınabilir.

Anksiyete (Kaygı Bozukluğu) belirtileri nelerdir?

Panik, korku ve huzursuzluk,

Sakin kalamamak,

Uyku problemi,

Soğuk, terli, uyumuş ya da karıncalanan eller ya da ayaklar,

Nefes darlığı,

Ağız kuruması,

Kalp çarpıntısı,

Mide bulantısı,

Baş dönmesini, sayabiliriz.

Anksiyete belirtilerinde, aşırı kaygı durumunun zihinsel bir sağlık problemi olduğu durumları şu şekilde sıralayabiliriz

Kaygı halleri çok güçlü hissediliyorsa ya da uzun sürüyorsa,

Duyulan korku veya endişe, ilgili durumla orantılı değilse,

Endişe hissetmeye neden olabilecek durumlardan kaçınma varsa,

Endişeler kontrol edilmesi zor durumlara neden oluyorsa,

Panik atak tarzında anksiyete belirtileri düzenli olarak ortaya çıkıyorsa,

Günlük hayata dâhil olmak ya da zevk alınan şeyleri yapmak zor geliyorsa, bu durum zihinsel bir rahatsızlık boyutundadır.

Eğer bu tarz belirtileri gösteriyorsanız doktora başvurmakta fayda vardır. Yapılacak testler bu semptomlara neden olabilecek farklı rahatsızlık olup olmadığını ortaya çıkartır. Ancak hiçbir test, özel olarak anksiyete bozukluğunu da teşhis edemez. İlaç tedavisi ve psikoterapi anksiyete bozukluğu tedavisinde kullanılan yöntemlerdir.

Anksiyete bozukluğu belirtileri uzun sürer ve bu durumda olduğunda günlük yaşamda zorluklar yaşanabilir. Belirtilerin bazılarını bazı davranışlarla yönetme imkanı vardır. Örneğin ;

Kahve, çay kola enerji içeceği gibi kafeinli yiyecekler ve içecekler azaltmalıdır.

Doğru yemek, iyi uyku ve egzersiz yapmak yardımcı olacaktır.

Uyku problemi kaygıyı artıran bir durumdur. Öncelikli iyi bir uyuma rutini geliştirmek gerekir.

Huzursuzluk, yerinde duramama ve gezinme isteği de bu belirtilere eşlik edebilir.

Anksiyete belirtileri temel olarak beyin hücreleri arasında iletişimi sağlayan serotonin, GABA gibi sinir ileti maddelerinin düzeylerinde dış uyaranların veya içsel süreçlerin neden olduğu değişikliklerle ilişkilidir. Anksiyete, el titremesinden felce kadar tüm nörolojik belirtileri taklit edebilir.

Araştırmalar, genellikle çocukluk çağında ortaya çıkan anksiyete (kaygı) bozukluklarında hem genetik hem de çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığını ortaya koyuyor. Araştırmacılar özellikle çocukluk döneminde yaşanan travmatik olaylar, beyindeki korku işleme mekanizmalarında hassasiyete yol açarak stres unsurlarına karşı fazla duyarlı olmaya yol açmaktadır. Anksiyete konusunda yapılan araştırmalara göre, çocukluk çağında ortaya çıkan kaygı bozukluklarında hem çevresel hem de genetik faktörler birlikte rol almaktadır. Yukarıda sayılan kaygı bozukluğu belirtilerinden bir tanesi bile çocuklarda bulunuyorsa, vakit kaybetmeden uzman desteği almakta yarar olacaktır.

Anksiyete (Kaygı Bozukluğu) Kimlerde Daha Sık Görülmektedir?

İstatistiklere göre, anksiyete bozuklukları kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmektedir. Aşırı korumacı tavırla büyütülmüş çocuklarda, çevresinden hep olumsuz tepkiler alan ve sindirilmiş kişiliklerde anksiyeteye daha sık rastlanılmaktadır. 

Çocukluk çağında yaşanılan olumsuzluklar, travmalar ve mutsuzluklar arttıkça anksiyete riski de eş zamanlı olarak artmaktadır. Bunun yanı sıra ailede ya da akrabalarda anksiyete görülmesi riski artırır. Çünkü genetik geçiş bu rahatsızlıkta mümkündür.

Anksiyete (Kaygı)  bozukluğu türleri nelerdir?

Obsesif - kompulsif bozukluklar,

Panik atak,

Travmatik stres bozukluğu (TSSB),

Genel anksiyete bozukluları,

Sosyal fobi ve belirli bir obje ya da duruma karşı geliştirilen fobi çeşitleri olarak sıralanabilir.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu: Yaygın anksiyete bozukluğu, kişinin günlük aktivitelerini sürdürmesine engel olacak şiddette yoğun ve süreğen bir kaygı durumu yaşamasıyla kendisini gösterir.Bu şiddetli ve yoğun kaygı duygusuna, huzursuzluk, sürek li yorgunluk hissi, konsantre olmakta güçlük, kaslarda kasılma ve uykuya dalmakta güçlük gibi semptomlar da eşlik edebilir. Yoğun kaygı oluşturan durumlar çoğunlukla günlük ev işleri, rutin toplantılar, işle ilgili olağan durumlarda da kendisini gösterir.

Panik Atak: Panik atak yaşayan kişiler ortada hiçbir neden ya da uyaran yokken birden ortaya çıkan yoğun bir korku ve panik hissine kapılırlar. Panik atak yaşayan kişilerde ayrıca ellerde terleme, göğüs ağrısı, fazla hızlı ya da düzensiz kalp atışları, nefes alamama gibi fiziksel belirtiler de görülebilir. Panik atak yaşayan kişiler çoğunlukla bu durumu “kalp krizi geçiriyorlarmış” ya da “boğuluyorlarmış” gibi ifade edebilirler. Panik atak ile ilgili daha detaylı bilgi sahibi olmak isterseniz "Panik atak ile nasıl savaşabiliriz?" adlı blog yazımızı da okumanızı öneririz.

Sosyal Kaygı Bozukluğu: Sosyal fobi olarak ta adlandırılan sosyal kaygı bozukluğunda bireyler sosyal hayata karşı aşağılanacakları, reddedilecekleri ya da üstünlük taslanacakları gibi endişelerle yoğun bir kaygı duygusuna kapılırlar. Bu nedenle sosyal kaygı bozukluğu yaşayan kişiler insanlarla bir araya gelmekten kaçınabilirler. Sosyal kaygı bozukluğunun en belirgin örnekleri toplum önünde konuşmaktan aşırı korkma, yeni insanlarla tanışmaktan çekinme ya da toplum içinde yemek & içmekten kaçınma şeklinde kendisini gösterir.

Fobiler: Fobiler, kişide belirli bir obje ye da durumlara karşı gösterilen aşırı korku olarak ifade edilir. En sık rastlanan fobiler uçak fobisi, yükseklik fobisi, kedi- köpek fobisi, kapalı yerde kalma fobisi (klostrofobi), açık alanlara çıkma fobisi (agorafobi) olarak sıralanabilir. Fobiye neden olan objeye karşı duyulan korku bazen o kadar şiddetli olabilir ki kişiler günlük aktivitelerinde zorlanmaya başlayabilir.

Agorafobi: Agorafobi, kişinin panik atağa neden olacağını düşündüğü yerlerden ve durumlardan uzak durmasına neden olan bir anksiyete bozukluğudur. Agorafobisi olan kişiler kendilerini savunmasız hissettikleri için açık alanlarda olm aktan kaçınırlar.

Bir sağlık sorununa bağlı anksiyete bozukluğu: Fiziksel bir sağlık sorunun neden olduğu, şiddetli panik ve anksiyete semptomlarını içeren anksiyete bozukluğudur.

Seçici Konuşmazlık Bozukluğu: Çocuklarda görülen bir anksiyete bozukluğudur. Seçici konuşmazlık bozukluğu olan çocuklar konuşma yetilerinde fiziksel bir problem olmamasına rağmen bazı durumlarda konuşmazlar. Seçici konuşmazlıkbozukluğu olan bir çocuk okulda hiç konuşmazken, evde ailesiyle rahatlıkla iletişim kurabilir. Bu durum çocuğun okuldaki başarısını ve sosyal uyumunu etkileyebilir.

Ayrılma Kaygısı Bozukluğu: Ayrılma kaygısı bozukluğu çocukluk çağında görülen, çocuğun ebeveynlerinden ayrılmaya karşı gösterdiği şiddetli kaygıyı ifade eden bir kaygı bozukluğu türüdür.

Anksiyete (Kaygı Bozukluğu) Tanısı nasıl konulmaktadır?

Tetikleyebilecek bazı sağlık koşullarını elimine edebilmek adına bazı testler yapılmasını isteyebilir. Laboratuvar testlerinin hiçbiri anksiyete bozukluklarını özel olarak teşhis edemez, o yüzden yapılan testler, tıbbi geçmiş ve muayene aşamalarının bütünü rahatsızlığın teşhisi için önem arz eder.

Doktorunuz ihtiyaç dahilinde sizi bir psikiyatriste, psikoloğa veya başka bir akıl sağlığı uzmanına yönlendirebilir. Bu uzmanlar, sizin anksiyete bozukluğunuz olup olmadığını anlamak için çeşitli sorular sorabilir, belli araçlar kullanabilir ya da bazı testler uygulayabilir.

Değerlendirme aşamasında ki bir önemli nokta da semptomlarınızın ne kadar süredir var olduğu ve ne kadar yoğun olduğudur. Kaygı, endişenizin günlük hayattan keyif almanızı engelleyecek düzeyde olup olmadığını doktorlara bildirmeniz teşhis için oldukça mühimdir.

Anksiyete  (Kaygı Bozukluğu) Tedavi Nasıl Yapılmaktadır?

Anksiyete bozukluğunun belirtilerini azaltmak ve rahatsızlığı yönetmek için birçok tedavi natifi mevcuttur. Fakat en yaygın iki tedavi psikoterapi ve ilaçlardır. Hangi tedavi yöntemine daha iyi cevap vereceğiniz, deneme-yanılma yoluyla saptanabilir.

Psikoterapi: Psikolojik danışmanlık ya da konuşma terapisi olarak bilinen psikoterapi, kaygı semptomlarınızı azaltmak için bir terapistle beraber süreci geçirmeyi içerir. Bu danışmanlık türünde duygularınızın, davranışlarınızı nasıl etkilediğine şahit olabilirsiniz. Psikoterapi, anksiyete bozukluğunuzu anlamanın ve yönetmenin yollarını öğrenmek için oldukça etkili bir tedavidir.

Bilişsel Davranışçı Terapi(BDT): Bu psikoterapi türü size olumsuz ve sizde panik yaratan düşünceleri ve davranışları nasıl olumluya dönüştüreceğiniz kısmında size kılavuz olur. Sizde korku ve kaygı meydana getiren durumlara karşı endişe duymadan yaklaşmanın ve bunları yönetmenin yollarını öğreneceğiniz etkin bir tedavi yöntemidir.  

İlaç Tedavisi: Doktorunuz anksiyete semptomlarını hafifletmek için çeşitli antidepresanlar, ilaçlar, yatıştırıcılar kullanılabilir. İlaçların asıl amacı kısa süreli rahatlamadır, uzun süreli kullanılması amaçlanmamaktadır. Ayrıca hangi ilacın size daha iyi geleceğine karar vermek ve artılarını eksilerini konuşmak adına doktorunuzla bir araya gelmeniz iyi olacaktır.

Anksiyete bozuklukları psikoterapi, farmakoterapi veya her ikisinin kombinasyonu ile tedavi edilmelidir. Bilişsel davranışçı terapi (BDT), hakkında üst düzeyde kanıt bulunan psikoterapi yöntemi olarak kabul edilebilir. Farmakoterapide ilk sıra ilaç seçenekleri, seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI) ve serotonin norepinefrin geri alım inhibitörleridir (SNRI). Benzodiazepinler rutin kullanım için önerilmez. Diğer tedavi seçenekleri arasında ketiapin, pregabalin, hidroksizin, trisiklik antidepresanlar, buspiron, moklobemid ve diğerleri bulunur. İyileşme sonrası, ilaçlar 6-12 ay süreyle devam ettirilmelidir. Bir tedavi planı geliştirirken; etkinlik, yan etkiler, ilaç etkileşimleri, maliyetler ve hastanın tercihi göz önüne alınmalıdır.

Anksiyete (Kaygı Bozukluğu) hakkında merak ettiğiniz konuları Mediline Hastanesi Psikiyatri Bölümünden Doç. Dr. Hakan BALIBEY'e sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Hekimlerimizden online randevu alabilir veya +90 (424) 237 11 11 nolu telefonumuzu arayarak bilgi alabilirsiniz.


Önemli Not: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekimlerimize başvurunuz.



Sosyal Medyada Paylaşın: